Demirel:

Demirel: 'Kışlalı suikastinde

   kamuoyuna sunulacak bir şey yok'

Demirel: 'Kışlalı suikastinde
     kamuoyuna sunulacak bir şey yok'
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Ahmet Taner Kışlalı suikasti ile ilgili henüz kamuoyuna sunulacak bir şey olmadığını söyledi.
Kırıkkale'deki temaslarını sürdüren Demirel, vilayeti ziyaret ederek, Vali Behiç Çelik'ten brifing aldı. Demirel, brifingin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
'Biz halka küsmeyiz'
Demirel, Kışlalı'nın cenaze töreni sırasında halkın Cumhurbaşkanı ve hükümetini protesto etmediğini öne sürdü. Cenazenin bulunduğu Kocatepe Camii'nde "iç mücadele, siyasetin cereyan ettiğini" belirten Demirel; bir taraftan protesto edilmediğini söylerken, diğer taraftan ise protestolar dolayısı ile halka küsmeyeceğini söyledi. Demirel, "Biz halka küsmeyiz, kızmayız da. Çünkü halkımıza inanırız. Halkımızın devletine inancı olduğuna inanırız" dedi. Daha sonra protestoların varlığını kabul eden Demirel, bu kez de protesto edenlerin bir grup şartlanmış kişiler olduğunu iddia etti. Demirel, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın böyle bir cinayette ne kusuru var? Halk haksız şey yapmaz. Neyi protesto ediyor halk; halk değil protesto eden, birtakım şartlandırılmış gruplar" dedi. Demirel, protesto edenlerden çok alkışlayanların olduğunu savunarak şöyle devam etti: "Netice itibariyle oradaki protesto hadisesi devlete karşı, devletin yöneticilerine karşı değil, bazı kişilerin yaptığı bir tertiptir. Nitekim, birtakım kimseler protesto etti, birtakım kimseler alkışladı. Protesto edenlerden çok alkışlayanlar vardı. Buradan şu neticeyi çıkartmak da mümkün: Yani alkışsa alkışladı, ama protesto edenler de vardı. Şu neticeyi çıkarmak da mümkün: Protesto edenler de vardı, alkışlayanlar da vardı. Alkışlamanın izahı gayet kolay. Neden protesto ediyoru aramak lazım."
'Savaş'a cevap vermem'
Bir gazetecinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın bugün düzenlediği basın toplantısında "İrtica yasaları istediği, cezaevlerine yönelik eleştirilerde bulunduğunu" belirterek değerlendirmesini sorması üzerine, Demirel, şunları söyledi: "Ben Vural Savaş'a cevap verir duruma gelmem. Şunu söylerim size: Türkiye bir hukuk devletidir, hukuk devletinin bütün kurumlarına sahiptir ve halkın hür iradesiyle seçtiği Meclis'i vardır. Devletin kurumları vardır. Bunların tümünü birden kötülemeye tamamen karşıyım. Bir süreden beri bu yapılagelmektedir. Bu, devletin hizmetlerini zorlaştırmaktadır. Ve her şeyi hem devletten bekleyeceksiniz, hem evvela kurumlarını, sonra devletin kendisini küçük düşüreceksiniz, sonra da 'Hizmetler görülmüyor' diye şikâyet edeceksiniz. O tabii neticedir. Onun içindir ki, ben halkımdan, milletimden, açık rejim olan Türkiye'de devlete olan inancını muhafaza etmesini ve Türkiye'nin idaresi için çağrıldığı zaman iradesini dikkatle kullanmasını tavsiye ediyorum." src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Adapazarı'nın afet
   bölgesi olması istendi
Adapazarı'nda 40 kitle örgütünün seçtiği icra komitesi, acil taleplerini içeren bir metin hazırlayarak, hükümetin bu talepleri yerine getirmesini istedi. Açıklamayı yapan icra komitesinde ise şu kuruluş ve kişiler bulunuyor: Baro Başkanı Bedri Erkul, Belediye-İş'ten Bahtiyar Demir, Genel-İş'ten Yakup Ören, Özçelik-İş'ten Rıfat kurt, Kamu-Sen'den Kemal Tank, Eğitim-Sen KESK Dönem Sözcüsü Mustafa Ecevit, İHD'den Adnan Kaya, Mazlum-Der'den Sıtkı Şenaylin, Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı'ndan İnci Akkaya ve 20 çadırkentin bir araya gelerek kurduğu Çadırkentler Birliği Başkanı Kızbes Aydın.
'Afet bölgesi imkânları'ndan yararlanma
Yapılan açıklamada, Adapazarı'nın Marmara depreminin arkasından Arifiye merkezli ikinci bir depremle yerle bir olduğuna dikkat çekilirken, bölgede insanların yaşam mücadelesi verdiği kaydedildi. Açıklamada, Adapazarı'nın 7269 sayılı yasa gereğince afet bölgesi kabul edilmesi istenirken, ancak bu yolla Adapazarı'nın yeniden inşa edilebileceği belirtildi. Bu yasa gereği bedelini devletin ödeyeceği yeni kadastro çalışması ve imar planı ile insanların binasının yapılması için taahhüt edilmesi gerektiği söylenen açıklamada, depremzedelere konut inşası için en az 20 ve en çok 30 yıl süre ile faizsiz ve işyerleri için en az 5 ve en çok 15 yıl olmak üzere yüzde 4 faizli borç verilmesi gerektiği anlatıldı. Arsası olanlara bina yapmak için ve olmayanlara da arsa ve bina için yardım yapılacağının hükümet tarafından açıklanması ve takvime bağlanması istenen açıklamada, ancak bu şekilde göçün durdurulabileceği kaydedildi.
'Adapazarı yasası' çıkarılsın!
Son zamanlarda çadırkentlerde kalan insan sayısının azaltılması ve zorla çıkartılmasına yönelik kararın insanları göçe zorladığı ifade edilen açıklamada, bu uygulamaların insanların sabrını zorladığının altı çizildi. Artan işsizlik ve ekonomik sorunlara da bir an önce çözüm bulunması gerektiğinin anlatıldığı açıklamada, Adapazarı'nın bir an önce kalkınmada öncelikli yöreler arasına alınması, 3838 sayılı özel Erzincan Yasası gibi bir yasa çıkartılması, 4123 sayılı yasa gereği esnaf, sanatkâr, serbest meslek ve ticaret erbabına düşük faizli para verilmesi, yapılacak ihalelerde Adapazarı iş çevrelerinin haberdar edilmesi, 4123 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca afet bölgesinde çalışan memurlara ve özel sektörde çalışan işçiler dahil tüm çalışanlara en yüksek memur maaşının bürüt tutarının yüzde 50'si kadar tazminat verilmesi ve alınacak ücretlerden hiçbir vergi kesilmemesi, işçilerin tasarruf teşvik ve konut edindirme fonunda bulunan paralarının ödenmesi ve tüm harç ve vergilerin, SSK, Bağ-Kur primlerinin 1 yıl süre ile alınmaması talep edildi.
6 Kasım'da toplantı çağrısı
Bunun yanında Adapazarı'nda eğitimin yeniden başlaması, hastalıklara karşı koruyucu aşıların yapılması gerektiği dile getirilen açıklamada, hasar gören sağlık donanımının eski haline getirilmesi ve sağlık hizmetlerinin tümünün parasız olması istendi. Açıklamada ayrıca, yöneticilerin göstermelik açılışlar yapmaması gerektiği de belirtilirken, her konuda halkın bilgilendirilmesi gerektiği üzerinde duruldu.
Yardımların nerelere ve ne şekilde harcandığının açıklanması gerektiği vurgulanan açıklamada, deprem yardımlarının sadece depremzedelere harcanması gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca açıklamada, 6 Kasım'da açık havada gerçekleştirilecek olan kitlesel toplantıya çağrı yapıldı.
www.evrensel.net