Birlikte çalışıp birlikte üretmek

Birlikte çalışıp birlikte üretmek

İstanbul Evrensel Kültür Merkezi yeni dönem çalışmalarına başladı. Kültür Merkezi sorumlusu Arzu Dağlaroğlu amaçlarını, "birlikte üretime dönüştürmelerini ve bunu insanlarla paylaşmalarını sağlamak" olarak açıklıyor.

Birlikte çalışıp birlikte üretmek
Uğur Oğuz
İstanbul Evrensel Kültür Merkezi (EKM) yeni dönem atölye ve kurs çalışmalarına bir süre önce başladı. Resim, müzik, tiyatro, fotoğraf, edebiyat alanlarındaki çalışmalar hakkında EKM yöneticisi Arzu Dağlaroğlu'ndan bilgi aldık. Dağlaroğlu, kültür ve sanatın insan gelişimindeki önemine dikkat çekerek başarılı bir kültür merkezinin ziyaretçilerinin edilgen bir izleyici olmaktan çıkıp etkin birer katılımcı haline gelmesi gerektiğini ifade ediyor.
Evrensel Kültür Merkezi çeşitli alanlarda atölye çalışmaları ve kurslar başlatıyor. Bu çalışmalarla neler hedefleniyor?
Alışıldık kültür merkezi faaliyeti, organize edilen konser, film gösterimi gibi etkinliklere insanların geldiği ve katılıp gittiği bir şekilde gerçekleşiyor. Bizim önümüzdeki dönemde yapmaya çalışacağımız şey ise insanların bir üretimde bulunacağı, kendisini ifade edebileceği bir kültür merkezini yaratabilmek olacak. Atölyeleri ve kursları da bu hedefimizi gerçekleştirmek doğrultusunda tasarladık. Atölye çalışmalarına katılan arkadaşlarımız bir yandan o alana ilişkin çalışmalarını devam ettirirken, diğer yandan da yine o alanla ilgili salon etkinliklerini organize edecekler. Örneklerle açıklanacak olursa, öykü ve şiirle ilgili bir atölye çalışması yürüten arkadaşlar kültür merkezinde şiirin ve öykünün ustalarının da katıldığı şiir akşamları, öykü akşamları düzenleyerek hem kendi üretimlerini gelenlerle paylaşacak, hem de yeni kuşakların ustalarla yan yana gelmesini sağlayacak. Yine örneğin müzikle ilgili atölye çalışmalarına katılan arkadaşlardan kurulu bir müzik grubu kurmak gibi bir hedefimiz daha var. Bunun yanında sinemada akımların tartışıldığı söyleşiler düzenleme, kısa ya da uzun metrajları film çekimi, film gösterimleri düzenleme gibi etkinlikler ise sinema atölyesinde çalışma yürüten arkadaşlarımızın işi olacak. Bu düşüncelerimiz diğer atölyeler için de geçerli. Ayrıca bütün bu çalışmaların toplamından kültür merkezinin hazırladığı aylık etkinlik programları meydana gelecek. En başta gelen amacımız az önce de söylediğim gibi katılanların bir üretimi gerçekleştirdiği, düşündüklerini yapma, dolayısıyla kendisini ifade etme olanağına kavuştuğu bir ortamı hazırlamak olacak. Zira kültür-sanatın insanın gelişiminde vazgeçilmez öneme sahip olduğunu düşünüyoruz ve başarı kazanmamız, Evrensel Kültür Merkezi'ne gelenlerin, edilgen birer izleyici olmaktan çıkıp etkin birer katılımcı haline gelmesine bağlı.
Resim atölyesinin başka türden bir görevi daha olacak galiba.
Evet. Resim atölyesi ikili bir işleve sahip olacak, ancak bunlar birbirinden ayrı olarak ele alınacak. İlki resim yapma konusunda istek duyan, resmi öğrenerek yaşamında bu sanata yer açmak isteyen arkadaşların katıldığı atölye ve bunun yanında bir de kurs... Bu kurs Güzel Sanatlar Fakülteleri'ne ya da Güzel Sanatlar Lisesi'ne girmek isteyen arkadaşlara yardımcı olmayı amaçlayacak. Ancak bu iki çalışma söylediğim gibi ayrı ayrı ele alınan, ayrı gruplarla, ayrı çalışma saatleri ile çalışmasını örgütleyen bir tarzda olacak.
Bu atölyelerde çalışmalara yardımcı olacak, yön verecek kişiler kimler olacak?
Daha çok kendi olanaklarımızla bunu gerçekleştirmeye çalışacağız. Ama kuşkusuz atölyelerin ilgilendiği konuda kendisini geliştirmiş, o konuda yetkinlik kazanmış kişilerden de yardım isteyeceğiz. Tiyatro konusunda bu işin duayeni denebilecek Haşmet Zeybek bize yardım edebileceğini belirtmişti. Edebiyat konusunda Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Kemal Özer, Gülsüm Cengiz gibi ustaların bilgilerinden yararlanacağız. Ancak asıl olarak geçtiğimiz dönemlerde yürüttüğümüz çalışmalarda da oldukça yardım gördüğümüz genç arkadaşlar bu işin motor gücü olacak.
EKM'de yapılacak bu çalışmaların devamında elde edilecek sonucun işçi ve emekçi insanlarla arasındaki ilişki açısından nasıl bir anlam taşıdığını anlatır mısınız?
Şüphesiz EKM, işçilerin ve emekçilerin mücadelesine kültür sanat cephesinden yardımcı olmak ve bağımsız bir kültürün oluşumuna katkıda bulunmak niyeti ile kurulmuş bir kurumdur. Az önce değindiğimiz atölye, kurs çalışmalarının böyle bir yönü de olmalı diye düşünüyoruz. Örneğin sokak tiyatrosu kurma gibi bir niyetimiz var. Tiyatro çalışmalarına katılan arkadaşlardan kurulu böyle bir tiyatronun grevde, direnişte olan işçilere giderek destek vermek, emekçi semtlerinde oyunlar sergilemek gibi bir yönelimi olacak. Bütün bunların yanında İstanbul'un hemen her ilçesinde sıkı ilişkilerle bağlandığımız birçok emekçi var. Buralarda kurulacak grupların çalışmalarına yardımcı olma, deneyimli tiyatro adamları ile ilişkiler kurmalarına yardımcı olma, böyle gruplar yoksa kurulmasını teşvik etme yönünde çaba göstereceğiz. Ancak bu saydıklarımız dediğim gibi bizim bu niyetlerimizden haberdar olanların kayıtsız kalmayıp katılacağı ve destek vereceği, sorumluluk üstleneceği bir sürecin sonucunda gerçekleşebilir. O yüzden herkesi sorumluluk üstlenmeye, bu çabaya ortak olmaya çağırıyorum.
Programınızda atölye çalışmalarını güçlendirici etkinlikler göze çarpıyor. Asım Bezirci Kitaplığı'nda düzenlediğiniz 'Çay Sohbetleri' bunlardan biri. Bu etkinliklerden de söz eder misiniz?
Asım Bezirci Sivas'ta katledildiğinde, kitaplığını eşi Refika Bezirci EKM'ye bağışlamıştı. İlk olarak bu ay, kitaplıkta yaklaşık iki-üç günde bir, önemli yazarların katıldığı söyleşiler düzenlemeye başladık. Yalnız bu söyleşileri bundan sonra başka bir şekilde ele almayı düşünüyoruz. Kitaplıkta açıkça, nöbet tutacak yazarlar olması gerektiğini kararlaştırdık. Asım Bezirci'nin bu birikiminin korunması gerektiğine inanan yazarlar ve sanatçılara ayda bir gününü buraya ayırması için teklif götüreceğiz. Nöbetçi yazarlar ayrıca nöbetleri sırasında kitaplığa kendisi ile sohbet etmeye gelen konuklarla da söyleşecek. Bunu yaparken bir yandan şiirin, romanın, öykünün üstatları ve yeni kuşak yazarlar, şairler ile okurları yüz yüze gelecek, bir yandan da kitaplığın korunması mümkün olacak. Bunun yanında 'Şiir Akşamları' yapma gibi bir projemiz var. İki ayda bir genç şairleri ya da şiirin ustalarını, okurları ile bir araya getiren akşamlar organize etmenin, şiirin gelişimine katkıda bulunacağını düşünüyoruz.
www.evrensel.net