GAP stratejik önemdedir

ABD'li şirketlerin GAP'ta yapmayı düşündükleri yatırımları değerlendiren uzmanlar, böylesine stratejik bir projenin tekellerin eline...

GAP stratejik önemdedir
Kamil Şanverdi
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Mark Parris başkanlığında 20 tekel yöneticisinden oluşan heyetin GAP gezisini değerlendiren uzmanlar, GAP'ın startejik bir proje olduğunu vurgulayarak, ABD'li şirketlerin de bundan dolayı projeye ilgi duyduklarını vurguladılar.
Çukurova Üniversitesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıza Kanber, "Bizler tarım alanlarını açtık, su getirdik, şimdi ABD'li firmalar yatırım yapmaya geliyorlar" diyerek, bunun sebebinin de ucuz işgücü, enerji ve tarımsal hammadde olduğunu söyledi.
"Bu şirketler zaten Türkiye'de vardı, şimdi tamamen yerleşmek için geliyorlar" diye konuşan Prof. Kanber, "Türkiye'nin politikası malumunuz buna çok açık, dünya politikası da aynı şekilde. Çok iyi tarım alanlarının yanında ucuz emek gücü ve rahat zeminde hareket etmek ABD'li tekeller için avantaj" dedi.
Devletin politikası belli
Serbest Ziraat Mühendisi İbrahim Demir ise, 10 yıldır devletin bir tarım politikasının olmadığının söylendiğini, fakat gelinen sürece bakıldığında bunun hiç de böyle olmadığını belirterek, 1980'den bu yana tarımda bilinçli bir politika uygulandığını ve bu politikaların asıl hedefinin de ülke tarımını emperyalizmin hizmetine sokmak olduğunu vurguladı. "Bugün Türkiye tarımında iki sonuç belirginleşmiştir. Birincisi, tarımı emperyalizmin yedeğine sokmak, ülkemizin ve insanımızın ihtiyaçları değil de emperyalizmin ihtiyaçları yönünde üretim yapmaktır" diyen Demir, birçok ürünün ABD'den ve Avrupa Birliği ülkelerden ithal edildiğine dikkati çekti.
GAP'ın oldukça bakir bir alan olduğunu söyleyen Demir, bu bölgede daha yorulmamış, toprağın verimliliğinin en üst seviyede olduğu tarım alanlarının büyük emperyalist şirketlere satıldığını veya kiralandığını vurguladı. Demir, şöyle konuştu:
"Türkiye toprakları emperyalizm' için büyük kâr olanakları sunmaktadır. Tarımda önemli bir girdi maliyeti olan işçilik ülkemizde çok ucuzdur. Ayrıca geri teknoloji imkânlarından faydalanarak yüksek kâr elde etme durumu vardır. Bu da girdi fiyatlarını düşürmektedir."
GAP'ın dünyanın dördüncü büyük projesi olduğunu belirten serbest Ziraat Mühendisi Güven Burma da, "Altyapısı hazırlanması durumunda GAP, Türkiye'nin lokomatifi durumuna gelir. Bugün gelen firmalara bakın birçoğu zaten burada faaliyette ve birçok yerin rantını yemekte" dedi. Burma, uluslararası tahkim yasasıyla bu şirketlerin daha da rahatlatmış olduklarını da ifade ederek şu görüşleri dile getirdi:
Stratejik noktalar veriliyor
"Bu durum yıllardır süren politikanın son noktasıdır. Türkiye'de gelmiş geçmiş tek bir tarım politikası vardır. Onu da Turgut Özal şöyle özetledi: 'Ben Türkiye'de 25 bin köylüyü beslemek zorunda değilim, 5000 çiftçi ailesini de beslemek zorunda değilim.' 1983'te Özal'ın getirdiği bu politikaya daha sonra gelen siyasi partiler de devam etmiştir. Şimdi şirketler ne yapacak, oraları parselleyecekler ve girdileri istedikleri gibi düzenleyecekler, sonra da halka satacaklar. Belki toprakları satın alamayacaklar, fakat 49 yıllığına kiralayacaklar. Bu şekilde kiralandı mı zaten Türkiye yanmıştır. Tarım özel firmalara teslim edilmeyecek kadar stratejik bir noktadır. Bugün bu stratejik noktaları teslim ediyoruz."
www.evrensel.net