Türk Metal yöneticileri

Türk Metal yöneticileri

   sahtecilikten yargılandı

Türk Metal yöneticileri
     sahtecilikten yargılandı
Aralarında Genel Başkan Mustafa Özbek'in de bulunduğu Türk Metal Sendikası yöneticilerine, Seydişehir'de kurulu bulunan Eti Holding işçilerinden 658'ini "sahte evrak kullanarak, usulsüz şekilde üye kaydettikleri" için açılan davaya başlandı.
Mustafa Özbek'in mazeret bildirerek ve sendika eski yöneticisi Refik Üstün'ün de tebligat yapılmadığı için gelmediği duruşmada, sanıklar Özbek Karakuş, Behzat Erdal ve Süleyman Erdinç hazır bulundu. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün başlayan yargılamaya, davacı taraftan Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Recai Başkan ile Genel Teşkilat Sekreteri Mustafa Kemal Can katıldı.
Adı geçen sahte evraklarla ilgili olarak Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren davada ise Türk Metal Mali Sekreteri Süleyman Erdinç ve Genel-İş Konya Temsilcisi Sefa Sert ile sahte üye kaydettiği ileri sürülen ve 1998 Eylülü'nden bu yana tutuklu bulunan Noter Başkâtibi Nihat Zengin'in yargılanmasına devam ediliyor.
Duruşmada ilk olarak söz alan Recai Başkan, üyelerinin sahte evraklarla Türk Metal'e üye yapıldığını, "evrakların kullanılamayacağı, hukuka uygun olmadığı" yönünde Türk Metal'i bilgilendirmelerine karşın evrakların işleme konulduğunu söyledi. Mustafa Kemal Can da, Başkan'ın açıklamalarını onaylayan beyanda bulundu.
'Sahtecilik bizim işimiz değil'
Özbek Karakuş ise genel merkez yöneticilerinin üye kayıt işlemiyle ilgilerinin olmadığını, kendilerinin şubelerinden gelen evraklar dahilinde işlem yaptığını dile getirdi. "Bizim sahteciliği araştırma olanağımız yoktur" diyen Karakuş, Özçelik-İş ihbarnamesinin ellerine ulaştığını kabul ederek, sedikacıların sahte evrak araştırması yapma yetki ve olanaklarının olmadığını ileri sürdü. "Üyelik kaydı noterle işçi arasında yapılır. Bizim işimiz kabul edip etmeme yönündedir. Sahteliğini araştırmayız" diyen Behzat Erdal da, noterin gerekli yerlerle birlikte kendilerine de bildirimde bulunduğunu ifade etti.
Süleyman Erdinç de, işçilerin değişik şekillerde mağdur olmasını önlemek için gelen başvuruları kabul ettikleri görüşünü savundu. Mahkeme hakiminin, Akşehir'deki davada noter kâtibinin Erdinç'le Akşehir Oteli'nde buluştukları ve kendisine 10 milyar lira ve bir cep telefonu teklif edildiğini hatırlatmasına ise Erdinç'in cevabı, "Konyalıyım ama, Akşehir'i bilmem bile" oldu.
Erdinç, noterin ifadesini daha sonradan değiştirdiğini ileri sürdü.
İlk ifadelerin verilmesi sonrası mahkeme heyeti, Özbek ve Üstün'ün bir sonraki duruşmaya getirilmeleri için gerekli yazışmaların yapılmasına; Karakuş, Erdal ve Erdinç'in duruşmalardan muaf tutulmasına ve Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nden 658 noter onaylı belgenin 5'inin asıllarının istenmesine ve bu kişilerin yerel mahkemece "notere özgür iradeleriyle gidip gitmedikleri, sendikayla ilgili beyanları ve imzaların kendilerine mi ait olduğu" konularında ifadelerinin alınmasına karar verdi. Duruşma, 23 Kasım 1999'a ertelendi.
www.evrensel.net