'Krizin arkasına sığınılmasın'

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2000 yılının başından itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmalarına başladı.

'Krizin arkasına sığınılmasın'
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2000 yılının başından itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmalarına başladı. Dün ilk toplantısını yapan Komisyon, işçi kesimini temsilen Türk-İş'ten 5, işveren kesimini temsilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)'ndan 5 ve Çalışma Bakanlığı'ndan da 5 olmak üzere 15 kişi ile toplandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, asgari ücretin, ülkenin sosyal ve ekonomik durumu, geçinme indeksleri, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel düzeyi ve iş kollarının niteliğinin göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini öne sürdü.
Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral ise, asgari ücretin sefalet ücreti olmaktan kurtulamadığını belirtirken, ücretin belirlenmesi sırasında ekonomik krizin gerekçe gösterilmemesi gerektiğini bildirdi.
TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler ise, asgari ücretin ekonominin içinde bulunduğu milli gelir azalışı, işsizlik artışı, ihracat gerilemesi ve enflasyonda yükseliş eğilimi olgularını büyütmeyecek bir seviyede tespit edilmesi gerektiğini iddia etti.
Toplantının açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, asgari ücretin pazarlık ücreti olmayıp, kanun ve yönetmeliklere uygun, bilimsel, objektif ve güvenilir verilerden hareketle belirlenen ücret olduğunu iddia ederek, Komisyon'un en gerçekçi asgari ücreti tespit edeceğine inandığını kaydetti.
Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 59 ve 65'inci maddeleri uyarınca, grev ve lokavt kararı alınmadan önceki aşamada, barışçı bir çözüm yolu olarak öngörülen resmi arabulucuların belirlenmesi için Resmi Arabulucular Seçici Kurulu'nun da toplanacağını duyuran Okuyan, arabuluculuğun grev ve lokavt haklarının özüne dokunmadan uyuşmazlıkları çözdüğünü belirtti.
Sefalet ücreti
Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral ise asgari ücretin sefalet ücreti haline geldiğini belirterek, asgari ücretin işçi ve ailesinin insanca yaşamasını sağlayacak, insan onuruyla bağdaşacak bir düzeyde belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bugün aylık net asgari ücretin 68 milyon 631 bin lira olduğunu hatırlatan Meral, Türk-İş Araştırma Merkezi'nin tespitlerine göre, dört kişilik bir aileninin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda harcaması tutarının eylül ayında 110 milyon liraya ulaştığına dikkat çekti.
Meral, asgari ücretin belirlenmesinde Uluslararası Çalışma Örgütü'nün ilke ve sözleşmelerinin dikkate alınması gerektiğini kaydederek, devletin işçinin ailesi ile birlikte saygın bir hayat sürdürebilecek ücret düzeyini sağlamakla görevli olduğunu söyledi. Ekonomik kriz bahanesinin arkasına sığınılmaması gerektiğini belirten Meral, "Emeğe ve insana olumsuz yaklaşmanın mazereti olamaz. Ekonomik krizin faturası işçiye ve çalışana çıkarılmamalıdır. Bu uygulamaların sürmesi halinde ekonomik krizden daha da önemli sosyal krizin gelmesi kaçınılmazdır" dedi.
Meral, Komisyon'da, Türk-İş'in, belirlenen tutarın işçinin eline net geçmesini, işçinin tüketim harcamalarının ailesi ile birlikte esas alınmasını, asgari ücretin ulusal düzeyde, sanayi tarım, yaş ve cinsiyet ayrımı yapılmadan belirlenmesini savunacağını belirtti.
Hedeflenen enflasyon
TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler ise asgari ücret artışında gerçekleşen enflasyon yerine hedeflenen enflasyonun esas alınması gerektiğini savunarak, tespitte aile faktörünün hesaba katılması ve bordro kesintilerinin işverence karşılanması gibi görüşlerin, kişilerin iş bulma imkânlarını daha da kısıtlayacağını ve kayıtdışı ekonomiye genişleteceğini ileri sürdü.
Pirler, işsizliği engellemek ve gençlerin istihdamını kolaylaştırmak için, 16 yaş yerine 25 yaşın esas alınarak asgari ücrette farklılaştırma yapılmasını isteyerek, asgari ücret düzeyinin toplu iş sözleşmesi uygulayan ve uygulamayan işyerleri için farklılaştırılmasını savundu.
Pirler, toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerinde de devlet memurlarının asgari ücrete esas maaş tanımı paralelinde ikramiye, yakacak, izin ve bayram harçlıkları gibi devamlılık arz eden nakdi ödemelerin, asgari ücrete esas ücretin hesabına dahil edilmesi gerektiğini öne sürdü.
www.evrensel.net