Fırtına Vadisi'ne tahkim tehdidi

Trabzon İdare Mahkemesi'nin ikinci kez verdiği yürütmeyi durdurma kararı, Fırtına Vadisi'nin şimdilik rahat bir nefes almasını sağladı. Ancak uluslararası tahkimin kabul edilmesi, BME Holding'in yabancı şirketlerle birlikte yeniden gelmesi tehdidini gündeme getiriyor.

Fırtına Vadisi'ne tahkim tehdidi
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi üzerinde yaklaşık 40 kilometrelik bir alana kurulu olan ve dünyadaki 217 milli parktan biri olan Fırtına Vadisi üzerinde BME Holding tarafından kurulmak istenen Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santrali Projesi'ne karşı açılan davada ikinci kez yürütmeyi durdurma kararı alındı. Davanın müdahil avukatları dün yaptıkları basın toplantısında, 9 Kasım'da Trabzon İdare Mahkemesi'nde görülecek olan davadan sonra Fırtına Deresi'nin özgürce akabileceğini söylediler. Basın toplantısında tahkim yasasının çıkmasıyla BME Holding'in yabancı şirketlerle gizli ortaklıklar yapabileceği ve böylece tekrar Fırtına'ya girebileceği konusunda da uyarı yapıldı.
Nihai karar 9 Kasım'da
Avukat Remzi Kazmaz, dün saat 11.00'de yaptığı basın toplantısında, Trabzon İdare Mahkemesi'nin 26.08.1999 tarihinde santral hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, fakat bu kararın şirketin başvurusu üzerine Trabzon Bölge Mahkemesi tarafından kaldırıldığını ifade ederek, "İdare Mahkemesi'ne yaptığımız itiraz dilekçemiz bütün detayları ile incelendi ve Fırtına'da 2. kez yürütmeyi durdurma kararı verildi. Fırtına şimdilik kurtuldu" dedi. Kazmaz, 9 Kasım 1999 tarihinde Trazon İdare Mahkemesi'nde görülecek olan ve nihai kararın verileceği davada BME Holding tarafından Parmaş şirketine hazırlatılan ve 'Çevreye etkisi yoktur' görüşünün yer aldığı bilirkişi raporunun değerlendirileceğini söyleyerek, "Bu sahte bilirkişi raporunun geçersiz sayılmasından sonra BME Holding buralardaki malzemelerini toplayarak gidecek ve Fırtına özgür kalacak" dedi.
Karar alışıldık değil
Santral yapımının durdurulması kararının santralin yöre halkına, çevreye ve ekonomiye değil, çıkar çevreleriyle BME Holding'e faydası olduğunun anlaşıldığı için alındığını belirten Kazmaz, bu kararın Türk hukuk sisteminde pek de rastlanılmayan bir karar olduğunu belirterek, "Almış olduğu bu yürekli karardan dolayı Trabzon İdare Mahkemesi'ne teşekkür ediyoruz" dedi. BME Holding'in bölgedeki çalışmalarını hemen durdurması ve bölgeyi terk etmesi gerektiğini belirten Kazmaz, "Akkuyu, Gökova, Bergama ve Fırtına'da yapılmak istenen çevre katliamlarına karşı duyarlı olunduğu takdirde kazanılıyor. Alınan bu kararın Kaz Dağı'nda yapılmak istenen hidroelektrik santrali davasına da örnek olması gerekir" dedi.
Tahkim tehdit ediyor
Tahkim yasasının çıkmasıyla Türk mahkemelerinin yabancı şirketleri denetleme olanağının ortadan kalkacağını ve bu yüzden yabancıların kolaylıkla sosyal ve ekonomik hayatımıza müdahale edebileceklerini belirten Kazmaz, bu dava için de tahkim tehlikesinin mevcut olduğunu ifade etti. Dünyadaki çevreci arkadaşlarından BME Holding'in Fransız ve Amerikan şirketlerle birleşmek için ilişkiye geçtiği duyumlarını aldıklarını belirten Kazmaz, "Bu, bizim aleyhimize bir durumdur" dedi.
'Elimizi kolumuzu bağlıyorlar'
BME Holding'in Amerikan, Fransız ve İngiliz şirketleriyle yapabileceği bir birleşme sonucunda yabancı şirketlerin ellerini kollarını sallaya sallaya yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi talan edebileceklerini ve Fırtına'ya tekrar girebileceklerini belirten Kazmaz, "Bu bizim elimizi kolumuzu bağlıyor, ama kamuoyunun bu konuya duyarlı olması durumunda böyle bir şeyin olabileceğini düşünmüyoruz" dedi.
Kurulabilecek ve zarara yol açabilecek olan bu şirketlere karşı çıkmak için başvurulan Türk mahkemelerinde nihayi bir karar alınamayacağını ve nihayi karar için uluslararası mahkemelere başvurulması gerekeceğini de belirten Kazmaz, "Ne hikmettir ki biz Türkiye'deki yeraltı ve yerüstü zenginliklerini paylaşan şirketlere karşı Türk hukuku olarak bir şey yapamıyoruz, hakkımızı dışarıda aramak zorunda kalıyoruz" dedi.
www.evrensel.net