'Eylemler sonuç alıcı olmalı'

Sendikacılar, işi ciddiye almadıkları, sonuç alıcı eylemler yapmadıkları özeleştirisini yaparak, bundan sonra hükümeti rahatsız edilmesi gerektiğini söylediler.

'Eylemler sonuç alıcı olmalı'
Sultan Özer
Fazilet Partisi'nin "Erbakan zaafı"nı kullanarak uluslararası tahkime olanak sağlayan Anayasa değişikliğini; depremden yararlanarak da Sosyal Güvenlik Yasası'nı çıkaran hükümet, tahkime uyum ve sağlıkla ilgili yasalarla yeni saldırılara hazırlanıyor. Sendikacılar ise, geçmişte işi ciddiye almadıkları, sonuç alıcı eylemler yapmadıkları özeleştirisiyle beraber, yeni dönemde mutlaka sonuç alıcı eylemleri hayata geçirmenin gereğine dikkat çektiler.
'Ülke elden gidiyor'
Özelleştirme sonucunda en fazla üye kaybeden sendikalardan Ağaç-İş Sendikası'nın Başkanı Mürsel Taşçı, sağlık, sanayi, sosyal güvenlik, eğitim başta olmak üzere ülkenin elden gittiğini söyledi. Saldırıların birbiri peşi sıra geldiğine, sendikacıların ise buna seyirci kaldığına vurgu yapan Taşçı, "Maalesef biz seyirci kalıyoruz. Ufak tefek tepkilerle, 'Ben Kızılay'a yürüdüm' demekle olmaz. Bir iki göstermelik yürüyüş, miting yerine, inançlı tavır koymak lazım" dedi.
Beş yüz bin kişinin Kızılay'a gelmesinin ardından, "Ya yasayı geri çekersiniz ya da gitmeyiz" demeleri gerektiğini hatırlatan Taşçı, 'Bu kadar insanı Kızılay'a yığdık. Kimsenin bile burnu kanamadan gönderdik' diye övünmenin yararının olmadığını belirterek, "Beni rahatsız ederseniz benden bir şey alabilirsiniz. Hükümet de bunu böyle değerlendirdi" dedi. Bundan sonra yapılması gerekenlerin, şimdiye kadar yapılanların tersine, net tavır koymak olması gerektiğinin altını çizen Taşçı, çalışan kesimin, sendikacıların artık 'hükümeti destekliyoruz' ya da 'desteklemiyoruz' diye net tavrını ortaya koymasını istedi. Kendilerinin küçük sendika olduklarına, önerilerinin dikkate alınmadığını vurgulayan Taşçı, küçük sendikalardan onunun bile bir araya gelmesinin yetmediğini söyledi.
Tahkim, ülkenin işgali
Türkiye Maden-İş Sendikası Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Orhan Şimşek de, tahkime karşı ciddi direniş gösterilmediğini, oysa tahkimin ülkenin işgali anlamına geldiğini belirterek, sendikaların kısırdöngüler içinde birbirini ve Türk-İş'i suçladıklarını, ancak bu işe sıkı sarılmadıklarını söyledi. Herkesin bunda kusuru olduğunu belirterek, "Hükümet edenler bizim içimizi bizden daha iyi biliyorlar. Bizim bu konuda ciddi olmadığımızı tahlil ettiler" diyen Şimşek, yeni dönemde hedefin kıdem tazminatları olduğunun altını çizdi.
Muhalefet partilerinin Sosyal Güvenlik Yasası'na karşı Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini, ancak bundan bir sonuç çıkıp çıkmayacağını bilmediklerini belirten Şimşek, "Ama esas mücadele bizim omuzumuzda iken çözemedikten sonra Anayasa Mahkemesi ile bu iş ne derece sağlıklı olur?" dedi.
Emek Platformu ihtiyaç
Yeni dönemde Emek Platformu'na yine ihtiyaç olduğunu belirten Şimşek, "Sıkıntılar gündemde olmadan da Emek Platformu olmalı. İlla hükümet edenlerden taraf bir yasa değişikliği, bir hak gaspı gündeme geldiği zaman olmamalı. Hazır kıta olmalı, temsil ettiği kesimin, halkın sorunlarını sahiplenmeli, ülke sorunlarına parmak basmalı ki, ülke nüfusunun yüzde 80'i Emek Platformu'nun temsil ettiği kitleyi oluştuyor. Emek Platformu her an ciddiyetini korursa, hükümet edenler de ciddiye alır" dedi. Sendikacıların samimi olarak şapkalarını önlerine koyarak, değerlendirme yapmasını isteyen Şimşek, meselelere sahip çıkmanın, sorunları çözmenin, işçi haklarını savunmanın sendikacıların asli görevleri olduğunu hatırlatarak, "Sendikacılar asli görevlerini unutmasınlar. Temennimiz o" diye konuştu.
'Eylemler başarısız değil'
Yol-İş Genel Sekreteri Tevfik Özçelik ise, geride bırakılan dönemde verilen mücadelenin başarısız olmadığı, ancak hükümetin depremden yararlanarak yasayı çıkardığı öne sürdü.
Eylemlerin kesilmediğini, arkasının geldiğini, ancak deprem nedeniyle sonuç alamadıklarını savunan Özçelik, kıdem tazminatlarına yönelik saldırıya gerek işçi sınıfının, gerekse sendikacıların müsaade etmeyeceklerini söyledi.
www.evrensel.net