Facianın nedeni özelleştirme

Londra'da meydana gelen korkunç tren kazasının nedeninin, demiryollarının özelleştirilmesiyle birlikte başlayan ihmaller olduğu ortaya çıktı.

Facianın nedeni özelleştirme
İngiltere'nin başkenti Londra'nın Paddington İstasyonu yakınında meydana gelen korkunç tren kazası, demiryollarının özelleştirilmesiyle ilgili bir dizi soruyu gündemin birinci sırasına taşıdı. Salı günü meydana gelen kazada kaç yolcunun öldüğü henüz saptanamazken, kazanın nedeni hakkındaki ilk raporun bugün açıklanması bekleniyor.
Ölü sayısının 100'ü aşması beklenen tren kazası, toplu ulaşım sistemi büyük ölçüde demiryollarına dayanan ülkede, özelleştirme tartışmasını yeniden başlattı. Demiryollarını işletme hakkı alan şirketlerin "suç" niteliğindeki ihmallerinin ardında, daha fazla kâr uğruna can güvenliğini hiçe sayma politikasının yattığı belirtiliyor.
İnsan hayatı yerine kâr hesabı
Paddington faciasının ardından gündeme ilk gelen ihmal, istasyonlardaki bilet kontrollerinin bilgisayar sistemiyle yapılmaması. Birbirine giren 2 trendeki yolcuların sayısının bilinmemesi, "masraflı" olduğu gerekçesiyle bu sistemin kurulmamasına bağlanıyor.
İşçi Partisi hükümetinin de sorumluluk sahibi olduğu ikinci ihmal, Otomatik Tren Koruma (ATP) adı verilen güvenlik sisteminin kurulmaması. Tüm trenlere yerleştirilmesi 1 milyar sterline (yaklaşık 750 trilyon lira) mal olacak bu sistem, hükümet tarafından "çok pahalı" olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. İnsan yaşamını paraya tahvil eden bu yaklaşım sonucu, "ATP ile, tek bir yolcunun canını kurtarmak için 14 milyon sterlin harcanması gerekeceği" açıklanmış ve sistemden vazgeçilmişti.
Ancak şimdi, halkın hükümete yaptığı baskı sonucu, Ulaştırma Bakanı John Prescott'un, özelleştirilmiş olan tren şirketlerine ATP kullanmaları konusunda zorunluluk getirebileceği bekleniyor.
Sendikadan grev uyarısı
Demiryolu sendikası ASLEF; bu hesabın "mezarlık ekonomisi"nin en çarpıcı göstergesi olduğunu vurguladı. ASLEF Genel Sekreteri Mick Rix, "Seyahat eden halk ile üyelerimizin güvenliğinin maliyet hesaplarının önüne geçmesi için ne kadar bekleyeceğiz?" diye sordu. Rix, ATP sisteminin tüm ülkede uygulanması için demiryolu şirketlerine belli bir süre tanıyacaklarını ve ardından greve çıkacaklarını ilan etti. Tren İşletmecisi Şirketler Birliği, işçi sendikasının bu açıklamasını "değerlendireceklerini" bildirdi. Patronların oluşturduğu Birlik, onlarca insanın feci şekilde ölmesinin ardından dahi maliyet hesabı yaparak, daha ucuz bir sistem olan Tren Koruma Uyarı Sistemi (TPWS)'ni de yerleştirebileceklerini belirtti. Ucuz ama daha az güvenilir olan bu sistemin, 2004 yılında yürürlüğe girmesi düşünülüyordu.
Almanya ve Fransa gibi Kara Avrupası ülkelerinde, yıllardır ATP sistemi uygulanıyor.
Sabıkalı sinyal, sabıkalı şirket
Bu arada, iki yıl önce aynı raylar üzerinde meydana gelen ve "ucuz atlatılan" benzer bir kaza ile ilgili soruşturmanın hâlâ tamamlanmadığı ortaya çıktı. Kazaya neden olduğu tahmin edilen hatalı sinyalin, "açık güvenlik riski" taşıdığı, bu kazanın ardından uzmanlar tarafından dile getirilmişti. SN109 numaralı sinyal, makinistler tarafından son altı yıl içinde sekiz kez "görülemedi". Makinistler, sinyalin sık sık görüş açısının dışına kaydığını belirttiler. SN109'un hatalı yerleştirilmesi yüzünden, geçen yıl da, içinde 400 yolcu olan iki trenin çarpışma tehlikesi atlattığı, ancak sinyalin yerinin yine de değiştirilmediği kaydedildi.
Sinyalizasyon sistemindeki eksiklikler nedeniyle, demiryollarında her yıl 600 kez kırmızı ışıkta geçme hatası yapıldığı da, yeni keşfedilen bir başka gerçek.
Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan uzmanlar, özel şirketlerin kâr ve maliyet hesaplarını güvenlik sorununun önüne koyduğunu vurguladılar. Rail dergisi yazarlarından Christian Wolmar, "İngiliz demiryolları genelde oldukça güvenlidir. Ama şimdi kendimize, işletmeci şirketle ilgili bir sorun olup olmadığını sormamız gerekiyor" dedi.
İhmaller silsilesinin en düşündürücü unsurlarından biri de, kazaya karışan şirketlerden Great Western'in, 1997 yılında aynı hatta meydana gelen kaza nedeniyle 2.47 milyon dolar cezaya çarptırılmış olması. 7 kişinin öldüğü, 150 kişinin yaralandığı bu kaza sonrasında kesilen cezanın nedeni ise, "görev ihmali". İngiliz kamuoyu, bu şirketin işletme hakkının neden elinden alınmadığını merak ediyor.
Tecrübesiz makinist
Özel demiryolu şirketlerinin, "tasarruf" amacıyla deneyimli makinistleri işten atması da, felakete zemin hazırlayan bir diğer unsur oldu. Birbirine giren trenlerden birinin makinistinin, sadece iki ay önce kalifiye eleman statüsü aldığı öğrenildi. 11 aylık bir eğitim programının ardından işe başlayan Michael Hodder adlı makinist de, kazada ölenler arasında.
Sistemi paramparça ettiler
Sıralanan tüm ihmaller için gereken "elverişli koşullar" ise, demiryollarının özelleştirilmesi ile ortaya çıktı. İngiliz hükümeti, devlete bağlı demiryolları şirketini parçalara bölerek sattı. Satış sonrasında, 25 şirket trenlerin işletilmesini üstlenirken, biri de rayların bakımını üstlendi. Özel şirketlerin, devir işlemlerinden sonraki ilk icraatı, çoğunluğu deneyimli olan binlerce işçiyi işten atmak ve yerlerine ucuz işgücü istihdam etmek oldu. Demiryollarının parçalanması, sistem içi iletişimin kopmasına ve koordinasyonun zayıflamasına da yol açtı.
www.evrensel.net