Ücretler eriyor adaletsizlik büyüyor

Ücret düzeyinin en düşük olduğu ülkelerden biri olan Türkiye'de, işçilerin gerçek ücretlerinde 1993 yılından beri sürekli bir erime yaşanıyor.

Ücretler eriyor adaletsizlik büyüyor
Ücret düzeyinin en düşük olduğu ülkelerden biri olan Türkiye'de, işçilerin gerçek ücretlerinde 1993 yılından beri sürekli bir erime yaşanıyor. 1993-1998 yılları arasında gerçek ücretlerde görülen düşüş oranı yüzde 31.8 olarak tespit edildi.
Petrol-İş Sendikası'nın 23. Olağan Genel Kurulu için hazırlanan çalışma raporunda, ücretlerin seyri incelendi. "12 Eylül'ün karanlık dönemlerinde başlayan gerçek ücretlerdeki gerilemeye, 1990'lara yaklaşırken 'dur' denmiş ve 1993'e değin yeniden bir yükseliş sağlanmıştı. Bu hiç de kolay olmamış, 'Bahar Eylemleri', 'Yaz Eylemleri', '3 Ocak' gibi direnişler ve milyonların katılımı ile sağlanmıştı" denilen rapora göre; 1983'te 100 kabul edilen gerçek ücretler 1988'de 61.7'ye düştü, sonraki yıllar ise yükselişe geçerek 1993'te 157.5 oldu.
Yeniden gerileme dönemi
Ancak yükseliş durumu korunamadı, 1993 yılından sonra sürekli düşüş yaşandı. 1993'te gerçek ücretler 100 kabul edilirse, bu endeks 1998'de 68.2'ye kadar düştü. Yani 1993-1998 dönemlerinde gerçek ücretlerde yüzde 31.8 oranında düşüş görüldü.
Katkı artıyor
1982'den bu yana işçilerin ücretleri giderek düşerken ekonomiye katkıları artmıştır. 1982 yılı baz alındığında 1997'de gerçek katma değer endeksi 333.4'e çıkarken, gerçek işçilik gideri endeksi 129.8'de kalmaktadır. Başka bir deyişle işçiler katma değeri üç kat artırırken, ücretlerini de kapsayan işçilik giderleri ancak üçte bir oranında artmıştır. Bunun nedenleri 1980 sonrasında sendikaları kapatılan, grev hakları ellerinden alınan işçilerin sosyal haklarındaki erime olmuştur.
Örneğin işçilerin ikramiye ve sosyal haklarda büyük bir gerileme gözlenmektedir. İkramiye ve primlerin maliyet içindeki payı 1979'da yüzde 20.8'den, 1997'de yüzde 17.6'ya gerilemiştir. Sosyal yardımlar ise 1991'de yüzde 6'dan 1997'de yüzde 2.8'e gerilemiştir.
Özel sektörde de düşüyor
Kamu ve özel sektördeki ücretler arasında hem düzey hem de seyir açısından önemli farklılıklar bulunduğu kaydedilen raporda, kamudaki ücret seyrinin özele göre daha zigzaglı olduğu, ancak özel sektördeki ücretlerin de kamuya benzer bir düşüş yaşadığı belirtildi.
Gelir dağılımı bozuluyor
Ücretlerin Arjantin, Brezilya, Yunanistan, Güney Kore ve Güney Afrika'dan daha geri olduğu Türkiye'de gelir dağılımındaki adaletsiz de giderek büyüyor. Nüfusun en yüksek gelirli yüzde 20'lik kesiminin 1987 yılında ulusal gelirden aldığı pay yüzde 49.9 iken, 1994'te yüzde 54.9'a çıktı.
Nüfusun yüzde 80'i ulusal gelirin yüzde 40-45'ini alırken, geri kalanı yüzde 20'lik en yüksek gelirli kesimin elinde. Nüfusun en alt gelirli yüzde 40'ı ise ulusal gelirden yüzde 15 oranında bile pay alamıyor.
www.evrensel.net