35 saat taslağına işçi müdahalesi

35 saat taslağına işçi müdahalesi

Fransa işçi sınıfı, yıllardır alanlarda dile getirdiği '35 saat çalışma haftası' talebinin patronlar lehine 'revizyondan geçirilmesi'ne karşı sesini yükseltiyor.

35 saat taslağına işçi müdahalesi
Fransa'da haftalık çalışma süresinin 39 saatten 35'e indirilmesi sürecinin ikinci aşamasına ilişkin yasa taslağı, bugün parlamentoya sunulacak. İşçiler, yasanın patronlara yeni avantajlar sunan bir uygulamaya dönüşmemesi için dün sokaklara çıktılar. Çağrısı Genel İş Konferadasyonu (CGT) tarafından yapılan ve Eğitim Emekçileri Federasyonu ve Bağımsız Özerk Sendikalar tarafından desteklenen mitinge katılan binlerce işçi ve emekçi, görüşme öncesinde hükümet üzerinde baskı oluşturmayı amaçladıklarını belirttiler.
Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Martine Aubrey tarafından hazırlanan yasa taslağının parlamentoya sunulması esnasında, İşveren Sendikaları Konfederasyonu (MEDEF) da topladığı karşı imzaları hükümete verecek.
Bugüne nasıl gelindi?
Uzun yıllardan beri Fransa işçilerinin en önemli taleplerinden biri olan haftalık çalışma süresinin azaltılması, sosyal demokrat Jospin hükümetinin işbaşına geldiğinde el aldığı başlıca konulardan biriydi. Geçtiğimiz yıl 13 Haziran'da, haftalık çalışma süresinin düşürülmesi, Bakanlar Kurulu tarafından kabul gördü. Böylece, 35 saatlik çalışma haftasının, 2000 yılnın ilk döneminden itibaren 20 kişiden fazla işçi çalıştıran her işletmece uygulanması kararlaştırıldı.
Temmuz ayında çalışma yasasında öngörülen değişikliği ve tek tek sektörlerde uygulanmasını görüşen hükümet, görüşmelerin ikinci turunu bu aya bırakmıştı. Çalışma bakanlığının görevlendirdiği komisyonun sunduğu yasanın ikinci bölümü tepki topluyor. Yasada, haftalık çalışma süresinin düşürülmesi, işçi atmaların durdurulması koşuluna bağlanıyordu. Bu şartla patronlara büyük primler ve sosyal kesintilerden muaf tutulma gibi avantajlar sunulmaktaydı. Ancak bir yıllık süreç incelendiğinde sonuç hiç iç açıcı değil. Devletin patronlara verdiği 170 milyar frank teşviğe rağmen, işletmeler yeni işçi almadığı gibi, işten atmalar da sürüp gitti.
Esnek çalışmaya kılıf
Önümüzdeki günlerde parlamentonun ele alacağı 35 saat projesinin ikinci bölümünde sunulan taslağa göre, haftalık çalışma süresinin düşürülmesi yıllık çalışma süresine yayılabilecek, işçilerin ne zaman izin kullanacakları patronların insafına bırakılacak ve ücretlerde yüzde 10 civarında bir düşüş yaşanacak. Ayrıca mesai saatleri hiçbir kurala tabi olmayacak.
Bu biçimiyle projenin işçilerin aleyhine olacağını ortaya koyan işçi ve memur sendikaları, taslağın kabul edilmemesi için baskı oluşturmanın gerekli olduğunu vurguluyor. CGT, FSU (Eğitim Emekçileri Federasyonu) ve diğer birçok kuruluş, hükümet ortağı partilerden, yasa taslağının değiştirilmesini istiyorlar.
Sendikacılardan tepki
CGT Genel Sekreteri Maryse Dumas, taslakla ilgili şunları dile getirdi: "Haftalık çalışma süresinin düşürülmesi ve aynı zamanda işsizliğe karşı mücadele, ücretlerin yükseltilmesi talepleriyle birlikte ele alınmalı. Oysa şu haliyle yasa taslağı patronların lehine ve esnek çalışmanın resmileştirilmesi, fazla mesailerin yaygınlaştırılması, ücretlerin düşürülmesini ya da dondurulmasını hedefliyor. Konfederasyon olarak bu yasaya onay vermek, 1995 ve daha sonraki dönemlerde mücadeleyle gündeme oturan taleplere sırt çevirmek demektir. İşçiler ve toplumun değişik kesimleri olarak parlamentodaki tartışmaya müdahale edemezsek, kazanımlarımız ortadan kaldırılacak." Yasa tazlağına karşı olan konfederasyonlardan biri olan CGT (Teknik Elemanlar Konfederasyonu) Başkanı Jean-Luc Cazettes de, yasa taslağını 'patronlara yarayan bir proje' olarak yorumladı. "Bizce toplumsal ilerlemeden bahsedip bu biçimde bir yasa taslağı sunmak 30 yıl geriye gitmektir" diyen Cazettes, konfederasyon olarak ortak eylemlere hazır olduklarını, ayrıca sendikasız olan binlerce özel sektör çalışanını da eylemlere katmak gerektiğini belirtti.
www.evrensel.net