Bir demokrasi fotoğrafı!

Bir demokrasi fotoğrafı!

Cenaze törenine katılmak, yasadışı örgüt propagandası sayıldı. Aralarında siyasi parti yöneticileri ile sendika başkanlarının da bulunduğu 14 kişi, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bir demokrasi fotoğrafı!
Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde gerçekleştirilen katliamda öldürülen Nevzat Çiftçi'nin cenaze törenine jandarmanın saldırması sonucu gözaltına alınan 66 kişiden 14'ü tutuklandı. Siyasi parti, sendika ve kitle örgütü yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 14 kişi, Bergama Cezaevi'ne konuldu.
Keyfi tutuklama
Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilen 66 kişi, Nöbetçi Savcı Ahmet Ataçoğlu tarafından ifadeleri alındıktan sonra, tutuklanmaları istemiyle mahkemeye gönderildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan Emeğin Partisi İzmir İl Başkanı Haydar Cenan, Maden-İş Sendikası İzmir Şubesi Başkanı Hacal Yılmaz, Tarım Gıda-Sen İzmir Şube Başkanı Mihdi Perinçek, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Üyesi Dr. Alp Ayan, HADEP İzmir İl Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Birge Uzuner ile Birol Karaaslan, Günseli Kaya, Sinan Yaman, Sokullu Cem Pekdemir, İrfan Güleser, Turgut Yenidünya, Erkan Polat, Zafer Doğan ve Cem Cihan Erkul tutuklanırken, diğer sanıklar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İşkence gördüler
Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen 66 kişi, mağdur olduklarını, cinsel tacize uğradıklarını ve işkence gördüklerini belirttiler. Mahkeme hakimi ise, "Burada işkence davası görmüyoruz. Aynı şeyleri tekrarlamayın" diye karşılık vererek, işkence savını görmezden geldi.
Duruşmada ortak ifade veren 66 kişi, jandarmanın iddialarının asılsız olduğunu söyledi. Ancak nöbetçi mahkeme, 14 kişiyi, jandarmanın tutanağı doğrultusunda, Terörle Mücadele Yasası'nın 7. madde 2. fıkrası uyarınca, "Yaşadışı örgüt propagandası yapmak ve 2911 sayılı Toplu Gösteri ve Yürüyüş Kanunu'na muhalefet etmek suçu"ndan tutuklayarak cezaevine gönderdi.
Serbest bırakılanlar ile yakınları, otobüslerle ilçeden ayrıldılar. Polis, araçları ilçe çıkışına kadar izledi. Önceki akşam saat 18.00 sıralarında ifadelerin alınmasıyla başlayan duruşma, dün sabah 06.00 sıralarında sona erdi.
DGM 'görevsizlik kararı' vermişti
İzmir Baro Başkanı Çetin Turan ve yönetim kurulu üyeleri de, Aliağa'ya gelerek gelişmeleri izledi. Aliağa Nöbetçi Savcılığı'na önceki gün sevk edilen 66 kişi, savcılığın "görevsizlik" kararı vermesi üzerine İzmir DGM'ye sevk edilmiş, ancak DGM de "görevsizlik" kararı vererek, sanıkları Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'na geri göndermişti.
EMEP: Rezaletin de ötesinde
Emeğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammet Uludağ, bu tutukluma kararının, Türkiye'de demokratikleşmeye olan acil ihtiyacı bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Gözaltına alınanların çıkarıldıkları mahkemede işkence gördüklerini açıklamasının "Burada işkence davası görmüyoruz" denilerek dikkate alınmadığını dile getiren Uludağ, aralarında EMEP İzmir İl Başkanı Haydar Cenan'ın da bulunduğu 14 kişinin tutuklandığını hatırlattı. Devletin can güvenliklerini sağlaması gereken tutukluları güvenlik güçleriyle öldürmesi yetmiyormuş gibi, katliama itiraz eden ve cenaze törenine katılmak isteyen sendikacıların, insan hakları savunucularının, siyasi parti yöneticilerinin tutuklandığına dikkat çeken Uludağ, "Bu, insan hakları ve demokrasinin düzeyini ortaya koymaktadır" dedi. Bu durumu "Rezaletin de ötesinde" olarak nitelendiren Uludağ, "İl başkanımız yapsa yapsa partimizin propagandasını yapar ve yasadışı gösteri düzenlemek için değil, öldürülen bir kişinin ailesine baş sağlığı dilemek için Aliağa'ya gitmiştir" dedi. "Dışarda" ve "içerde" insanca ve demokratik haklara sahip olarak yaşanabilecek bir ülke istediklerini vurgulayan Uludağ, "İnsan hakları ve demokrasi düşmanı saldırganlığın tırmandırılmasını ve bağlandığı gerici faşist amaçları lanetliyor, başta İzmir İl Başkanımız Haydar Cenan olmak üzere tutuklananların derhal serbest bırakılarak, katliam suçlularının yargıya sevk edilmesini istiyoruz" dedi.
KESK: Devlet baskı altına alıyor
KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, yapılan yargısız infazların, devletin kendi koyduğu kurallara kendisinin dahi uymadığının vahşi bir pratiği olduğunu belirterek, "Cezaevlerinde can güvenliğinin toplumun bütün can güvenliğini üstlenmek ve gereklerini yerine getirmekle görevli olan devlet, eli kolu bağlı insanları katlettiği gibi, katlettiği insanlara sahip çıkan yurttaşlarımızı da değişik işkencelerle gözaltına, baskı altına alıyor. Cenazelerin sahiplenilmesini engelliyor" dedi. Hiçbir demokratik ülkede bunların olmayacağını belirten Erdem, şöyle konuştu: "Devletin ve hükümetin tüm kurumları cezaevleri başta olmak üzere tüm yaşamı insancıllaştıracak bir programın gereklerini yerine getirmekle görevlidir. Bütün kurum ve kuruluşlar, bu yargısız infazlara, baskılara karşı demokratik bir yaşamın Türkiye'de hayat bulması için mücadeleye devam edeceğiz."
Halkevleri: 'Tutuklamalar keyfi'
Halkevleri Genel Sekreteri Mustafa Coşar, yaptığı yazılı açıklamada, 26 Eylül tarihinde gerçekleştirilen katliamın ardından İstanbul ve İzmir'de çok sayıda kişinin dövülerek gözaltına alındıklarını hatırlattı. İstanbul'da gözaltına alınanların ertesi gün çıkartıldıkları savcılık tarafından serbest bırakılmalarına karşın İzmir'de aralarında Karşıyaka Halkevi Üyesi Bilge Uzuner'in de olduğu 14 kişinin tutuklanmasını kınadıklarını ve derhal serbest bırakılmasını istediklerini bildirdi.
www.evrensel.net