Sorumlular hesap vermeli

Doğal bir olayın felaket haline gelmesinin kader olmadığını ifade eden İMOK, yaşanan felaketin büyüklüğünün 'kamu yönetimi zafiyeti' ile açıklanabileceğini söyledi.

Sorumlular hesap vermeli
İstanbul Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (İMOK), deprem sonrası yaşananlar, çözüm önerileri ve yapılması gerekenler konusunda bir basın taplantısı düzenledi. Çok sayıda meslek odasının oluşturduğu İMOK'un basın toplantısına Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Turgut, Jeofizik Mühendisleri Odası'ndan Oğuz Gündoğdu, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Yardımcı Sekreteri Eyüp Mumcu, İMOK Sekreteryası'ndan Tahsin Yeşildere, İstanbul Tabip Odası'nı temsilen Kürşat Yıldız katıldı.
Katılımcıların deprem sonrasında yaptıkları incelemeleri ve yapılması gerekenleri anlattıkları toplantıda hazırlanan ortak metni Prof. Dr. Tahsin Yeşildere okudu. Depremin doğal bir olay olduğunu, ancak doğal bir olayın felaket haline gelmesinin kader olmadığını ifade eden Yeşildere, yaşanan felaketin büyüklüğünün 'kamu yönetimi zafiyeti' ile açıklanabileceğini söyledi. Yeşildere, rant peşinde koşanların yapılan imar uygulamalarının kaçak yapılaşmayı artırdığına ve yapılaşmaya uygun olmayan zengin tarım alanlarının yer aldığı 1. dereceden deprem alanlarının devletin de teşvikiyle sanayi merkezi haline getirilmesi ve bölgeye 7-8 katlı binaların yapılmasının yıkımın boyutlarını arttırdığına vurgu yaptı. "Depremin hemen sonrasında ise hükümetin sorunu algılayamayan tavrı, aczi dikkat çekmiştir" diyen Yeşildere, bundan sonra yapılması gerekenler konusunda İMOK adına bir dizi öneri sundu.
Şu an yerleşimin büyük sorun olduğunu belirten Yeşildere, geçici prefabrik konutlarda yerleşimi akılcı bulmadıklarını belirtti. Yerleşim için bölgede yapı stoku oluşturulmasına, kamu dinlenme tesisleri ve 2. konutların depremzedenin kullanımına açılması gerektiğine dikkat çekildi.
'Koşulsuz sosyal güvenlik'
Toplantıda, yeni yerleşim alanları belirlenirken meslek odalarının görüşlerinin alınması gerektiği tekrarlandı. İMOK, deprem bölgesinde yaşayan tüm nüfusun hiçbir ön koşul aranmaksızın sosyal güvenlik kapsamına alınması gerekitğine ve kayıpların giderilmesi için başvurulan sistemin asla ek vergiler olmaması gerektiğine dikkat çekti. Yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığı denetiminin ise Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Odaları tarafından yapılması istendi. İstanbul Tabip Odası (İTO) adına bir konuşma yapan Kürşat Yıldız, depremin sonuçlarını; meslek odalarının ve bilimin gözardı edilmesinin faturası olarak nitelendirdi. Kürşat Yıldız'ın, İTO'nun genel saptamalarını ve önerilerini sundu. Yıldız'ın sunduğu önerilerden bazıları şöyle; "Bu bir doğal afettir, ancak acıların bu kadar çok ve derin olmasının sorumluları vardır. Sorumlular toplumumuza hesap vermelidir."
'Ucuz siyasetin bir halkası'
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Turgut da, deprem felaketindeki can ve mal kaybın ülkedeki ucuz siyasetin bir halkası olduğunu söyledi. İmar yetkisinin hiçbir birikime ve teknik kadroya sahip olmayan belediyelere verilmesinin sakıncalarına değinen Turgut, "İmara açılmaması gereken bölgeler sırf rant uğruna, politik çıkarlar uğruna bilnçsiz ve bilgisizce imara açılmıştır. Herşey olup bittikten sonra 'yıkılanı yaparız', 'devlet büyüktür' demek büyüklüğün değil zaafın ifadesidir. Yapılması gerekenler son derece açıktır. 1. deprem bölgesi içinde yer alan bölgede neler yapılacağı, ne tür önlemler alınacağı bellidir. Bu önlemleri almayan yöneticilere gereken yaptırımlar uygulanmalıdır" dedi.
Mimarlar Odası İstanbul Şube Yardımcı Sekreteri Eyüp Mumcu, yönetim sürecine odaların da katıldığı yeni bir imar yönetmeliği çıkarılması gerektiğini ifade etti. Mumcu, binaların hasar tespitlerinin para karşılığında ve bilimsel olmayan yöntemlerle yapıldığını, sağlıklı ve ücretsiz tespitler için yetkili ve uzman kişilere başvurulması gerektiğini söyledi.
Jeofizik Mühendisleri Odası adına toplantıya katılan Y. Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu, oda olarak ellerindeki bilgilere dayanarak açıklamalarda bulunduklarına dikkat çekti. Gündoğdu, Marmara Denizi'nde İstanbul açıklarında bulunduğu söylenen fayın gömülü olduğunu, ancak bunun fayın etkin olmadığını göstermediğini söyledi. Gündoğdu, 17 Ağustos depremiyle birlikte Marmara için riskin arttığını, ancak olası bir depremin zamanını söylemenin mümkün olmadığını anlattı.
www.evrensel.net