Züğürt tesellisi

Züğürt tesellisi

ABD'ye giderken söylediği "30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarım" sözü bunama belirtisi olarak tartışılan Başbakan'ın, dönüşündeki açıklamaları da farklı değildi.

Züğürt tesellisi
ABD'ye yaptığı resmi ziyareti tamamlayan Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyet, dün yurda döndü. Ecevit, Ankara Esenboğa Havaalanı'nda temaslarına ilişkin olarak düzenlediği toplantıda, bu ziyaretin, iki ülkenin "stratejik partner" olduğunu bir kez daha gösterdiğini savundu.
Kotada sınırlı genişleme
5 günlük resmi ziyaretin çok olumlu geçtiğini ve Clinton ile verimli bir görüşme yaptığını belirten Ecevit, şunları söyledi: "Samimi ve iki müttefike yakışan dostça bir havada konuştuk. Birçok konuyu ele aldık. Depremle ilgili yardımlarına teşekkürlerimizi sunduk. Ülkelerimiz arasında hem iktsadi hem de siyasi ilişkileri güçlendirmeye karar verdik. Ziyaretim sırasında, Türkiye'ye tanınan tekstil kotalarında iki yıl için 108 milyon dolarlık artış sağlanması olumlu bir gelişme sayılabilir. Ayrıca ticaret ve yatırım anlaşması imzalandı. Bu anlaşma birçok somut projeyi gerçekleştirebilmek için zemin yaratabilecek niteliktedir. ABD Başkanı'nın Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki yatırım olanaklarını araştırmak üzere bir grup işadamı göndermek istemesi bizde mutluluk yaratmıştır."
ABD Başkanı Cilinton'ın Bakü-Ceyhan petrol boru hattı projesine tam desteğini bir kez daha yinelediğini ifade eden Ecevit, Türkiye açısından öncelikli bir başka proje olan Hazar geçişli doğalgaz boru hattı konusunda da iki ülke arasındaki işbirliğinin artırılmasını uygun gördüklerini belirtti. Ecevit, Clinton'ın, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini aktif bir şekilde desteklemeye devam ettiğini söyledi. Ecevit, ABD'nin Kıbrıs planında olmayan '74 öncesine dönüş'ü de bir zafer gibi sunarak, "Kıbrıs konusunda, Başkan Clinton ve ABD yönetimini daha gerçekçi ve Kıbrıs Türkü'nün görüşlerini daha iyi anlamaya yönelik bir tavır içinde gördük. ABD tarafının Ada'daki çözüm arayışlarında 1974 öncesine dönülmeyeceği unsurunu da içeren açıklaması gerçekçi bir saptama olmuştur" dedi. Ecevit, Kıbrıs'ta ön koşulsuz görüşmelerin ABD ve BM'nin ön temaslarının ardından başlayacağı konusundaki geçiş formülü uzlaşmasından ise hiç söz etmedi.
Irak ambargosundan söz etmedi
Ziyareti sırasında Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu yöneticileri ile ayrı ayrı görüşmeler yaptığını belirten Ecevit, "Ülkemizin izlediği ekonomik reformların olumlu karşılandığını gördük. Bu kuruluşlar ile verimli işbirliğimizin artarak süreceği anlaşılmaktadır" dedi. Ecevit, Irak'a uygulanan ambargodan Türkiye'nin gördüğü zararın karşılanması yönündeki talebin olumlu bir karşılık bulamamış olmasını ise gündeme getirmedi.
"Stratejik partner"
Türkiye'nin ekonomik ve siyasi alanda giriştiği reformların, ABD'nin Türkiye'ye olan desteğini büsbütün artırdığını savunan Ecevit, "Katıldığımız bütün toplantılarda üç ortaklı koalisyon hükümetimizin kısa bir süre içerisinde yaptığı verimli çalışmaların ve tutarlı davranışların büyük hayranlık uyandırdığını gördüm. Katıldığımız her toplantıda bu özellikle vurgulandı. Büyük Millet Meclisi'nin uyumlu ve hızlı çalışmasının da dünyadaki saygınlığımızı büyük ölçüde arttırdığını saptamış oldum" diye konuştu. Bu ziyaretin, Türkiye ile ABD'nin stratejik partner olduğunu bir kez daha gösterdiğini kaydeden Ecevit, "Ziyaretimiz, bu önemli müttefikimizle daha yakın işbirliğinin temelini hazırlamıştır. Çok olumlu bir gezi oldu, çok faydalı görüşmeler yaptık. Yurdumuza olumlu bir izlenimle dönmüş olmaktan mutluluk duyuyorum" dedi.
Başbakan Ecevit, bir gazetecinin, BM Genel Sekreteri Cofi Annan ile yaptığı görüşmenin içeriğini sorması üzerine, Cofi Annan'ın anlayışlı ve yapıcı bir insan olduğunu belirtti. Ecevit, "Çok faydalı bir görüşme oldu. Kendisinin Kıbrıs konusuyla ilgilenmesi doğaldır, hatta bunu bir güvence olarak da görmek gerekir. Çünkü çok makul ve anlayışlı bir insandır" dedi. Başbakan Ecevit'e bir gazeteci, ABD Dışişleri eski Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kıssınger ile yaptığı görüşmeyi ve Kıssınger'in Kıbrıs sorununa bakış açısını sordu. İyi duyamadığı için biraz yaklaşarak gazeteciden sorusunu tekrar etmesini isteyen Ecevit'e, Başbakan Yardımcısı Ersümer ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Tanrıkulu soruyu yineleyerek yardımcı oldu. Ecevit, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin kendi görüşlerini dünya kamuoyuna duyurduğunu belirterek, "Ama dünyada bu konudaki görüşlerimizin giderek daha anlayışlı bir şekilde değerlendirildiğini görüyoruz" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Avukatlar PKK grubuyla görüştürülmedi
PKK lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları Kenan Sidar ile İrfan Dündar, söz verilmesine rağmen, önceki gün Şemdinli'den giriş yapan 8 kişilik PKK'li grupla görüştürülmedi. Grubun önceki gün götürüldüğü Yüksekova Tümen Komutanlığı'nda olmadığının söylendiğini, bu durumdan kaygı duyduklarını belirten Avukat Sidar, "Olayın hassasiyeti nedeniyle grubun bir an önce nerede tutulduğunun açıklanmasını ve görüşme imkânı sağlanmasını talep ediyoruz" dedi.
Yüksekova'dan dün Başkale'ye geçen avukatlar İrfan Dündar ile Kenan Sidar, Ertuş Dinlenme Tesisleri'nde basın toplantısı düzenlediler. Avukat Kenan Sidar, müvekkilleri PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı yargılamaları sürecinde; dökülen kanın, gözyaşının bitmesi gerektiğini, bu çerçevede sorunun çözümü için bir an önce barış dilinin esas alınması gerektiğini söylediğini hatırlatarak, 30 Eylül'de Yeniköprü'den Başkale'ye çevrilmeleri üzerine 1 Ekim günü yeniden girişimde bulunduklarını, doğrudan Şemdinli'ye giderek Tümen Komutanlığı'nda görüşmeler yaptıklarını belirtti. Sidar, "Askeri yetkililer güvenlik ve yasal mevzuat açısından hazır bulunamayacağımızı, ancak grubun can güvenliğinin sağlanabileceğini bildirdi. Grubun da bunu olumlu karşılaması üzerine sayı, isim ve geçiş noktaları konusundaki mütabakatın ardından saat 17.30 sıralarında Şemdinli'nin 20 kilometre güneydoğusundaki Geliyê Şîn (Tanyolu) köyünde intikal gerçekleşti" dedi.
Görüşme talebi
Bundan sonra sıkıntı doğduğunu kaydeden Sidar, grubun Yüksekova Tümen Komutanlığı'nda tutulacağının belirtildiğini, ancak bu sabah (dün) başvurduklarında grubun burada bulunmadığının açıklandığını aktardı. Sidar, "Biz bu durumdan kaygı duyuyoruz. Olayla ilgili resmi ve askeri yetkililerden, 8 kişilik grubun nerede tutulduğu, sağlık durumlarının ne olduğu konusunda bir açıklama bekliyoruz. Bir ihtimal güvenlik gerekçesiyle kaldıkları yer söylenmeyebilir, ancak biz olayın hassasiyeti nedeniyle bir an önce nerede tutulduklarının açıklanmasını ve görüşme imkânı sağlanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
'Sayı önemli değil'
Gazetecilerin "Gelecek olanların 20 kişi olacağı açıklanmasına rağmen neden 8 kişi teslim oldu" şeklindeki bir sorusu üzerine, Avukat İrfan Dündar, "Daha önce de söylemiştik. Nicelik değil nitelik önemlidir. Grup uzun süre PKK'de kalan üst düzey kadrolardan oluşuyor" dedi. Dündar, "Grubun nereden geçiş yaptığı" yönündeki bir soruyu da, "Bilmiyoruz. Ancak Irak olma ihtimali yüksek" diye yanıtladı.
Gözaltı süresi 10 gün
Dündar, bu intikalin gerçekleşmesinde hem grubun gönüllülüğü hem de devletin duyarlılığı sonucu adımın atıldığı üzerinde de durarak, "Sevindirici bir adımdır. Umarım barışa katkısı olur" diye konuştu. Dündar, yasal olarak gruptakilerin en fazla 10 gün gözaltında tutulabileceğini, 4 günün sonunda ise avukatların görüşünün sağlanması gerektiğini hatırlattı. Emniyetin de video kameraya kaydettiği açıklamanın ardından avukatlar Van'a doğru hareket etti. Yol boyunca MİT, askeri istihbarat, polis ve gazeteci araçlarının avukatlara eşlik ettiği gözlendi. Başkale'den Van'a kadar olan 130 kilometrelik yol boyunca 4 defa kontrolden geçen avukatlar, bir süre Van'da kaldıktan sonra Diyarbakır'a gitti.
www.evrensel.net