Ege çiftçisi öfkeli

Ege Bölgesi'nde tarımla uğraşan herkes dertli. İzmir'in ilçe ve köylerinde görüştüğümüz çiftçiler, baş fiyatların düşük olmasını eleştirdiler.

Ege çiftçisi öfkeli
Erol Teslim - Erol Altuğ
Ege Bölgesi'nde tarımla uğraşan herkes dertli. İzmir'in ilçe ve köylerinde görüştüğümüz herkes maliyetlerin sürekli olarak arttığına dikkat çekerek, baş fiyatların düşük olmasını eleştirdiler. Pamuk üreticileri, hükümet politikalarının pamuk üretimini ölme noktasına getirdiğine dikkat çekerek, tüccarın insafına terk edildiklerini aktardılar.Destek yerine köstek oluyorlar
Bölcek Tarım Üreticileri Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Özcan, açıklanan pamuk fiyatlarının düşük olduğunu en az 285 bin lira prim beklediklerini söyledi. Bölgede alternatif bir ürün yetiştirme olanağı olduğunda pamuktan vazgeçilebileceğini kaydeden Özcan "Pamuktan kendi karnımızı doyuramıyoruz" dedi. Özcan, Bergama Ziraat Odası'nın belirlediği kilo başına maliyetin 280 bin lira olduğuna dikkat çekti.
Dernek kurucu üyesi olan Baha Ergene ise Bergama Ziraat Odası'nı eleştirerek; "Faaliyetleri sıfır, üreticiden para toplamaktan başka bir iş yapmıyorlar. Çiftçiye destek yerine köstek oluyorlar, kredi almak için belge zorunluluğumuz olmasa kovarız onları" diyerek tepkisini dile getirdi. Yönetim kurulu üyesi Mustafa Kırlı da Türkiye'ye planlı üretim ve ekim gelmedikçe hiçbir sorunun çözülemeyeceğini aktardı.
Çiftçi örgütlemeli
S.S. Bakırçay Havzası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İzzet Urhan, çiftçilerin tüccarların politikalarına kurban gittiklerini ifade ederek, daha önce 20-22 bin lira üzerinden sözleşme yaptıklarını, ancak alım zamanında sözleşmeye uyulmadığını ve 10-12 bin liradan domateslerin alındığını söyledi. Urhan bu sorunların aşılması için çiftçilerin örgütlenmesi gereğinin önemine dikkat çekti.
Mustafa Vasfi Eresen adıl çifçi de maliyetlerdeki artışa dikat çekerek, "Mazot 3 milyon lira yevmiye 2 milyon, devlet en kolay yönden mazota zam yapıyor. 27 kilo domates ile bir kilo mazot alabiliyoruz. Medya da bizi görmüyor. Türkiye'yi medya idare ediyor. Çiftçi Türkiye'de beşinci sınıf vatandaş" sözleriyle kızgınlığını dile getirdi.
İsmail Gün ise 1974 yılında 1 kilo pamuk ile 11 kilo mazot alınabildiğini, bugün ise 1 kilo pamuk ile 1 kilo mazot alamadıklarını ifade ederek; "Yem fiyatı geçen yıl 2 milyondu, bu yıl çuvalı 5 milyon lira. Tarım harcamaları bütçeye yük diyorlar bütçeye yük olan askeri harcamalardır" dedi.
Ayazkent Belediye Başkanı İbrahim Özdemir de, ürün fiyatlarının çok düşük olduğunu ve yeni yeni yükselmeye başladığını söyledi. Özdemir, ekimlerin planlanmaması nedeni ile böyle dolduğunu, belediye olarak kooperatifleşmeyi desteklediklerini söyledi. Mevcut kooperatifin kurucu üyelerinden olan Özdemir, "Kooperatifin kalkındırılması için elimizden geleni yapacağız" dedi.
İzmir Aliağa İlçesi Helvacı köyünde görüştüğümüz pamuk üreticisi, Mustafa Akpınar baş fiyatın açıklandığını, ancak devletin kendilerine yeterli ilgiyi göstermediğini söyledi. "Tüccar ürünleri baş fiyata almıyor. Ürünlerimizi TARİŞ'in verdiği fiyatın altında satıyoruz" diye konuşan Akpınar, bir yapılan işin maliyeti kurtarmadığını ifade etti.
Versin paramızı alsın vergisini
Pamuk üretiminin bitme noktasına geldiğini ifade eden Erdinç Mutlu ise; devletin 230 bin lira baş fiyat verdiğini, ancak tüccarın 180 bin liradan pamuk aldığına dikkat çekti. Mutlu; baş fiyatların açıklanmasının kendilerinde huzursuzluk yarattığını vurgulayarak; "Yaptığımız masraflar emeğimizin karşılığını vermiyor. Emek bir yana kâr ve masrafın arasında büyük uçurum var. Mecburiyetten bu işi yapıyoruz" dedi.
Ziraat Odaları ve Tarım Kooperatifleri'nin çifçinin sorunlarından uzak olduğuna da dikkat çeken Mutlu; tütün üretimini kota uygulamasının bitirdiğini aktardı.
Mutlu, hükümetin 'Ekerseniz destek vermem' sözlerini sarf ettiğini ve kooperatif ve ziraat odalarının kafalarına göre hareket ettiklerini söyledi. Mutlu şöyle konuştu; "Bizler, ister istemez zenginin kucağına itiliyoruz. Bir de bizlerden vergi istiyorlar, versin paramızı alsın vergisini" dedi.
www.evrensel.net