Fotoğraf: Evrensel

EGS deprem rantı peşinde

EGS Holding, depremin ardından serbest bölgeyi faaliyete geçirmek istediklerini, ancak TMMOB'nin davasından vazgeçmesi gerektiğini söylerken, TMMOB, projeye kamunun çıkarlarına aykırı olduğu için karşı çıktıklarını belirtti.

EGS deprem rantı peşinde
Ebru Ilgaz
Depremin ardından ortaya çıkan rant pastasından pay kapmaya çalışan holdingler her fırsatı değerlendiriyor. Şimdi de 15 Aralık 1998 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 23554 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla serbest bölge ilan edilen 100 bin dönümlük araziyi kapsayan Sakarya ve İzmit illeri sınırları içindeki "İpekyolu Vadisi Serbest Bölgesi"ni faaliyete geçirmek için harekete geçildi. Bir süre önce ilan edilen serbest bölgede 'serbest şehir' kuracağını açıklayan EGS Holding depremi fırsat bilip, 'milli menfaatler'i ileri sürerek serbest bölgede çalışmalara başlamak istediklerini bunun için de TMMOB (Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği)'nin serbest bölge projesi için açtığı iptal davasından vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Projenin iptali için Daşnıştay'a başvurarak dava açan TMMOB ise, davadan asla vazgeçilmeyeceğini açıkladı.
EGS davacısını bilmiyor!
EGS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selami Gürgüç AA muhabirine verdiği demeçte davayı Mimarlar Odası'nın bölgenin SİT alanı olduğu gerekçesiyle açtığını söylemişti. Ancak iptal davası sadece Mimarlar Odası tarafından değil, Mimarlar Odası'nı da içine alan TMMOB'a bağlı 24 meslek odası tarafından ve kararın Anayasa, yasalar ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle açılmıştı. Selami Gürgüç, bölgede yapılan jeolojik çalışmalarda, 'serbest bölgenin fay hattının 40 kilometre uzağında olduğunu'nu söyleyerek ve yöredeki kayıpları bahane ederek talanı meşrûlaştırmaya çalışıyor.
Gürgeç'in açıklamasında yer alan, "Yörede yaşanan kayıpların süratle telafi edilmesi için projeyi zaman yitirmeden hayata geçirmek istiyoruz. Bölgeyi, Türkiye'nin en önemli uluslararası sanayi, ticaret ve finans merkezi haline getireceğiz. Bölge daha faaliyete geçmeden birçok uluslararası kuruluşun ilgisini çekiyor" şeklindeki bölüm, bir deprem fırsatçılığını daha gözler önüne seriyor. Projenin sadece EGS Holding'in değil tüm Türkiye'nin olduğunu iddia eden Gürgeç, dava açtığı için TMMOB'yi suçluyor.
Acılardan çıkar umuyorlar
Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Sami Yılmaztürk, Selami Gürgüç'ün söyledikleriyle ilgili gazetemize bir açıklama yaptı. Yılmaztürk, davadan vazgeçmenin mümkün olmadığını, EGS'nin depzemzedenin acılarından çıkar umduğunu söyledi. Yılmaztürk şöyle konuştu: "Topluma ait araziler, sahiller toplumun yasalarına aykırı olarak, bir çıkar grubuna, rant grubuna peşkeş çekiliyor. Bu dava 24 meslek odası adına TMMOB tarafından açılmıştır. Davadan tabii vazgeçilmeyecek. TMMOB vazgeçse bile toplum vazgeçmez. Bu depremden sonra da Adapazarı'nda yerleşme yapılamayacağı ortaya çıktı. Depremin üzerinden yeni bir ay geçmesine rağmen EGS projesini tanıtıp müşteri bulmaya çalışıyor. Toplumun yaşadığı acıları görmemezlikten geliyor. Bu acılardan çıkar umuyor. Toplumun desteğini almaya çalışıyor. Görüldüğü gibi yaşadığımız her acı, rant olarak kullanılmaya çalışılıyor."
'Herkes aklını başına toplasın'
TMMOB 2. Başkanı Celal Beşiktepe de EGS'nin tavrıyla ilgili bir açıklama yaptı. Beşiktepe, açıklamada, "17 Ağustos 1999 günü Türkiye'de unutulmayacak bir tarihtir. Yaşanan bu felaket karşısında her şeye yeniden başlamamız gerekirken, sermaye, felaket olmamış gibi davranmakta, rant projelerini bir an önce hayata geçirmek istemektedir" dedi. Beşiktepe, herkesin aklını başına toplaması gerektiğine dikkat çekerek, depremde yaşamını yitiren insanlara ve gelecek kuşaklara ödenecek borcun ve verilecek hesabın olduğunu ifade ederek, söz konusu serbest alanın 1. derece deprem bölgesinde olduğunu, ayrıca projenin bölgede halkın yaşam kaynaklarını -su havzaları, tarım ve orman alanları, fındık bahçeleri- tehdit ettiğini söyledi. Beşiktepe, açıklamasını şöyle bitirdi: "TMMOB, yaşamını yitiren onbinlerce cana ve gelecek kuşaklara karşı duyduğu toplumsal sorumluluk anlayışı ile mücadelesine devam etmekte ve yetkilileri bir kez daha uyarmaktadır. Yaşam kaynaklarımızı, sermayenin ranta ve spekülasyona dayalı projelerine tercih eden Bakanlar Kurulu kararı iptal edilmelidir."
Talanın ortağı ABD
Selami Gürgüç, Başbakan Bülent Ecevit'in ABD'deki temasları sırasında Adapazarı Serbest Bölgesi'nin de gündeme getirilmesi konusunda teklif sunduklarını belirtti. Bu teklif, projenin ABD desteğini de arkasına alarak faliyete geçirilmeye çalışıldığının göstergesi. Açıklamada, bölgenin faaliyete geçmesiyle ABD'nin de çıkar sağlayacağı gizlenmiyor. Gürgüç'ün, "Başbakan'ın heyetinde EGS'yi temsilen İdare Kurulu Başkanı arkadaşımız Hasan Turhan da yer alıyor. Görüşmelerden olumlu bir karar çıkarsa, Adapazarı Serbest Bölgesi hazırdır. Bölgeden ABD'ye kotasız ve gümrüksüz mal gider. Böyle bir anlaşmadan hem Türkiye'nin hem ABD'nin büyük yararı vardır. Ayrıca bölgede yatırım yapacak ABD şirketleri Türk cumhuriyetlerine daha kolay yatırıma gitme imkânına sahip olurlar. Ayrıca bölgede ABD şirketlerine özel şartlar da yaratılabilir" sözleri projenin yöre insanın mı yoksa patronların mı çıkarına olduğunu gösteriyor.
www.evrensel.net