'Doğal değil, sosyal afet'

Eğitim-Sen, yaptığı incelemeler sonucu hazırladığı Deprem Raporu'nda, depremin sadece "doğal afet" olmadığını aynı zamanda bir "sosyal afet" olduğunu vurguladı.

'Doğal değil, sosyal afet'
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Kemal Ünal, Marmara Bölgesi'nde meydana gelen depremin üzerinden günler geçmesine rağmen, insanların mağduriyetlerini giderici ve yaşamı normal seyrine sokacak güven verici, istikrarlı çalışmaların olmadığını belirtti.
Ünal, dün düzenlediği basın toplantısında, Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu olarak hazırladıkları Deprem Raporu'nu açıkladı. Kış koşullarının başlamasına çok az bir süre kalmasına rağmen insanların barınma sorunlarının çözülmediğine dikkat çeken Ünal, devletin halka verdiği çadırı, yıllığı 1 milyar 200 milyon liraya kiraya verdiğini bildirdi. Çocukların ve gençlerin eğitimi için sorumlu makamlarca başlatılmış planlı bir çalışmanın olmadığını belirten Ünal, bu amaçla yapılan öneri ve desteklerin ise yanıt bulmadığını söyledi. Bakanlığın, hazırlamış oldukları "depremden etkilenen çocukların psikolojik sorunlarını hafifletme eğitimi" projesine kulak tıkamasını eleştiren Ünal, depremzede öğretmenler için yüzde yüz artırılan eğitim-öğretim ödeneğinin de yarım maaş tutarında olduğunu bildirdi.
İşçilerin ve kamu emekçilerinin Zorunlu Tasarruf Fonu'ndaki paralarının ödenmesini isteyen Ünal, deprem bölgesindeki sorunların beceriksizlik, acemilik ve niyetsizlik nedeniyle çözülmediğine işaret etti. Deprem mağduru eğitim emekçilerinin sosyal, ekonomik ve psikolojik yönden desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, eğitim çalışanlarının barınma sorunlarının acilen giderilmesini, eğitim öğretime başlama koşulları çok zor olan birimlerde önerdikleri eğitim projesinin uygulanmasını, deprem bölgesindeki öğretmenlere enkaz kamyonu sayma görevi gibi anlamsız görevler verilmemesini istedi. Türkiye'deki bütün okulların sağlam olup olmadığının saptanması gerektiğini dile getiren Ünal, hatalı binaların sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
'Temel kaygı kâr'
Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu'nun hazırlamış olduğu Deprem Raporu'nda ise yaşanılan depremin "doğal afet" olmasının yanı sıra "sosyal afet" olduğuna vurgu yapıldı. Devleti yönetenlerin temel kaygısının, tekellere, mafyacılara, çetecilere ve rantiyecilere kâr sağlamak olduğunun belirtildiği raporda, Eğitim-Sen'in üyelerine ve mağdur olan herkese maddi ve manevi yönden destek olduğu bildirildi. Bireysel ve örgütlü yardımların yanı sıra, KESK Şubeler Platformu, Demokrasi Platformu ve Emek Platformu aracılığıyla da yardımlar yapıldığının duyurulduğu raporda, 300 kadar kamu çalışanın yaşamını yitirdiği ve bunun 180 kadarının eğitim emekçisi olduğu bildirildi.
Deprem bölgesindeki binalarda yıkılmışlık oranının yüzde 39, hasarlı bina oranının yüzde 39, tamamen sağlam bina oranının ise yüzde 17 olduğunun açıklandığı raporda, bölgede 91'i ağır, 59'u orta, 49'u hafif olmak üzere toplam 259 kadar hasarlı okul sayısı tespit edildiği bildirildi.
Hasara uğramış okulların eğitim-öğretime açılmaması gerektiğinin vurgulandığı raporda, bu konuda üniversiteler ile meslek kuruluşlarının işbirliği içinde olması istendi. Raporda, ülke içinde toplanan yardımlar ile ülke kaynaklarının yerinde değerlendirilmesinde şeffaf olunması gerekliliğine dikkat çekildi. Mağdur olan öğrenci ve eğitim çalışanların nakil işlemlerinin ön koşulsuz yapılmasının, istedikleri yerde konut edinmelerinin sağlanmasının, eşya tazminatı ödenmesinin, öğrencilere karşılıksız burs verilmesinin istendiği raporda, Eğitim-Sen'in çocuklar ve öğretmenlerin rehabilitasyonu için AÇEV'in desteğiyle bir eğitim programı hazırlayacağı duyuruldu. Program kapsamında deprem bölgesinde 1500 öğretmenin eğitileceğinin bildirildiği raporda, depremden zarar gören eğitim çalışanlarına yardımların devam edeceği kaydedildi.
www.evrensel.net