Barış için yürüyecekler

15 yıldan beri savaşta çocuklarını yitiren Barış Anaları İnisiyatifi, 4 Ekim'de Diyarbakır'da başlayıp 6 Ekim'de Ankara'da bitecek olan bir "Barış Yürüyüşü" düzenliyor.

Barış için yürüyecekler
15 yıldan beri süren savaşta kızlarını ve oğullarını yitiren ve artık savaş istemeyen Barış Anaları İnisiyatifi çocuklarının kendilerinin ödedikleri bedeli ödemeden büyümelerini istedikleri için 4 Ekim'de Diyarbakır'da başlayıp 6 Ekim sabahı Ankara'da bitecek olan bir "Barış Yürüyüşü" düzenlediklerini açıkladılar. Dün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde Zeliha Yıldız Görer'in yaptığı bir basın açıklamasıyla yürüyüşlerini kamuoyuna duyuran Barış Anaları demokrasinin beşiği olan toprakların derin acılardan sonra yeniden barışa kavuşma şansını yakaladığını söylediler.
Toplumsal barışa katkı için
Yaşananların kendilerine güçlenmenin yolunun, birbirlerinin farklılıklarını kabul eden toplumsal bir barıştan geçtiğini gösterdiğini açıklayan Görer, "Yüreğimiz artık acıları kaldırmıyor. Tarihi, her türlü bedeli ödeyerek biz analar yazdık" dedi. PKK Genel Başkanı Abdullah Öcalan tarafından gerçekleştirilen çalışmaların gerçek yansımasına kavuştuğunu söyleyen Görer, yapılan açıklamaların toplumsal barışın önünü açtığını belirterek "Toplumsal barışın hayata geçmesine katıkısı olacağına inandığımız için barış yürüyüşü etkinliğimizi planladık" dedi.
Yol planı
Barış Anaları İnisiyatifi'nin Barış Yürüyüşü, 4 Ekim sabahı Diyarbakır'da başlayacak. Buradan otobüslerle hareket edecek olan analar önce Urfa'ya sonra da Gaziantep'e uğrayacaklar. Oradan Adana'ya geçerek geceyi orada geçirecek olan analar buradan da kitlesel bir karşılamanın olacağı Mersin'e geçecekler. Burada biraz dinlendikten sonra analar İstanbul ve İzmir'den karşılamaya gelen birer otobüs ve Adana'da kendilerine katılan bir otobüsle aynı zamanda Ankara'da olacaklar. Barış Yürüyüşü TBMM Başkanlığı'nın ziyaret edilip toplumsal taleplerin yer aldığı mektubun sunulmasından sonra sona erecek. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İHD: İhlaller hız kesmiyor
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi'nce her cumartesi, "Çetelere, savaşlara, saldırılara karşı" düzenlenen oturma eylemine dün devam edildi. 95'inci haftada bir araya gelen insan hakları savunucuları; insan hakkı ihlallerinin köyler, kentler, işyerleri ve cezaevleri dahil hayatın sürdüğü her yerde devam ettiğini bildirdi. İHD Ankara Şube Genel Sekreteri İlhami Yaban ise, yaptığı konuşmada, 95'inci haftayı bulan eylemlerine karşın düşüncenin halen suç kabul edildiğini söyledi.
Düşünce özgürlüğüyle ilgili yıllardır aktif olarak çalıştıklarını dile getiren Yaban, yaşanan AGİT ve AB süreçleri dolayısıyla devletin göstermelik, aldatma amaçlı bir tavır içine gerdiğini ve Sosyolog-Yazar İsmail Beşikçi'nin ardından şimdi de Akın Birdal'ı tahliye ettiğini ifade etti. Yaban, Birdal'ın daha evvelki raporlarının yine aynı makamlarca reddedildiğine dikkat çekti. Yaban, İHD'nin "infazcı-yok edici" bir mantık taşıyan idam kararına karşı yürüttüğü çalışmaları da hatırlattı. Türkiye'de hızlı bir barış sürecinin yaşandığını ifade eden Yaban, "Bize düşen buna katkı sunmak. Kürt sorununun çüzümü böyle mümkündür" dedi.
Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde yaşanan sorunlarla ilgili söz alan bir tutuklu yakını ise, 2 Eylül'den bu yana görüş yasağı uygulandığını dile getirdi ve "Çocuklarımızı biz alın terimizle büyüttük. Onları zengin masalarında büyütmedik. Onları hücrelere tıktırmayacağız" dedi.
Diğer bir tutuklu yakını Abdullah Soner ise Çankırı Cezaevi'yle ilgili bilgi verdi. "Çocuklarımızı tahrike çalışıyorlar. Sonra da hücrelere tıkacaklar. Bizler barış içinde yaşamak istiyoruz. Ancak adalet yoksa barış da yok" diyen Soner, cezaevine nevresim bile almadığını kaydetti. "Devrimci tutsaklar onurumuzdur", "Görüş hakkımız engellenemez", "Hücre tipi insanlık suçudur" ve "Sevim Erol ve Ali Kandemir serbest bırakılsın" dövizlerinin taşındığı eylemde, İHD Ankara Şube Cezaevi Komisyonu da cezaevleriyle ilgili bilgi verdi. Yapılan açıklamada, 24 Eylül 1996 tarihinde Diyarbakır Cezaevi'nde 10 PKK'li tutuklunun ölümüyle sonuçlanan katliama değinilerek, sorumluların halen yargı karşısına çıkartılmamış olduğuna dikkat çekildi.
Son 7 ayda cezaevlerinde tedavileri engellendiği için 4 tutuklunun yaşamını yitirdiği kaydedilen açıklamada, birçok cezaevinde en insani taleplerin dahi karşılanmadığı vurgulandı. Ankara Merkez Kapalı, Buca ve Malatya cezaevlerinde halen süren huzursuzlukların bulunduğu dile getirilen açıklamada, Eskişehir Özel Tip Cezaevi ile Kartal Soğanlık cezaevlerinin derhal boşaltılıp kapatılması ve hücre tipi cezaevi inşaatlarına son verilmesi istendi. Eylem, "Anaların öfkesi katilleri boğacak", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek", "Yaşasın halkın adaleti" ve "Tutsaklara uzanan elleri kırdık, kıracağız" soganlarının atılıp, hak ihlallerinin alkışlarla protesto edilmesiyle sona erdi.
www.evrensel.net