Kira zamları bel büküyor

Sonbaharla beraber kira zammı sezonu da başladı. Ancak kiralara gelen zamlar zaten yoksulluk sınırının altında yaşayan insanları güç duruma sokuyor.

Kira zamları bel büküyor
Muzaffer Özkurt - Çiğdem Doğan
Sonbahara girmemizle beraber ev kiraları da artmaya başladı. Özellikle deprem felaketinin ardından kiralar neredeyse yüzde 100 artış gösterdi. Emlakçılar taleplerin çoğalmasıyla kiraların da arttığını ve meydanın fırsatçılara kaldığını belirtiyorlar. Şu an Zeytinburnu gibi semtlerde kira fiyatları 60 milyondan 90-100 milyona kadar çıkarken bu rakam 3 odalı evler için 150 milyona kadar yükseliyor. Depremde en fazla zarar gören Avcılar'da da durum farklı değil.
Burada da kiraların artış oranı hem yeni döneme girmenin hem de depremin etkisiyle yüzde 100'ü buluyor. Böylece burada kiralar iki odalı evler için 80 ile 120 milyon arasında değişirken üç odalı evler ise 150 ile 200 arasında bulunuyor. Avcılar merkezden uzaklaştıkça kiralar biraz daha ucuzlasa da yine de el yakmaya devam edyor. Evlerin kaloriferli olması durumunda ise kira 20-30 milyon lira daha fazla oluyor. Bu durum zaten geçim sıkıntısı yaşayan işçileri ve emekçileri iyiden iyiye yoksulluğa doğru itiyor.
İnsanlar artık bir veya iki kişinin çalışmasıyla geçinilmeyeceğini söylüyorlar.
Gerek asgari ücrete ve gerekse diğer çalışanların ücretlerine komik zamlar yapılırken kiraların bu kadar artması tepkiye yol açıyor. Zaten otomatiğe bağlanmış olan benzin zammıyla her türlü mala sürekli zam gelirken kira zamları da bu durumu daha da katmerleştiriyor.
'Fakiri düşünen yok'
Bu duruma tepki gösterenlerden birisi de Mehmet Özdemir. 55 yaşında işçi emeklisi olan Özdemir önce bizimle konuşmaktan çekiniyor. Ancak kiralar üzerine konuşmak istediğimizi söyleyince bir dokun bin ah işit misali başlıyor anlatmaya: "Ne diyeyim günün şartlarına göre isteyen istediği fiyatı istiyor. Kirayı vermek mecburiyetindeyiz, sokakta yatmamak için. Artık bir kişinin çalışmasıyla dört kişi geçinemez. En az 3 kişinin çalışması lazım ki bir kişinin maaşıyla kira ödensin diğerlerininki ile de aç karnımızı doyuralım." 20 sene işçi olarak çalıştığını dile getiren Özdemir emeklilik yaşının 62'ye çıkartılmasına da tepki duyuyor. Kendisinin geçim sıkıntısı nedeniyle iş aradığını belirten Özdemir, halen bir iş bulamadığından şikâyet ederek "İşgüvencesi yok. İşveren 60 yaşında bir işçi çalıştırmaz. Bu durumda kimse emekli olamaz. Kimse fakiri düşünmüyor" diyor.
'Verdiklerini geri alıyorlar'
Manavda alışveriş yaparken yanına gidiyoruz Mevlüt Karaca'nın. Karaca 67 yaşında ve Bağ-Kur emeklisi. "Elimizde bir şey kalmadı ki" diyor Karaca ve devletin buna bir çare bulması gerektiğini söylüyor.
Emekli maaşınan 50 milyon lira olduğunu ve buna zam gelmediğini belirten Karaca, kiraların alıp başını gittiğinden şikâyet ediyor. Aldığı maaşla geçinmesinin imkânsız olduğunu anlatan Karaca, "Maaş 50 milyon, kira 100 milyon gel de geçin" diyor. Kendilerine yapılan zammın da iki ay sonra geri alındığına dikkat çekin Karaca, "Bize yüzde 20 zam yapıyorlar iki ay geçmeden her şey pahalanıyor ve bize verdikleri zamdan daha fazlasını geriye alıyorlar" diyerek çaresiz olduğunu söylüyor.
'Korktukları eve giriyorlar'
Yolda çocuklarına bakarken görüyoruz Türkan Orhan'ı. Kendisi Kürt olan Orhan'la Kürtçe konuşarak anlaşabiliyoruz. Mardin'den gelmişler bir umut için ama burada da kocası hastalanmış ve yatalak olmuş. Şu an 10 çocuğu olan Orhan "Geçimimizi 3 küçük kızım çalışarak sağlıyor. 40, 50 ve 55 milyon lira alıyorlar" diyor ve paraları olmadığı için memleketlerine dönemediklerini belirtiyor.
Şu an yaşadıkları evin deprem sonrası çatladığını anlatan Orhan buraya 60 milyon lira kira verdiklerini söyleyerek "Girmeye korkuyoruz, ama başka çaremiz yok. Kiralar çok yüksek, oysa bizim memlekete dönecek kadar bile paramız yok. Mecbur bekliyoruz ama ne yapacağımızı bilemiyoruz" diyor.
www.evrensel.net