Davalar açılıyor ama delil yok

Davalar açılıyor ama delil yok

Depremin hemen ardından 200 avukatla deprem bölgesinde çalışmalara başlayan İstanbul Barosu, uzman bilirkişi bulma konusunda zorluklar yaşıyor. Baro yetkilileri, alınan sonuçların sağlıklı olduğuna inanmadıklarını söylüyorlar.

Davalar açılıyor ama delil yok
Sibel Hürtaş
17 Ağustos depreminden sonra Gölcük, Yalova, Değirmendere ve İstanbul'da hukuk masaları açan İstanbul Barosu, açılacak davalar için bilirkişi ve delil sıkıntısı yaşıyor.
Uzman bilirkişi bulmak ve delil toplamak amacıyla gereken araçlar için yaptıkları bütün başvuruları cevapsız kalan baro yetkilileri, enkaz altından örnek parça almaya yarayan "karot" adlı aracı kendi olanaklarıyla satın almak zorunda bırakıldı. "Sosyal devletin yapması gerekenleri biz kendi imkânlarımızla yaptık" diyen baro yetkilileri, daha önce yaptıkları açıklamalarla da devletin, özel mülkiyetteki binaların enkazlarının kaldırılarak delillerin yok edilmesine seyirci kalmasından şikâyetçi olmuştu.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Alıcı, gazetemize konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bilirkişi bulma konusunda zorluklar yaşadıklarını, yardım istedikleri meslek odalarının ise bu konuda ağır davrandıklarını belirtti.
'Delillerden emin değiliz'
Baro yetkilileri, yıkımların gerçek nedeninin bulunabilmesi için enkazlardan alınan örneklerden elde edilecek verilere ihtiyaçları olduğunu vurguluyorlar. Ancak çalışmalar sırasında bu verilerin elde edileceği araçlar sağlanmamış. Bu konudaki tüm girişimleri olumsuz sonuçlanan baro avukatları, ellerinde bu delillerin önemli bir bölümü olmadan davalara yardımcı olmaya çalışacak.
Baronun delil tespit çalışmaları hemen hemen bitmiş durumda. Ancak yetkililer bulunan delillerin sağlıklı olduğuna inanmadıklarını belirtiyorlar. Bilirkişi ve araç yokluğundan şikâyet eden İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Alıcı, aslında deprem bölgesinde bulunan savcıların da deprem için anında dava açmaları gerektiğini, fakat bu kurumların halktan gelecek başvuruları beklediğini kaydetti.
Deprem bölgesinde günde 150-200 depremzedenin başvurduğu İstanbul Barosu masalarında 200 avukat görev alırken, Alıcı, başvurularda yaşanan sorunları, ilk kez böyle bir deneyim yaşanmasına ve talep çokluğuna bağlıyor. Mevcut bilirkişilerin de yeterli olmadığını sözlerine ekleyen Alıcı, hem işin zorluğundan hem de yasal bağımlılıktan dolayı enkazlar kalkmadan tamamlanmasını istedikleri çalışmaların henüz bitmediğini kaydetti. Araç temininde olanaksızlıklarla boğuşan baronun, Sakarya ve İzmit'te masa açma girişimleri de olumsuz sonuçlandı.
'Yıkılmış işte'
Bilirkişi raporlarının tamamlanmasından sonra sıra ceza davalarına gelecek. Dava aşamalarında ise depremzedelerin kendi avukatlarını tutarak dava aşamalarını izlemeleri gerekiyor. İstanbul Barosu da bu süreçte kendi adına birkaç örnek dava üstlenecek.
Bazı bilirkişilerin ve savcıların olaya "Yıkılmış işte" mantığıyla yaklaştığını belirten Alıcı, birçok bilirkişinin de enkazlara öylesine bakıp geçtiğini söyledi. Alıcı, bazı malzemelerin laboratuvarlarda incelenmeye ihtiyacının olduğunu, ancak bu konuda çok eksik kalındığını söyledi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)'na başvuran İstanbul Barosu, depremzedeler için adli müzarenin (yargı masraflarından muaf olunması) yolunun açılması doğrultusunda başvurularda bulunmuş. HSYK de baronun talepleri üzerinden bir genelge çıkardı. Ancak bu genelgede depremzedelerden ücret alınmayacağı söylense de bu uygulama sadece Yalova ve Gölcük'te gerçekleştirilebildi.
www.evrensel.net