'Ulusal egemenliği tanımıyoruz'

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun açılışında konuşan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, emperyalist işgal ve saldırıların yoğunlaşacağının işaretlerini verdi.

'Ulusal egemenliği tanımıyoruz'
Emperyalist devletlerin dünyanın çeşitli bölgelerine yönelik olarak gerçekleştirdiği askeri saldırı ve işgallerle geçen bir dönemin ardından açılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 'insani müdahale' ve 'ulusal egemenlik' tartışmalarına sahne oldu.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, önceki günkü açılışta yaptığı konuşmada, ulusal sınırların, artık "insani müdahale"nin önünde engel olamayacağını ilan etti. Annan, ulusal egemenlik gibi "geleneksel" argümanların, "insani müdahale gerektiren durumlar" karşısında artık dikkate alınmayacağını söyledi. Kofi Annan, BM Güvenlik Konseyi içindeki bölünmelerin, Ruanda ve Kosova gibi bölgelere "meşru müdahale" gerçekleştirilmesinin önünde engel olduğunu ve hükümetlerin, bu bölünmelere izin vermemesi gerektiğini kaydetti.
Muğlak kavramlar
Açılışın bir hafta öncesinden itibaren, BM'nin "müdahale yeteneğinin artırılması" yönündeki fikirlerini dile getirerek açılış gündemini de belirleyen Annan, "suçlu devlet" yerine "suça eğilimli devlet" kavramını kullandı. Böylece, "insani müdahale" maskesiyle gerçekleştirilecek emperyalist operasyonların kapsamının oldukça geniş olduğu da anlaşılmış oldu. Annan, bu konuda şöyle konuştu: "Suça eğilimli devletler, sınırların mutlak bir savunma olmadığını anlarsa, Güvenlik Konseyi'nin insanlığa karşı işlenen suçları önlemek için harekete geçeceğini bilirlerse, egemenlik zırhının ardına saklanıp icraatlarına devam edemezler. Nerede olursa olsun, insan haklarının, kitlesel ve sistematik bir biçimde ihlal edilmesine izin verilmemelidir."
Fransa, İngiltere, Norveç, Güney Afrika ve Tanzanya liderleri, BM şemsiyesi altında oluşturulan "barış gücü"nün Doğu Timor'a girdiği saatlerde yapılan bu konuşmayı onayladıklarını açıkladılar.
Cezayir'den itiraz
Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika ise, bir devletin rızası alınmadan, o devletin ülkesine uluslararası müdahale yapılmasına karşı çıktı. Buteflika, "Egemenliğimizin altının oyulmasına karşı olağanüstü duyarlıyız; çünkü egemenlik, eşitsiz bir dünyanın kurallarına karşı son savunmamızdır. Ayrıca, Güvenlik Konseyi'nin karar süreçlerine katılabilen bir ülke değiliz" diye konuştu. Cezayir liderinin sözleri, aynı zamanda, başkanı olduğu Afrika Birliği Örgütü'nün görüşü olarak ifade edildi.
Clinton yoktu
Geleneksel olarak açılışın ikinci konuşmacısı olan ABD Başkanı Bill Clinton ise, Yahudi bayramı Yom Kippur nedeniyle konuşmasını bir gün erteledi.
Fransa ve İngiltere'den destek
Güvenlik Konseyi olan Fransa ise, Annan'ın görüşlerine paralel olarak, örgütün, insan hakları ihllallerini önlemede daha aktif olmasını istedi. Fransa Başbakanı Lionel Jospin, "BM'nin görevi devletler arası sorunların çözümüyle sınırlı değildir" diyerek, "her devlet içinde ve gerektiğinde devletlere karşı, insan onurunun korunmasının da BM'nin görevi olduğunu" savundu. "Devlet teşvikli şiddet" kavramını kullanan Jospin, bu tür şiddete karşı uluslararası müdahale ilkesinin ayakta tutulmasını istedi. İngiliz Dışişleri Bakanı Robin Cook da, sözde "insani müdahale" korosuna katıldı. Cook şöyle konuştu: "Soykırım, kitlesel göç veya uluslararası insan hakları yasasının ağır bir biçimde ihlal edilmesine karşı harekete geçme gibi ortak bir sorumluluğumuz var. Bu suçların işlendiğini bilmek ve onlara karşı bir şey yapmamak, bizi de suç ortağı yapar."
Portekiz Devlet Başkanı Jorge Fernando Branco de Sampaio ise, eski Portekiz sömürgesi Doğu Timor'da yaşanan drama dikkat çekti. De Sampaio, BM'nin, Timorluları, kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi için yüreklendirdiğini, ama ardından onları korumadığını belirtti. De Sampaio, "Referandumu örgütleyen BM; nasıl olur da Doğu Timor halkının güvenine ihanet edebilir?" diye sordu.
Güney Afrika Devlet Başkanı Thabo Mbeki de, BM'nin "daha hızlı ve önleyici tarzda" hareket etmesi gerektiğini belirtti. Bu hareketin temelinin BM Tüzüğü'nün 1. maddesi olduğunu kaydeden Mbeki, "Birleşmiş Milletler, kalıcı barışın sağlanmasından sorumludur" dedi.
Bangladeş Başbakanı Sheik Hasina, yoksul ülkelerin durumuna dikkat çekti. Hasina, barışın kalkınma ile ilişkili olduğunu vurguladı ve Batılı ülkelerin BM yardım örgütlerine daha fazla destek olmasını istedi.
Bu liderlerin dışında, Kamboçya, Fiji, Namibya, Gürcistan, Ürdün, El Salvador ve Fildişi Sahilleri liderleri kürsüye çıktı. BM Genel Kurulu açılış konuşmaları, iki hafta sürecek.
www.evrensel.net