Yargıtay Başkanı eleştirilere sert çıktı

Yargıtay Başkanı eleştirilere sert çıktı

ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras başkanlığındaki heyeti kabul eden Yargıtay Başkanı Selçuk, yaptığı konuşmadan ötürü kendisini eleştirenlere tepki gösterdi.

Yargıtay Başkanı eleştirilere sert çıktı
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ve bazı parti yöneticileri, dün Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'u makamında ziyaret ederek, yargı yılının açılışında yaptığı konuşmadan dolayı Sami Selçuk'a teşekkür ettiler. Sami Selçuk, ÖDP'liler ile yaptığı görüşmede, konuşmasından sonra kendisine yöneltilen eleştirilere tepki gösterdi.
Ziyaret sırasında, demokratik ve özgürlükçü bir Anayasa'nın bu ülkenin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini, bu konuda toplumsal muhalefete, parlamento dışı partilere, sendikalara çok büyük görevler düştüğünü ifade eden Uras, "Öyle bir tablo var ki bu ülkede, yıllardır iktidar olanlar sizin sözlerinizi alkışlıyorlar. Bunun çok pişkince olduğunu söylemek gerek. Statükocu bir anlayış, Mustafa Kemal Atatürk'ün saygın kişiliği arkasında Recep Peker çizgisini tekrar hortlatmak istiyor" dedi. ÖDP Genel Başkanı, laikliğin bütün kazanımlarına sahip çıkılmasını istedi.
Eleştirenlere eleştiri
Sami Selçuk, partilerin demokrasinin vazgeçilmez öğesi olduğunu, bunu söylerken de Anayasa yazdığı için değil, demokrasinin çoğulculuğundan kaynaklı olarak dile getirdiğini, partilerle doğrudan ilişkileri bulunmadığını ve yansız bir kuruluş olduklarını söyledi. Selçuk, kimilerinin kendisini bazı kesimlere mal etmeye, özdeşleştirmeye çalıştığını, ancak yanıldıklarını belirterek; "Söylediklerimi, yazdıklarımı iyi okusunlar. Tartışmayı saptırmamak, iyi algılamak gerekir. Kullandığım terimleri özenle seçtim. Konuşmamda bilime dayandım. Onun dışına çıkmam. Kimileri o terimleri kullandı diye terim yasağı koyamaz. Bir zamanlar, ülkü, devrim kelimelerini yasaklamışlardı, ben o dönemde de kullandım. Bunu herkes iyi bilsin" dedi.
6 Eylül 1999'un demokrasi anlayışının 6 Eylül 1998 demokrasi anlayışından çok farklı olduğunu kaydeden Selçuk, kendisinin Atatürk'ün gerçek mirasçısı olduğunu söyledi. "Tartışmayı başka yönlere kaydırıyorlar. Kişinin niyeti, geçmişini araştırmakla olmaz. Ne söyledim, ne konuştum, ne yazdım; bu doğru mu yanlış mı ona bakmak lazım" diyen Selçuk, belki iki saat sonra öleceğini, ancak konuştuklarının kalacağını, konuşmasının doğru olup olmadığı, değer görülüp görülmediğinin kendi bilecekleri iş olduğunu kaydetti.
Kavramların içi boşaltılıyor
Eleştirinin kamusal ahlakın kapsamına girdiğini, Türkiye'nin Sokrates'siz, Dekart'sız, Nobel'siz bir üçüncü bin yıla girdiğini dile getiren Selçuk; kendisinin tartışmaya vesile olduğunu, bu sözleri yıllarca önce yazdığını, ancak güncelleştirdiğini, kavramların içini kimsenin boşaltmaya hakkının olmadığını kaydetti. Selçuk, sözlerini, "Batıdan kavram alıyorsunuz, laikliğin içini boşaltıyorsunuz, kendinize göre laiklik yapıyorsunuz. Çağcıl demokrasi kavramının içini boşaltıyorsunuz, bize göre demokrasi diyorsunuz. Evrensel kavramlar üzerinde kimsenin mülkiyet hakkı yoktur, babasının malı değildir" diye sürdürdü.
www.evrensel.net