Devleti eleştirdi diye sürüldü

Gıyasettin Aslan, kurtarma çalışmaları sırasında hantal kalan devlet ve defterdarlık yetkilileri hakkında televizyon kanallarından demeç verdiği için Kilis'e sürgün edildi.

Devleti eleştirdi diye sürüldü
Şahin Bayar
Gıyasettin Aslan, 7 yıldır Sakarya Defterdarlığı'nda bekçilik yapıyor. Kocaeli merkezli depremde kurtarma çalışmaları sırasında hantal kalan devlet ve defterdarlık yetkilileri hakkında televizyon kanallarından demeç verdiği için deprem karmaşası içinde 'acil' bir şekilde, Kilis'in Musabeyli ilçesine sürgün edildi.
Sendikal çalışmalar nedeniyle kendisi hakkında 15 Haziran'da soruşturma açılarak, 8/1 maaş kesintisi ve 6 aylık fon kesme cezası verildiğini söyleyen Gıyasettin Aslan, Defterdarlık'ın kendisi hakkında, "sakıncalı adam" raporu hazırlayarak Maliye Bakanlığı'na verdiğini belirtti. Depremle birlikte, defterdarlık yetkililerin maliye çalışanlarını yıkık binalara sokmaya çalıştığını ve iki yıkık bina arasına defterdarlık çadırı kurarak ölüme davetiye çıkardığını kaydeden Aslan, bu olumsuzlukları dile getirdiği için, temmuz ayında alınan tayin kararının acele bir şekilde deprem ortasında kendisine ulaştırıldığını ifade etti.
Tehdit ve şantajlarla 8 Eylül tarihinde müdürlük ile ilişkisinin kesildiğini anlatan Gıyasettin Aslan, sözlerine şöyle devam etti: "Deprem sırasında gerek il içinden, gerek il dışından gelen yardımların hesabını sorduğumuz için defterdarlık bizi, provokatör ilan etti. Sürekli 'Aramızda provokatör var' diyerek bizi hedef gösterdi."
Sürekli engellendik
"Daha depremin üçüncü günü çalışanları tehdit ve baskılarla yıkık binalara sokmaya çalıştılar. Çalışanlar da gerek işini kaybetme, gerekse soruşturma korkusu nedeniyle kimisi, akrabasını, kimisini ailesini enkaz altında bırakarak görevlerinin başına geldiler" sözleriyle karşılaştıkları zorlukları anlatmaya devam eden Aslan, eşinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tedavi gördüğünü ve 15 günde bir hastaneye geldiğini söyledi. Eşinin tedavisinin ne kadar süreceğini bilemediğini dile getiren Aslan, Kilis'te bu duruma nasıl bir çözüm getireceklerini de bilmediklerini ifade etti.
"5 ay önce başlatılan bir soruşturma, sırf defterdarın pisliklerini ortaya koyduk diye getirilip önüme konuluyor" sözleriyle öfkesini dile getiren Aslan, depremden 15 gün sonra bölgeye Maliye Bakanlığı'ndan bir heyet geldiğini, bu heyete sorunlarını ve ihtiyaçlarını anlatmaya çalıştıklarını, ancak yine Defterdar Niyazi Musaoğlu tarafından engellenmeye çalışıldıklarını söyledi.
Önce kasalar ve altınlar
Deprem sırasında tamamen yıkılarak hizmetdışı kalan Bulvar Cebesoy Vergi Dairesi'nde Ali Özdemir adlı bir maliye emekçisinin, ancak depremin beşinci gününde enkazın altından çıkarılabildiğini ifade eden Aslan, "Bizim ve ailesinin bütün feryatlarına rağmen, 'Bu adam zaten ölmüş' denilerek enkazın altından önce maliyenin kasaları çıkarıldı. Çöken Maliye binalarının altında aynı zamanda kuyumcu dükkânları vardı. Defterdar bunlarla işbirliği yaparak önce onların mallarını enkazın altından çıkardı. Arkadaşımızın ölümünden Defterdar Niyazi Musaoğlu sorumludur. Eğer depremin ilk günü kurtarma çalışmalarına başlansaydı belki Ali arkadaşımız şimdi aramızda olacaktı" diye anlattı.
Depremde her şeyini kaybeden Vergi Denetmeni Zepnep Akar ise ihtiyaçlarının giderilmesi için defterdarlığa gittiği sırada, bizzat defterdar tarafından kovulduğunu dile getirerek, "Adapazarı'nda kamu kurum ve kuruluşları depremde zarara uğrayan çalışanlarına 2-3 maaş yardımı yaparken, bu yardım bizde olmadı. Aksine bizim cebimize el atıldı. Maliye çalışanları halen yıkık binada hizmet veriyor. Çalışanlar, oraya girip çıkınca sinir krizi geçiriyor" diye konuştu.
www.evrensel.net