Sesli düşünmek

Sesli düşünmek

Bugünlerde sesli düşünmek şu bakımdan da önemli: Halkın, depremzedelerin, çok mu çok acil yardıma ihtiyacı var.

Sesli düşünmek
Nafiz Özbek
Deprem "Böyyük Türkiye Devleti"nin kafasını yardı. Can havliyle siyasiler sağa sola sataşmaya başladılar; "Yunan kanı istemeyiz", "Dış ülkelerin sağlık yardımına ihtiyacımız yok" gibisinden şovenist, ırkçı ve kafatasçı lafların etkisi daha bitmeden, sıraya birçok gönüllü sivil yardım ekiplerinin parasına el koymak, somut yardımları engellemek, depremzedelere uzanan elleri baltalamak girdi. Verilen bilgilere göre, merkezi "Kriz Masası"nın izin vermediği yardımların hiçbiri "yasal" sayılmıyormuş. Anlaşılan burada da amaç, "Susurluk" örneği, tüm yardımları belli kasalara kanalize etmek. Ve burada da "merkeziyetçi" zihniyetin inadına geçerliliğini korumaya devam ettiğini görüyoruz.
Öyle ya "Orta Asya", "Cengiz Han", "Turan", "Türk" gibi örgütlenmeler de her zaman "merkeziyetçi" değil miydi? Şu anda yayılmaya çalışılan zihniyet de bu değil midir? Bu anlayışta devletin, vatandaşına ve yerel birimlere hiç güveni yoktur. Aslında yerel birimler de buna hazırlanmamıştır. "Merkeziyetçi" yapı ve "emir-komuta zinciri" yüzyıllardan bu yana bir şeytan çemberi gibi sarmalamıştır Anadolu halkını.Oysa "merkeziyetçi" çözüm, çağın hiçbir sorununa çözüm olmadığı gibi, özellikle felaket ortamlarında da çözüm olmaktan çok uzaktır. En azından böylesi ortamlarda yerel sivil savunma örgütlerinin yardımlaşması büyük anlam taşır. Sivil savunma örgütleri, kendilerine özgürlük tanındığı ve olanaklar yaratıldığı ölçüde, çok daha etkin olabilirler. Bunun dünyada pek çok örneği vardır. Deprem yerine devletden çok daha önce gelen "AKUT" da somut bir örnektir.
Bugünlerde sesli düşünmek şu bakımdan da önemli: Halkın, depremzedelerin, çok mu çok acil yardıma ihtiyacı var. Hal böyleyken devlet, beton kalıplara dökülmüş ve nerdeyse her yönüyle köhnemiş kolunu kanadını ayakta tutmayı niçin daha önde tutuyor? Bu tutum ve davranış onbinlerce ölünün cesetleri üstünde tepinmek ve yüzbinlerce aç ve açıkta kalan vatandaşa ihanet etmek değil de nedir? Niçin bu ağır depremin açtığı gedik bile siyasi ideolojiye alet edilmek isteniyor? Şu anda deprem için toplanan yardımların, birçok karanlık kanallara aktığına ileri tarihlerde şahit olursak hiç şaşmayalım.
Yardımlar, tüm bürokrasiden arınmalıdır. Tüm resmi kurumlar, vatandaşa uzanan yardım ellerine saygıyla sarılmalıdır. Çünkü Anadolu halkı, kültürel ve sosyal yapısı ile, dünyada dara düşen herkese yardım elini uzatmaktan geri durmayacaktır. Vatandaşın, devlete olan güveni kökünden sarsılmıştır. Halkın geleceğine daha iyi yön verecek güçler işbaşına! Düşünceler sese dönüşmelidir!
www.evrensel.net