Adana

Adana'ya ne yapıldı ki Marmara'ya da yapılsın?

Depremde zarar gören bölgelerden biri olan Ceyhan'ın Burhaniye Mahallesi'nde ilk dikkati çeken binalardan biri Özlem Apartmanı. 10 katlı ve her katında 4 daire olan apartmanın kolon demirleri depremde dışarıya fırlamış ve halen öyle duruyor.

Adana'ya ne yapıldı ki Marmara'ya da yapılsın?
Kamil Şanverdi - Meral Muhacir
Marmara depremi Adanalı depremzedelerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu, ama devlet ve belediye, 15 aydır hemen hiçbir yardım alamayan depremzedelerle ilgilenmemekte kararlı görünüyor. Adana depremi ve sonrasında yaşananlar, bugün düşünüldüğünde aslında bir soruyu ve cevabını beraberinde getiriyor. 146 kişinin öldüğü Adana depreminin yarattığı zarar bunca zamandır karşılanmamışsa, binlerce kişinin öldüğü Marmara depreminin 15 ay sonrasında durum ne olacak? Cevabı bugün pek çokları kabullenmek istemeyebilir, ama Adana'da yapılacak küçük bir gezi, durumun netliğini açıkça göz önüne seriyor.
Depremde zarar gören bölgelerden biri olan Ceyhan'ın Burhaniye Mahallesi'nde dolaşıyoruz. İlk dikkati çeken binalardan biri Özlem Apartmanı. 10 katlı ve her katında 4 daire olan apartmanın kolon demirleri depremde dışarıya fırlamış ve halen öyle duruyor. Apartmanda yaşayanlarla görüşmek istiyoruz, ama daha önce benzer durumda olup da basına konuştukları için tehdit edilenleri bildiklerinden olsa gerek durumlarını anlatmak istemiyorlar. Mahallede ilerlemeye devam ediyoruz. Yol üstündeki bütün apartmanlarda çatlaklar var. Sanki deprem yeni olmuş gibi hissediyorsunuz. Binaların iç kısmındaki çatlaklar ise daha korkutucu. Anıl Apartmanı'na yaklaşıyoruz. İkinci kat balkonunun bir bölümü birinci katın balkonuna sarkmış durumda. Apartman sakinleri isim vermekten kaçınırken, kirada oturduklarını ve hiçbir yardım alamadıklarını söylüyorlar. ODTÜ'den mühendislerin gelip tabela astıklarını ve evlerini oranacaklarını söylediklerini, ancak daha sonra kimsenin gelmediğini belirtiyorlar. Hakkında daha önce çeşitli haberler yayınlandığı için apartmanın yakında yıkılacağını düşünüyorlar. "Evimiz yıkılırsa gidecek yerimiz de yok. Bütün gün korkuyla yaşıyoruz, fakat yapacak bir şey yok" diyorlar.
Burhaniye Mahallesi'nden Cumhuriyet Mahallesi'ne gdiyoruz. Buradaki görüntüler daha korkunç. Apartmanların alt katları ve merdivenler boyunca çatlaklar çok fazla. Koza apartmanı A Blok'ta oturanlardan Emine Dayan, bundan sonra herhangi bir müdahale ya da yardım yapılacağına inanmadığını söylüyor. Binanın 'orta hasarlı' olduğuna dair raporu olduğu halde hiçbir şey yapılmadığını belirten Dayan, Marmara'daki depremzedelerin başına da aynı şeylerin geleceğini söylüyor. Dayan, "15 aydır buraya hiçbir yardım yapmadılar ki binlerce evin yıkıldığı Marmara bölgesine yapsınlar. Yardım yapmadıkları gibi üstüne bir de bizi borçlandırdılar" diyor. Seçil Apartmanı'nda market işleten Korkmaz Akın ise, uzmanların marketine gelip kırmızı çizgiler çektiğini, fakat daha sonra hiçbir şey yapılmadığını söylüyor. Devletin yardım sözlerine inanmadıklarını belirten Akın, "Şimdi Marmara Bölgesi'nde de aynı sözleri veriyorlar, ben inanmıyorum. 30 yıl önce Sivas'ta yaşanan depremin yardımları daha yeni yapılıyor, eğer yapılsaydı buraya yapılırdı" sözleriyle anlatıyor güvensizliğini. Akın, kaymakamla görüşmek için randevu aldıklarını, ancak yanına gittiklerinde kaymakamın yerinde bulunmadığını anlatıyor. Aynı apartmanda oturan İSDEMİR emeklisi bir işçi ise, 1 kuruş para alamadıklarını ifade ederken, ismini, 'başı belaya girmesin diye' vermek istemiyor. Apartmanı taşıyan kolonların patlak olduğunu ve en ufak bir sallantıda yerle bir olacaklarını söyleyen emekli işçi, yardım yapılacak diye 750 milyon liralık senetler imzaladıklarını, fakat hiçbir yardım göremediklerini söylüyor. Emekli işçi, "Marmara Bölgesi'nde binlerce bina yıkıldı, devlet yetkilileri yaraları saracaklarını söylüyorlar. Ceyhan'da bu kadarcık binayı tamir etmeyen devlet oradaki binlerce binayı nasıl tamir edecek, yaraları nasıl saracak? Devlet diye bir şey kalmamıştır" diyerek televizyon ve gazetelere uygulanan sansürü de kınadığını söylüyor. Koza Apartmanı'nda oturan Ahu Mural ise uzmanların, en küçük bir depremde bütün apartmanların yerle bir olacağını belirtiyor. Son olarak yetkililerin üç ay önce geldiklerini ve daha sonra hiç uğramadıklarını belirten Mural, "Ne kendileri tamir ediyor ne de bizim tamir etmemize izin veriyorlar. Bu binada tek biz kaldık, kimisi köyüne gitti, kimi de kiraya çıktı, ama biz çıkamadık" diyerek bitiriyor sözlerini. Bütün anlatılanların, Marmara'nın 15 ay sonrası hakkında bir 'öngörü'de bulunulabilmesi için yeterince bilgi verdiği açık değil mi?
www.evrensel.net