İşgüvencesi yasasına 'uzlaşma' engeli

Çalışma Bakanı Okuyan, işgüvencesi yasa taslağını Meclis'e getirmek için, 'işçi ve işveren kesimi arasında uzlaşma' sağlanmasını şart koşuyor.

İşgüvencesi yasasına 'uzlaşma' engeli
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, haksız iş akdinin feshi ve ilk kez toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunan işyerlerindeki işçilerin sendika üyesi olması nedeniyle işten çıkarılmalarının önlenmesi amacıyla hazırladığı yasa taslağını Meclis'e getirmek için 'uzlaşma' şartı getirdi. İşçi ve emekçilerin en önemli talepleri arasında yer alan işgüvencesinin sağlanması için yasal düzenleme yapılması, patronlar tarafından 'kıdem tazminatının kaldırılması' için gerekçe haline getirildiğinden, böyle bir uzlaşmaya gidilmesi mümkün gözükmüyor. Bakanlığın hazırladığı yasa taslağını 'işçi ve işveren kesimlerinin uzlaşmasının ardından Meclis'e getireceği'ni açıklaması ise yasayı çıkarmamak için bulduğu yol olarak beliriyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, işgüvencesine ilişkin hazırladıkları ön yasa taslağını tamamladıklarını belirterek, bu konuda işçi ve işverenin uzlaşmasını beklediklerini söyledi. İşveren kesiminin, işgüvencesine karşılık, kıdem tazminatının kaldırılmasını gündeme getirdiğini anlatan Okuyan, "İşçi ve işveren bu konuda ortak bir noktada buluşabilirlerse, biz bu yasa taslağını en kısa sürede Meclis'e sevk ederiz" dedi. Yaşar Okuyan'ın bu açıklaması, patronların işgüvencesi yasa taslağını da tıpkı işsizlik sigortası gibi kıdem tazminatının kaldırılması için pazarlık konusu yapacaklarını gösterdi.
Taslakta neler var?
Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa taslağında, 1475 sayılı İş Yasası ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt yasalarında değişiklik yapılması öngörülüyor.
Yasa taslağı ile 1475 sayılı İş Yasası'nın 13. maddesinde yapılan düzenleme ile iş akdinin feshinde ispat yükünün yer değiştirilmesi benimseniyor. Yürürlükteki mevzuata göre, iş akdinin feshine ilişkin davalarda, iş akdinin haksız nedenlerle feshedildiğini kanıtlama yükümlülüğü işçiye aitken, taslakta iş akdinin haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıt yükümlülüğünün işverene ait olması öngörülüyor.
Yasa taslağında 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası'nda da değişiklik yapılması esas alınarak, sendikalaşan işyerlerinde yasadışı olarak işlerine son verilen işçilerin işgüvencelerinin sağlanması da amaçlanıyor.
Taslakta, 2822 sayılı yasada yapılacak değişiklikle, ilk kez sendikalaşan işyerlerinde, işverenin işçi sendikasının çoğunluğunu yitirmesini sağlamak amacıyla, kanunsuz olarak işçi çıkarması durumunda, işçilerin veya sendikanın başvurusu üzerine iş müfettişinin konuyu incelemesi öngörülürken, müfettişlerin bir ay içinde yapacağı incelemeyi sonuçlandırması ve sonucu işçiye veya ilgili sendikaya bildirmesi benimseniyor.
Taslağa göre, inceleme sonucunu alan sendika üyesi işçi veya üyesi bulunduğu sendika, işçinin işe iade edilmesi talebiyle 6 işgünü içinde, işçinin işe iade edilmesi talebiyle İş Mahkemesi'ne başvurabilecek. Mahkeme, iş akdi feshinin sendikaya üye olması nedeniyle yapıldığı yönünde karar verirse, bu kararı alan işçi, 6 işgünü içinde işe başlamak zorunda olacak. İşveren, iş mahkemesinin kararına karşın, işçiyi 1 ay içinde işe başlatmazsa, işçiye bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödeyecek.
www.evrensel.net