Çadırkentte sünnet şöleni

Geçtiğimiz günlerde bir 'gelin veren' ve 'Emek' adı verilen bir bebeğin dünyaya geldiği Derince Emek Çadırkenti'nde, önceki gün de iki çocuk sünnet edildi. Aileler, "Hayat devam ediyor" diyor.

Çadırkentte sünnet şöleni
Serpil İlgün
8 Eylül sabahı, günlük temizlikler daha bir erken başlıyor Derince Emek Çadırkenti'nde. Sünnet var bugün. Çadırkentin konukları olacak. Çadır önleri daha bir itinayla süpürülüyor. Çamaşırlar daha bir erken yıkanıyor. Çöpler daha bir özenle toplanıyor. Güneş de hazırlıklara katkı sunmak ister gibi, son günlerin en sıcak haliyle parlıyor depremzedelerin üzerinde. Sünnetin yapılacağı yerin üzerinin brandayla kaplanmasında görevlilerle birlikte çadırkent gençleri de canla başla çalışıyor. Halılar seriliyor, göz nuru işlemelerle bezenmiş sünnet yatağı kuruluyor. Bir yanda da 7'den 70'e onlarca kişi çadır süslemesini yapıyor. Çocuklar ve gençler balonları şişirirken, büyükler dekorasyonla ilgileniyor.
Biraz sonra sünnet olacak 12 yaşındaki Kubilay Belirmiş, ya hazırlıkları gözlüyor ya da çadırkentte arkadaşlarıyla birlikte dolanıyor. Depremden sonra arkadaşlarından haber alamadığını anlatan Kubilay, "Sünnetimin biraz daha eğlenceli olacağını düşünmüştüm, ama bu olaydan sonra istemiyorum" diyor. Deprem korkusunu taşımadığını söyleyen Kubilay, heyecanlı olmadığı iddiasında.
'Hayat mecburen devam ediyor'
Sünnet hazırlıklarını izleyen Baba Abdullah Belirmiş buruk. Depremden önce 29 Ağustos olarak belirledikleri, hatta davetiyelerini bile bastırdıkları sünnetin bugün gerçekleştirilmesi için "Nasip böyleymiş" diyor. Hasar gören evlerinin önünden ayrılmak istemediklerini, bu nedenle de Emek Çadırkenti'nde kalmadıklarını anlatan Belirmiş, duygularını şu sözlerle aktarıyor: "Çadırkenti kuran EMEP'li arkadaşlar sağ olsunlar, destek verdiler, yardımcı oldular. Biz de burada yapmaya karar verdik. Bu bambaşka bir ortam. Bunun da bir anısı olur diye düşündüm. Eşimize dostumuza da haber verdik. Sağ olsunlar geldiler."
Hazırlıklarla ilgilenen iki çocuk annesi Şenay Belirmiş, sünnetle farklı bir ortam yaratarak, çocukları deprem psikolojisinden uzaklaştırmak istediklerini söylüyor. "Hayat mecburen devam ediyor. Yiyoruz, içiyoruz, oturuyoruz, konuşuyoruz. Gülmeye bile başladık. Yaşam devam ediyor, edecek de. Ama bu yaralar sarılacak mı onu bilmiyorum." 17 yaşındaki kızı Özge Belirmiş'in depremzedelere yardım amacıyla Yalova'da bulunduğunu, bu nedenle de törene katılamadığını belirten Şenay Belirmiş, depremden sonra da hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıyor: "Acılar çok kötü. Daha çok önlem alınmalı. Devlete çok iş düşüyor. Gerek yok bu kadar ölüme, acıya. Niye bu kadar çok insan kaybetseydik ki, niye bu kadar acı çekseydik ki! Sanırım bundan sonra da aynı şeyleri yaşayacağız. Bir bilim adamı 'Deprem insanı öldürmez, insanı binalar öldürür' demişti. Binalar öldürmeye devam edecek."
Hazırlıkların tamamlanmasının ardından Kubilay'ın anne babası, kirvesi Derince Emek Çadırkent Yönetim Komitesi Üyesi Hamza Tekçe, yakınları, çadırkentliler ve gazeteciler eşliğinde sünnetin yapılacağı Sınır Tanımayan Doktorlar'a bağlı Yunan gezici hastanesine doğru ilerliyorlar. Kubilay burada gazetecilere demeçler vererek, korkmadığını tekrarlıyor. Sonra operasyon için anne babasıyla birlikte içerde kendisini bekleyen SES Kocaeli Şube Başkanı Dr. Güner Kizir'in yanına gidiyor.
Ulutan'a sürpriz!
Dışarda Kubilay beklenirken, bir sürpriz oluyor ve sünnet kıyafetleri içinde 12 yaşındaki Ulutan Dilek anne ve babasıyla birlikte görünüyor. Ulutan'ın ve annesinin yüzünde son anda alındığı belli olan kararın şaşkınlığı var. Baba Yusuf Dilek, baş sağlığı ziyareti için geldikleri çadırkentte, sünnet olacağını öğrenince, Ulutan'ı sünnet etmeye karar verdiklerini söylüyor. Sünnet tarihini çok önce belirlediklerini ancak deprem nedeniyle yapamadıklarını belirten Dilek, "Bir yanda acı, bir yanda sevinç. Ama hayat devam ediyor" diyerek, duygularını aktarıyor.
Derken Kubilay, uzun sünnet gömleği ile kapıda görünüyor. Alkışlar arasında çadıra doğru ilerleyen Kubilay, "acımadığını" söylüyor. Az sonra gelecek olan Ulutan'a da sünnet yatağında yer açılmış. Daha sonra sünnet çocuklarına takıları takılıyor. Palyaçonun da gelmesiyle Ulutan ve Kubilay'ın etrafındaki bir sürü çocuk için coşku doruğa çıkıyor.
www.evrensel.net