Başka çocuklar ölmesin diye!

Elazığ'da boş bir alanda top mermisinin patlaması sonucu ölen çocukların aileleri, İHD Elazığ Şubesi'nin Hukuk Komisyonu'yla birlikte, hukuk savaşı başlattı.

Başka çocuklar ölmesin diye!
Bülent Bozkurt
Onlar, "Mayına basan çocuk parçalandı", "Top mermisi patladı ... çocuk öldü", "Askerlerin sorumsuzluğu üç can aldı" başlıklı haberlerin ajanslardan sıkça geçtiği bir bölgenin çocuklarıydı. Ve bir gün oyun oynamak için gittikleri 8. Kolordu Komutanlığı atış poligonunda meydana gelen patlama sonucu, benzeri başlıklarla duyuruldu ölümleri Türkiye'ye. Elazığ'ın Yıldız Bağları Mahallesi'nde yaşayan Fırat Çiçek (13), Onur Şahin (13), Sedat Karakoç (15), atış poligonunda, üzerinde, buldukları cevizi kırmaya başladıkları top mermisinin patlaması sonucu, daha 13 yaşında iken hayata veda ettiler; tarih 1 Ağustos 1999'u gösterirken, bölgede yaşayan yüzlerce akranı gibi, özlemlerini geride bırakarak. Şimdi onların ardından çetin bir hukuk mücadelesi başlıyor, başka çocukların da yaşamları yarım kalmasın diye...
İdari başvuru yapılacak
Hukuki süreç hakkında bilgi aldığmız İHD Elazığ Şube Başkanı Cafer Demir, "Bu vahim olayda 8. Kolordu Komutanlığı'nın ihmali açıktır. Bölgenin olaydan sonra tel örgüyle çevrilmesi ve yasak bölge ibaresinin konması bunun kanıtıdır" dedi. Ailelerin ağustos ayı içerisinde derneğe başvurarak, hukuki yardım istemelerinin ardından, Hukuk Komisyonu'ndan yedi avukatı görevlendirdiklerini ifade eden Demir, davanın, sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.
Dava avukatlarından Kenan Çetin ise, vekalet aldıktan sonra cezai takibat için Cumhuriyet Savcılığı'na başvurduklarını, Savcılığın, olayın askeri bölgede olması nedeniyle takipsizlik kararı verdiğini anımsatarak, "Bu gelişme üzerine Askeri Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. İdari başvuruyu da yedi avukatın katılımıyla bu hafta içerisinde yapacağız" dedi. Olaydan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını vurgulayan Onur'un annesi Menekşe Şahin, gelişmeleri şöyle özetliyor: "Olay günü mahallede düğün vardı. Mahalle her zamankinden biraz daha kalabalıktı. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkes sevinçliydi. Biz de çocukları düğünde biliyorduk. Taki o kulakları yırtan, insanın içini ürperten patlama anına kadar. Patlamanın olduğu alanda tel örgü yok. O alanda insanlar gezer; inek otlatırdı, bu işin sorumlusu askeriyedir".
'Askeriye işte...'
Dersim'den çok uzun yıllar önce Elazığ'a göçmüş olan Fırat'ın babası Mehmet Hasan Çiçek ise, "Bizler birbirimizi tutmuyoruz, elimiz kolumuz bağlı. Askeriye işte... Bu ülkede demokrasi varsa kendisini göstersin. Biz mahkemeden bir şey beklemiyoruz; Ne tazminat ne özür. Davacı olmamızın sebebi başka çocuklar ölmesin diyedir" sözleriyle dile getirdi, amacını. Şimdi, tel örgülerle çevrilmiş, nöbetçi asker dikilmiş ve 'yasak bölge' ibaresi konulmuş olan patlama alanının hemen karşısında oturan Sedat Karakoç'un ailesi, kendilerini derin üzüntüye boğan olay hakkında konuşacak drumda olmadıklarını belirtirken, bir tek devlet yetkilisinin başsağlığına dahi gelmemesinin kendilerini yaraladığını ifade etti.
Kendisi de hukukçu olan EMEP Elazığ İl Başkanı Mesut Gündoğdu, 15 yıldan beri süren savaşın sadece çatışan tarafları değil, yaşlı, genç, çocuk demeden sivilleri de etkilediğini ifade etti. Gündoğdu, askeri alan içerisinde yaşanan ve 3 çocuğun ölümü, 5 çocuğun yaralanması ile sonuçlanan patlamanın bir kaza olmadığını belirterek, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Atina'da ölü sayısı 50'yi aştı
Atina'yı önceki gün sallayan depremde, ölü sayısı resmi olarak 49'a yükseldi. Yunanistan televizyonları ise depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 14'ü çocuk olmak üzere 53'e ulaştığını duyurdular.
117 kişinin enkaz altından sağ çıkarıldığı, ancak hâlâ enkaz altında kalanlar olduğu bildirildi. 100'den fazla binanın yıklıdığı 5.9 şiddetindeki depremde, 15'i ağır 650 kişi de yaralandı. Artçı depremlerin yarattığı panik de devam ediyor.
Yunanistan'ın başkenti Atina'yı dün öğleden sonra vuran 5.9 şiddetindeki depremi izleyen, şiddetleri 3.7 ile 4.7 arasında değişen 700'ü aşkın artçı deprem yaşandı. Depremden çok sayıda binanın çeşitli derecelerde hasar gördüğü, ancak 5'i fabrika binası olmak üzere 60 binanın yıkıldığı açıklandı.
Yunan basını, depremin, Türkiye'deki felaketin görüntüleri henüz hafızasından silinmemiş Yunan halkını paniğe sevk ettiğini yazdı. Halkın geceyi dışarda geçirdiğini ve çok sayıda artçı depremin korkuyu daha da büyüttüğünü belirten gazeteler, depreme dayanıklı olduğu sanılan binaların kâğıttan yapılmışçasına çöktüğüne de dikkati çektiler.
Binlerce evsiz
Özellikle Atina'nın Metamorfosi, Menidi ve Kato Kifissia bölgelerinde 100'den fazla binanın çökmesine neden olan depremde, sadece Menidi bölgesinde Belediye Başkan Yardımcısı, özel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, bölgelerinde 2000'in üzerinde vatandaşın evsiz kaldığını belirterek, bölgeye acilen çadır gönderilmesi çağrısında bulundu.
Marmara depremi ile bağlantı
Bilim adamları, 17 Ağustos'ta Marmara Bölgesi'nde meydana gelen deprem ile dün Atina'da meydana gelen depremin birbiriyle ilgisi olup olmadığını araştırıyorlar. İstanbul Kandilli Rasathanesi`nden Sismolog Kıvanç Kekova, Atina'daki depremle İzmit'te meydana gelen depremin bir ilgisinin olmadığını söylerken, Selanik Üniversitesi Sismoloji Bölüm Başkanı Prof. Vasilis Papazahos, Atina'daki depremin İzmit depremi ile bağlantılı olduğunu açıkladı.
Aktif deprem bölgesi
Asya ve Avrupa kıtalarına köprü vazifesi gören Türkiye ile Yunanistan'da, fay hattı üzerinde olmaları nedeniyle her yıl yüzlerce küçük ve büyük ölçekli deprem meydana geldiğini ifade eden sismologlardan ABD Jeolojik Araştırma Merkezi'nde görevli Jeofizikçi Waverly Person, "Bütün delta, tüm yıl boyunca aktif durumda. Orası dünyanın en aktif bölgelerinden birisi" dedi. 1964'ten beri Yunanistan'da kaydedilen deprem sayısının 20 binin üzerinde olduğu bildiriliyor.
AKUT Atina'da
Bu arada, AKUT ekibi dün sabah erken saatlerde Atina'ya ulaşarak, kurtarma çalışmalarına katıldı. AKUT ekibinin, yıkılan sanayi tesislerinden Ricomeks'in enkazında göreve başladığı ve yıkıntılar arasında bir tünel açarak, enkaz altında kalanlara ulaşmaya çalıştığı öğrenildi.
Yunan televizyonları, enkazda çalışan AKUT üyelerinin görüntüleri eşliğinde verdikleri haberlerde, Türkiye'nin hemen yardıma koştuğunu vurguladılar. Gazeteler, depremin iki komşu ülkenin kaderde de ortak olduklarını gösterdiğini kaydettiler. İsviçre de, deprem nedeniyle Yunanistan'a 7 kişilik kurtarma ekibi gönderdi. Fransa, Almanya ve Çek Cumhuriyeti'nin kurtarma ekipleri de bölgede faaliyetlerini sürdürüyor.
'Türkiye halkı yardıma hazır'
Yunanistan'ın gösterdiği büyük ilgi ve yaptığı her türlü yardımla Türk-Yunan ilişkilerinde başlayan sıcaklık, Atina'da dün gerçekleşen deprem sonrası daha da pekişti. Yunanistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun telefonları, dünkü depremin ardından "geçmiş olsun" dileğinde bulunmak ve her türlü yardımda bulunmaya hazır olduğunu bildirmek üzere arayan çok sayıda Türk vatandaşı yüzünden adeta kilitlendi.
Başkonsolosluk, dün gece açık tutuldu ve deprem bölgesine gitmek isteyen çok sayıda medya mensubunun vize işlemleri de gerçekleştirildi.
www.evrensel.net