Sakatlar dikkate alınmıyor

Sakatlar dikkate alınmıyor

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Faruk Öztimur Türkiye'nin depremle beraber yeni bir sakatlar ordusuna sahip olduğunu ve devletin bu orduyu sahiplenmesi gerektiğini belirtti.

Sakatlar dikkate alınmıyor
Rojda İldan
Depremden sonra yardım alamayan sakatlara yardım götürmek ve gelen yardımları koordine etmek amacıyla 30 Ağustos'ta İzmit'te bir merkez açan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Faruk Öztimur ile görüştük. Öztimur kendileri bölgeye gelmeden önce sakatlara hizmet gitmediğini belirtti ve gelen yardımların yerine ulaştırılması için yardıma ihtiyaçları olduğunu söyledi.
Burada ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
Burada özürlülere hizmet veriyoruz. Özürlüler dışında çok zaruri durumda olanlara da destek olmayı planlıyoruz. Toplumun her kesimini burada kucaklayacağız. Ama öncelikli olarak özürlü, engelli arkadaşlarımız geliyor. Çünkü sorunları çok fazla. Kendileri için bir su almaya bile engelleri var onların. Onlara yerinde ulaşmaya çalışıyoruz. Tabii ne kadar ulaşmaya çalışsak da hepsine ulaşamıyoruz. Araç ihtiyacımız var. Özürlülere yeri geldi mi sevkıyat yapma ihtiyacımız var. Onlara bir paket suyu dahi ulaştırma sorumluluğumuz var. Bunlarla uğraşıyoruz. Yardıma ihtiyacımız var. Çünkü bu insanlar gidip de birtakım merkezlerden, yardım depolarından, sıraya girip de bunları alamıyorlar. Gönüllülerin gelmesini ve ihtiyacı olan arkadaşlarımızın bizleri aramasını istiyoruz.
İşte biz burada bu koordineyi yürütmeye çalışıyoruz. Çünkü en büyük sıkıntı koordinasyonsuzluk. Yardım yapmak isteyen vatandaşlarımızla, özürlüleri sahiplenmek isteyenler var. Toplumu kucaklamak isteyenler var. Depremin yaralarını sarmak isteyenler var. Biz bunları buluşturacağız. Bunun için koşturuyoruz. Suiistimal yapmak istemiyoruz, emaneti titiz kullanmak istiyoruz. Burada sandalye ihtiyacı var, baston ihtiyacı var. Yurtdışından gelen sandalyeler var onları yerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Ayrıca Ankara'daki arkadaşlarımız şu anda Türkiye'deki bütün hastaneleri tarıyorlar. Hastanelerde kalan özürlü sayısını tam olarak belirleyip, istatistik haline getirip bu konudaki ihtiyaçları belirlemek gerekiyor. Bu insanlara motivasyonu, desteği, maddi imkânları sağlamamız lazım.
Kriz Merkezi'nden yardım alıyor musunuz?
Kriz Merkezi'nden daha bir sandalye yardımı filan alamadık. Şu anda elimde Kriz Merkezi'nden bir liste var. 10 adet battaniye, 10 adet yatak, 120 pet şişe suyu, 280 adet meyve suyu, 40 çöp poşeti, 5 adet çekyat verecekler. Kriz Merkezi'nden özürlülerin sandalye, baston gibi özel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir yardım, bir ilgi göremedik. Vali Yardımcımız kısmayı çok seviyor. Burayı diğer merkezlerle karıştırıyor herhalde. Biz burada çok zorluk çekiyoruz, bunun bilincinde değil insanlar. Ama sayın vali bu konuda 'Ne lazımsa verilecek' diye talimat verdi. Bu bir güvence bizim için. Yardımları koordine etmekte, araç temin etmekte, dağıtımda kriz masasından yarı yarıya destek görebiliyoruz diyebiliriz. Mesela bir araç istiyoruz araç bir gün sonra gelecek diyorlar böyle şeyler işte. Yardımları bir an önce ulaştırmamız lazım ama. Çünkü sakatlar diğerleri gibi değil.Diğerlerine 'gelin, alın' diyor ama bizlerin dağıtıma gelmeye gücümüz yok. Bunları ulaştırmamız lazım. Onların yanına gitmemiz lazım. Buradaki adreslere gitmemiz lazım. Adam kendini taşıyamıyor ki suyunu, ekmeğini ihtiyacını karşılamaya gelsin. Burada bu anlaşılmıyor. Çadırkente gitmesi mümkün değil mesela. Çadırkentte tuvaleti yok. Ona göre bir yaşam yok. Bizlerin yaşaması için mimari engeller var.
Siz buraya gelmeden önce özürlülere yönelik her hangi bir çalışma var mıydı?
Yoktu. Biz burada çalışmayı örgütlüyoruz. Şu anda Adapazarı'nda, Yalova'da hareketler var. Bütün örgütlerimizle hareket halindeyiz. Burayı bir merkez olarak kullanıyoruz. Arkaya iki tane çadır attık. Buraya sandalyeleri getirdik, malzemeleri getireceğiz.
Bu büro açılmış olmasaydı depremzede sakatlar kendi hallerine bırakılmış olacaktı diyebilir miyiz?
Bu apaçık ortada değil mi? Yani şimdi insanlar burada ağlayana meme veriyor. Ağlayamayan insanlara kim meme verecek. Buradaki bu sıkıntılar üzerine ilgili birimler biraz daha uyarılmış, biraz daha harekete geçti. Örgütlerimiz de harekete geçti. Mesela özürlü arkadaşımız geliyor 'Ben yarın gelip yardım edeceğim' diyor. Herkesi çağırıyoruz. Burada çok daha yanık insanlar var. Darbe üstüne darbe yiyen insanlar var.
Konfederasyon olarak bundan sonra resmi kurumlardan istedikleriniz nelerdir?
Yeni oluşan hastanelerde kalan özürlüler ordusuna bir rehabilitasyon merkezi gerekiyor bu bir. Bu insanlara protezler gerekiyor. Ayrıca devletin yeni yapacağı konutlarda mimari olarak özürlülerin ditkkate alınması, düşünülmesi gerekiyor. Çünkü özürlülerin bu konutlarda barınması lazım. Ama bunun yanında bu yeni orduyu devlet sahiplenmeli ve mimari düzenlemeleri yapmalı. Çevremize baktığımızda devletin mimaride özürlüleri pek düşünmediğini görüyoruz. Şu anda daha olağanüstü koşullar var.
Bundan sonra yerleşimde sakatların göz önüne alınacağını düşünüyor musunuz?
Göz önüne alırlarsa gereken cevabı alırlar. Özürlüler konusunda biz çok titiziz. Burada yeni bir şehir planlanacak. Bu planlamada özürlülere önem vermezlerse bu mimari özürlü olur. Zaten Türkiye'de en büyük sıkıntıyı 'fikir özürlüler'den çekiyoruz. Bu mimari konusunda sıkıntı yaratılırsa biz de sıkıntı yaratırız. Ama inanıyorum ki bunlar dikkate alınacak. İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı geçitlerde özürlüleri düşünmüş. Ama bunlar yeterli değil. Mesela ben şu anda kendisinin bulunduğu misafirhanede kalıyorum ama burası özürlülere uygun değil. En aşağı on basamak çıkmak zorunda kalıyorum. Yani mesela bir İzmit sporcusu sakatlansa bu misafirhanede kalamaz. Bunlar çarpık kentleşmenin getirdiği şeyler. Yeni çadırkentler özürlülere uygun değil, bir çadırkent de biz özürlüler için planlamaya çalışıyoruz.
www.evrensel.net