Depremi ciddiye almadık

Depremi ciddiye almadık

Marmara depremi ve 146 kişinin ölümüne neden olan Adana depremleri üzerine konuştuğumuz Jeofizik Mühendisleri Odası Güney İller Bölge Başkanı Melih Baki'nin yorumu net: Depremi ciddiye almadık.

Depremi ciddiye almadık
Kamil Şanverdi
Jeofizik Mühendisleri Odası Güney İller Bölge Başkanı Melih Baki geçen yıl yaşanan Adana depreminin ardından yaptığı açıklamalarla yöneticilerin 'Halkı paniğe sürüklüyorsunuz' suçlamasıyla karşı karşıya kalmıştı. Yetersiz yönetmeliklerin bile göz önünde bulundurulmadığı, yapılanmanın rastgele gerçekleştirildiği ülkemizde Baki'nin geçen yılki depremin ardından söylediklerindeki gerçeklik Marmara depremiyle bir kez daha ortaya çıktı. Melih Baki iki depremin değerlendirmesini ve faturanın kabarıklığını gazetemize değerlendirdi.
Son depremle Adana depremi arasındaki farklar neler?
27 Haziran 1998'de meydana gelen Adana-Ceyhan depremi sonucunda 10 bine yakın bina yıkılmış ve 146 kişi hayatını kaybetmiştir. 6.3 ölçeksel büyüklüğünde meydana gelen depremin fay ve faylanma mekanizması Marmara Bölgesi'nde meydana gelen depremden çok farklıdır. Bölgemizde meydana gelen depremde yer değiştirme 7 santim olmuştur. Bizim araştırmalarımıza göre Karataş-Yumurtalık fay hattı çalışmamıştır. Şayet çalışmış olsaydı çok daha fazla hasar oluştururdu. Bizim araştırmalarımıza göre Yüreğir Ovası'ndaki örtülü fayların çalışması sonucunda deprem oluşmuştur. Adana depreminin yaz günü olması ve tatil dönemine rastlaması insanların büyük bir kısmının denizde, yaylada ve kırsal kesimdekilerin tarlalarda olması nedeniyle can kaybı azalmıştır. Marmara depreminin gece olması aletsel büyüklüğünün 7.4 olarak gelişmesi ve az önce saydığımız yerleşim bölgelerinin Kuzey Anadolu fay hattının çatallandığı yerde ve zemin etüdü yapılmadan yapılanmaya gidilmesi nedeniyle can ve mal kaybıyla ve ekonomik yıkım büyük olmuştur. Türkiye'nin ekonomik gücünün yüzde 43'üne sahip üretim alanları ve yoğun insan yaşıyor olması kayıpların daha fazla olmasına neden olmuştur. Bu anlamda Adana depremine göre Marmara'da meydana gelen deprem arasında can, mal ve ekonomik kayıp kat kat fazla olmuştur.
Böyle büyük bir yıkıma yol açan sebepler neler?
Ülkemiz 1992'den bugüne kadar büyük kent depremleri yaşamıştır. Buna mukabil kent depremlerinden ders alınmamış olmasından kaynaklı olarak diğer depremlerde olduğu gibi Marmara depreminde de hazırlıksız yakalandık. Ülkemiz coğrafik yapısı itibariyle aktif deprem bölgesi olmasına karşın ne toplum olarak ne de devlet olarak depremi ciddiye almadık. Eğer depremi ciddiye almış olsayık, hazırlıksız yakalanmazdık. Devlet olarak ciddiye almadık, devlet olarak ciddiye alsaydık afet yasalarını hazırlardık. Türkiye'nin sismograf ağını ulusal olarak kurardık. Belediyeler olarak ciddiye almadık, ciddiye alsaydık kent tasarımını yeni yerleşim alanlarını ve çok katlı yapılarımızı kentlerimizi fay hatları üzerine kurmazdık. Verimli toprakları kent olarak değil arazi olarak kullanırdık. Kent içindeki dere yataklarını yeşil alan olarak kullanırdık. Etkin denetim yapardık. Deprem ve yerleşim alanları arasındaki en iyi ilişkiyi koyan jeofizik mühendislerinden yararlanırdık. Üniversiteler olarak ciddiye almadık, alsaydık tüm üniversiteler bir araya gelerek meslek çatışması olmadan bilimi gözetleyerek hükümeti ve belediyeleri uyarırdık. Birey ve vatandaş olarak da, giyim ve ev eşyası alırken titiz davrandığımız gibi ev alırken de titiz olsaydık depreme dayanıklı ev alırdık. Hayatımız boyunca edindiğimiz bütün kazanımlarımız olan ailemizin, yakınlarımızın, mal varlıklarımızın 15-20 saniye gibi bir zaman diliminde yok olmasına izin vermezdik. Kalkınma hamlesinde iddialı bir devlet hakim olduğu coğrafyada toprak ve geçmiş tarihlerde yaşananları inceler, değerlendirir ve ona göre önlem alır. Depremin bizi ciddiye aldığı gibi biz de onu ciddiye almalıyız. Biz Erzincan'ı, Dinar'ı, Adana-Ceyhan'ı, Karadeniz sel faleketini unuttuk. Bu kez unutmayalım.
Marmara depremindeki yer altı hareketlerini anlatır mısınız?
Fay sağ yönlü olarak hareket etmiştir, odak derinliği (yerin altında) 17 kilometre, kırılma Düzce Gölyaka doğusundan Çınarcığa kadar yaklaşık 140 km boyunda olmuştur. Gölyaka'da 1.70 metre atılım (yer değiştirme) Arifiye-Sapanca'nın güney doğusunda 5 metre atılım, Arifiye'de 3.5-4 metre atılım izlenmiştir. Doğu-batı istikametinde 1 dakika içerisinde iç içe girmiş üç şok ve yaklaşık 43 saniye hareket devam etmiştir. Sakarya ve Adapazarı'nda yıkılan binaların yüzde 90'ını yıkılma nedeni zemindir. Daha önce bu fay kırılmamıştır. Eski deniz yatağı üzerinde kurulu yerleşim merkezlerinde yıkım, zeminden kaynaklı olarak daha fazla olmuştur. Bu sonuçlara bakıldığında gözlemsel jeolojik etütten, tek sondajla veya 1-2 metre çukur açarak sırf zemin emniyet gerilmesine bağlı zemin etüdlerinden vazgeçilmeli, bunun yerine zemini ayrıntılı belirleyen yanal geçişli zemin, zemin hakim periyodu, zemin emniyet gerilmesi ve tüm mühendislik parametrelerini yerinde, dinamik olarak son teknolojik yöntemlerle uygulayan jeofizik etütlerine geçilmelidir. Zemine uygun yapı tipleri projelendirilmelidir.
www.evrensel.net