Fay hattına 40 yeni istasyon

Fay hattına 40 yeni istasyon

Türk ve Alman deprem araştırmacıları, Kuzey Anadolu Fayı'nın Mudurnu kolunu gözlemlemek için, Taşkesti'yi karargâh haline getirdiler.

Fay hattına 40 yeni istasyon
Bolu'nun Mudurnu ilçesine bağlı Taşkesti beldesi, deprem araştırmalarının merkezi haline geldi. Türk ve Alman deprem araştırmacıları, 17 Ağustos'ta Marmara Bölgesi'ni yerle bir eden deprem sonrası, Bingöl Karlıova'dan Saroz Körfezi'ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Fayı'nın Mudurnu kolunu gözlemlemek için, Taşkestiyi karargâh haline getirdiler.
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi ile Almanya'da bulunan çeşitli üniversitelerin yanı sıra GFZ-Potsdam (Geo Forschungs Zentrum) "Yer Bilimleri Araştırma Merkezi"ne bağlı ekipler, 1984 yılından bu yana Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın, Mudurnu Vadisi'nden Adapazarı'na kadar olan kısmındaki mikro deprem aktivitesini inceliyorlar.
Projenin adının, "Depremi Önceden Belirleme Çalışması" olmasına rağmen, dünyada depremin önceden belirlenmesinin henüz mümkün olmadığını belirten GFZ-Potsdam Jeofizik Mühendisi Sismolog Dr. Michael Baumbach, "Depremin önceden haber verilmesi halinde ilk akla gelen sorular arasında yeri, zamanı ve büyüklüğü gelir. Bunları söyletecek yöntem de, şu ana kadar geliştirilemedi. Verilere bakılarak sadece depremlerin şu bölgede olma olasılığı azdır ya da yüksektir denilebilir" dedi.
Artçı şok depremleri sismometreler yardımıyla kaydetmeye çalıştıklarını belirten Baumbach, "17 Ağustos'ta yaşanan deprem sonrası bölgeye yerleştirdiğimiz 11 deprem kayıt istasyonunda her gün 1000'e yakın mikro deprem meydana geldiği kayıt ediliyor. 0-2 magnetik depremler küçük yer sarsıntıları şeklinde algılanıyor" diye konuştu.
1992 yılında yaşanan Erzincan depremi sonrasında Türkiye'ye gelerek artçı deprem ölçümünde çalıştığını söyleyen Dr. Baumbach, "17 Ağustos'ta yaşanan deprem sonrası Taşkestiye gelerek 3 yer istasyonu yerleştirdik. 21 Ağustos'tan itibaren de fay kırığının kuzey ve güneyine 19 kuvvetli yer hareketini kaydedici sismik kayıt aleti, yer hareketlerini ölçen 10 kayıt istasyonu ile Sapanca-Bolu arasına da 11 telemetrik (radyolink) istasyonu olmak üzere, toplam 40 adet istasyon kurulmuş durumda. Bu bölgeye yerleştirilen sismik kayıt aletleri ile Sapanca-Bolu arasında kurulan 11 telemetrik istasyonunda bulunan cihazlara gelen veriler Türk-Alman ekiplerince ortaklaşa değerlendirilecek" diye konuştu. 20 Eylül'de Almanya'ya dönecek olan, ancak deprem için özel olarak Almanya'dan getirdikleri deprem kayıt cihazlarıyla yer ivmesini ölçen (Strong Motion) cihazlarını Taşkesti'de bırakacak olan Alman ekibinde 3 inşaat mühendisi, 4 jeofizik mühendisi, 2 teknisyen ve 1 jeolog bulunuyor.
Saatte 10 deprem
Deprem Araştırma Dairesi'nden de 10 jeofizik mühendisinin yer aldığı çalışmalara katılan ekip, 5 grup halinde her gün 8.00-24.00 saatleri arasında günde 250-400 kilometre arasında yol kat ediyorlar.
Deprem istasyonlarında bulunan kayıt cihazlarına saatte 10 deprem kaydı yapıldığını belirten Baumbach, "Meydana gelen artçı depremlerin nerelerden kaynaklandığını, yapılacak inceleme sonrası belirleyeceğiz. Bu inceleme sonunda da yıkıcı deprem sonrası oluşan enerjinin nasıl boşalma gösterdiğini, yer kabuğundaki kırıkların dağılımları belirleyecek" şeklinde konuştu.
Kendilerinin sadece artçı depremlerle ilgili araştırma yaptıklarına değinen Baumbach, "Bizim için, depremin olacağını bildikleri halde haber vermediğimiz yolunda haberler yapıldı. Böyle bir şey yok. Zaten bizim böyle bir çalışmamız da yok. Biz artçı depremleri inceliyoruz" dedi.
'Deprem öldürmez'
Adapazarı ve Düzce ovalarının yumuşak olması nedeniyle buralardaki hasarın büyüklüğüne değinen Dr. Claus Milkereit, "Depremler insan öldürmez. İnsanların ölümüne, binaların kötü yapılması ve yerleşim yerlerinin iyi seçilmemesi neden olur. Özellikle yumuşak zeminlere çok katlı bina yapmak intihar etmek gibidir. Bu tür yerlerde zemin tahlilleri çok iyi yapılmalı, 3 katın üzerinde bina yapımına izin verilmemelidir" dedi.
www.evrensel.net