'Bize de oturmak düşmez dedik'

Çadırkentte yönetimde olanlardan depremzede Fevzi Yıldızhan, devlet kanalından bir yardım alacaklarını umduklarını ancak karşılarında EMEP'i gördüklerini anlattı.

'Bize de oturmak düşmez dedik'
Muzaffer Özkurt
Derince'de kurulan çadırkent hızlı bir şekilde organize olurken, halktan oluşan Komite yönetimde söz sahibi olmaya başladı. Çadırkentte ayrıca mutfağın yanına kurulan ocakla artık kahvaltı dışında günde iki öğün sıcak yemek dağıtımına da geçildi.
Çadırkent sakinlerinden yönetimde olanlardan biri de 30 yıldır Derince'de yaşayan mahalle sakinlerinden Fevzi Yıldızhan. Depremin ilk günlerinde ancak yaralıları ve ölüleriyle uğraştıklarını belirten Yıldızhan, Belediye Başkanı'nın ve askerlerin kendilerine buraya bir çadırkent kurulacağını söylediklerini dile getirdi. Yıldızhan, bunun üzerine de kendilerinin devlet kanalından bir yardım alacaklarını umduklarını ancak karşılarında EMEP'i gördüklerini anlattı. "Baktık bu insanlar çalışıyor. Bize de oturmak düşmez dedik" diyen Yıldızhan, bulundukları mahallenin değişik siyasi görüşlerden oluşan bir durumu olduğunu söyledi.
EMEP'li olmadığını, yıllardır CHP'ye oy verdiğini ifade eden Yıldızhan, siyasi ayrım göz edilmeksizin herkesin birbirine yardım ettiğini anlattı ve "İnsan insana zor günde lazım" dedi. Gıda dağıtımı sırasında bazı kişilerin deprem psikolojisi içinde "ne götürürsem kardır" zihniyeti ile hareket ettiğini dile getiren Yıldızhan, bunun üzerine çadırlardaki ailelerle birlikte toplanarak bu işin düzenlenmesi ve dağıtımda adaleti sağlamaya başladıklarını söyledi.
Kart sistemine geçildi
Daha organize olunması ve adaletli bir dağıtımın sağlanması için çadırkentte kart sistemine geçilmiş. Kart sistemi ile çadırkentin içinde ve çevresinde bulunan insanlara sarı kart veriliyor. Bu sarı kartta ailelerin kaç kişi olduğu, yaşları, kaç çocukları oldukları, çocukların hastalıkları, ayakkabı numaraları ve günlük ne kadar yiyeceğe ihtiyaçları olduğu yazıyor. Böylece bu kartla gelen aileye erzak yerine ocakta yapılan yiyecekten yeterli miktarda verilirken, diğer ihtiyaçları da bu kart sayesinde belirleniyor. Sarı kart ayrıca çadırkent çevresinde kurulmuş çadırlara ve barakalara dağıtılıyor.
Bunun yanında çadırkentin çevresindeki beş kilometrelik alana da yeşil kart dağıtılıyor. Bu kartla yine sarı kartta olduğu gibi insanların ihtiyaçları belirlenirken bu insanlar da sarı kartın sahip olduğu haklardan yararlanıyorlar. Yeşil kartlılardan durumu uygun olanlar çadırkente alınırken, durumu uygun olmayanlara da battaniye, yiyecek ve giyecek yardımı yapılıyor.
Organizasyon oturdu
Yemek dağıtımı öncesi İzmit'ten dahi insanların geldiğini kaydeden Yıldızhan, batan geminin mallarını paylaşır gibi insanların yardımları aldığını söyledi. Çadırkentteki amaçlarının gerçekten zarar gören ailelere yardım etmek olduğunu dile getiren Yıldızhan, şu an organizasyonun tam olarak oturduğunu ve mükemmel olarak devam ettiğini ifade etti.
Açılan kreşin çocuk psikolojisi için iyi düşünüldüğünü anlatan Yıldızhan, çocuklar için çadırkente bir de pedagog geldiğini söyledi. Gelmekte olan kışın getireceği sorunlara da dikkat çeken Yıldızhan, belirsizlik olduğunu ifade ederek, açıkta kalan insanlara bir an önce prefabrik ev ya da bir konut verilmesi gerektiğini söyledi.
Diş kliniği de kuruldu
Kampta son olarak kurulan Diş Kliniği ile insanların diş problemleri de giderilmeye çalışılıyor. Küçük çocuklar için kurulan kreşin yanında çadırkent meydanına kurulan tentenin altında da çocuklarla günlük olarak ilgilenilmeye ve onlarla çalışmalar yapılmaya başlandı.
www.evrensel.net