Enkaz altında 3 gün

Enkaz altında 3 gün

3 gün ölümü beklediği enkazın altından kurtarılan Binnaz Tiryaki, acı ve sevinci birlikte yaşıyor. 26 yaşındaki Binnaz öğretmen, bir yandan eşini ve bir bacağını kaybetmenin acısı yanında, kızının kurtulmuş olmasına seviniyor.

Enkaz altında 3 gün
Sultan Özer - Pınar Şahin
Depremin ardından, sağ kalanlar, bir yandan psikolojik ve fiziksel olarak tedavi olmaya, iyileşmeye çalışırken, bir yandan da ölen yakınlarının, yıkılan, yok olan evlerinin acısını yaşıyorlar. 26 yaşındaki öğretmen Binnaz Tiryaki de, bu acıları yaşayan depremzedelerden birisi. Bir bacağını ve eşini kaybetmenin acısıyla, kızının kurtulmasının sevinci birbirine karışıyor.
Binnaz Tiryaki, bir çocuk annesi, genç bir öğretmenken, 17 Ağustos günü, geceyarısından sonraki o malum 45 saniyede, tüm hayatı değişiyor. Gölcük'teki evinde kocası ve çocuğuyla beraber 3 gün göçük altında kalan Binnaz öğretmen, Ankara SSK Dışkapı Hastanesi'nin Plastik Cerrahi Bölümü'nde tedavi görüyor.
"Aniden uyandım, baktım topraklar, beton parçaları üzerimde. 'Yavrum nerede?' diye bağırdım. Eşim de yanımda beton altında kalmıştı" diyen Binnaz öğretmen, enkaz altında kaldığı üç günün acı öyküsünü anlatıyor: "Bacaklarım enkaz altındaydı. Eşimin omuzuna kadar betonun altında kaldığını öğrendim. Eşim telaşlıydı. Kurtulamayacağımızı, benim kendisine yardım etmediğimi söyleyerek, kızıyordu. Ben de kımıldayamıyordum. Sürekli ellerimle betonu itiyor, üzerimdeki ağırlığı azaltmaya çalışıyordum. Eşime sürekli sakin olmasını, bizi kurtaracaklarını söylüyordum, fakat o bir süre sonra hafızasını da kaybederek, bir çocuk gibi 'anne, baba, bana yemek yap' demeye başladı. Sonra eşimden hırıltılar gelmeye başladı ve biraz sonra tamamen kesildi. Elimi uzatıp baktım, vücudu soğumaya başlamıştı."
Duygu 2 yaşında
Binnaz öğretmen, eşinin ölümünden sonra tüm gücünü 2 yaşındaki kızı Duygu'yu kurtarmaya veriyor. Karanlıkta el yordamıyla betonlar arasına sıkışmış olan kızını bulup yanına çeken Binnaz öğretmen, her zaman yatmadan önce başucuna koyduğu biberondaki sütü bulup, ekşimesine rağmen kızına içiriyor. Binnaz öğretmen, üç gün boyunca battaniyeleri üzerine alıp terleyerek, bu teri hem kızına yalattığını hem de kendisinin yaladığını, idrar içtiklerini böylece sağ kalmayı başardıklarını söylüyor.
"Çok mücadele verdim. Bir süre sonra eşimin cesedinin kokusu da yayılmaya başladı. Ben, sürekli, kızıma hava sağlamak için yer açmaya çalışıyordum" diyen Binnaz öğretmenin yeri, köpeklerin yardımıyla tespit ediliyor ve 7 saatlik bir çalışmanın ardından kurtarılıyorlar. Ufak tefek sıyrıklarla kurtulan kızı Duygu ise şimdi Kuşadası'nda halasının yanında.
'Hastane ilgisiz'
Ankara'ya getirildikten sonra bacağının dizden aşağısı kesilen Binnaz öğretmen, hastanenin ilgisizliğinden yakınıyor. Ameliyat olmasından ancak üç gün sonra pansuman yapıldığını, 30 Ağustos günü tatil olduğu için kimsenin pansumana gelmediğini söylüyor ve ekliyor, "Ne yapsınlar, onlar da bıktı."
Enfeksiyon başladığı için bacağının, dizden yukarısına kadar kesileceği söyleniyor kendisine. "Çok acı çektim. Eşimi kaybettim, evimi kaybettim. Kahrımdan öldüm. Üç yıllık evliyim, eşim sivil denizciydi, yavrum babasına doyamadı" diyor Binnaz öğretmen, eşine duyduğu özlemle.
www.evrensel.net