Depremzedeler sosyal güvenlik

Depremzedeler sosyal güvenlik

   kapsamına alınmalı

Depremzedeler sosyal güvenlik
   kapsamına alınmalı
17 Ağustos'ta yaşanan depremin ardından deprem bölgesine giderek burada gönüllü olarak çalışmalar yürüten İstanbul Tabip Odası, dün bir basın toplantısı düzenleyerek deprem bölgesindeki sağlık hizmetleri hakkında bilgi verdi ve burada saptadıkları eksiklikleri duyurdu. İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Orhan Arıoğul, İTO Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Özcan Baripoğlu, Dr. Kürşat Yıldız ve Halk Sağlığı uzmanı Dr. Ümit Şahin'in katıldığı basın toplantısı dün saat 12:00'de İstanbul Tabip Odası Sevinç Özgüner Toplantı Salonu'nda yapıldı.
Eşit ve ücretsiz sağlık
Basın açıklamasını yapan Prof. Dr. Orhan Arıoğul, konuşmasının başında herkesin 1 Eylül Dünya Barış Günü'nü kutladı. Daha sonra deprem bölgesinde yaptıkları çalışmaları aktaran Arıoğul, depremin ilk günü, acilen seyyar hastanelerin kurulması, cenazelerin sağlıklı koşullarda defnedilmesi için önlemler alınması gerektiği konusunda Sağlık Bakanlığı'na önerilerde bulunduklarını belirtti.
İkinci günde ise üyelerinin gönüllü olarak bölgeye giderek Gölcük, Değirmendere, Halıdere ve Çınarcık'ta tıbbi hizmetler vermeye başladıklarını kaydeden Orhan Arıoğul, tıbbi yardımların bölgede hâlâ devam ettirildiğini de kaydetti. Deprem sonrası sağlık hizmetlerinin daha etkin şekilde yürütülmesi için deprem bölgesinde saptadıkları değerlendirmeleri aktaran Prof. Dr. Arıoğul, bu depremle, sağlık hizmetlerinin tüm insanların eşit ve ücretsiz elde etmeleri gereken bir hak olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı.
Sağlık hizmetleri başarısız
Yapılan açıklamalarda sağlık hizmetlerinin yeterli biçimde yürütüldüğünün ifade edildiğini söyleyen Arıoğul, "Başarılı denilen sağlık hizmetleri, vatandaşların kendi olanaklarıyla ilk saatlerde ayakta tuttukları insanlarımıza verilmiştir ve verilmektedir. Oysa, ilk saatlerde etkili bir tıbbi hizmet yürütülmediği için kaç insanımızın kaybedildiğini bilmiyoruz" dedi. İlk saatlerde oraya giden doktorların ve diğer sağlıkçıların da gönüllü çalıştıklarını kaydeden Arıoğul, "Sağlık Bakanlığı'nın travmanın geçirildiği ilk saatlarde olaya müdahele etmesi gerekirdi, bu ekipler hazır olmalıydı" dedi.
Yeni felaketler gelmeden...
Yeni felaketleri beklemeden acil yardım ve kurtarma hizmetlerinin sosyal devlet anlayışı ile yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Arıoğul, Sağlık Bakanlığı Merkezi Birimleri'nin, mevcut sorunu algılamak ve harekete geçmek konusunda yetersiz kaldığını belirtti ve "Sağlık Bakanı'nın beyanları, ortamı kontrol altına almak yerine sağlık alanında karmaşaya neden olmuştur" dedi. Toplum sağlığını tehdit eden olası risklere karşı hiçbir hazırlığın olmadığının açığa çıktığını belirten Arıoğlu, yeni yerleşim şartlarına yönelik, risk grupları için, bakım ve destek içeren kesintisiz bir sağlık hizmeti sağlayan "Afet Bölgesi Sağlık Eylem Planı"nın gerçekleştirilmesini istedi.
Toplantıda depremden etkilenen bölgelerdeki insanların yasal düzenlemelerle sosyal güvenlik kapsamına alınması gerektiğini açıklayan Arıoğul, bu insanlardan hastane kapılarında ilaç bedeli istenmemesi gerektiğini belirtti.
İstenen yasaların hızla çıkarılabilindiğine dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Arıoğul, "Böylesi bir düzenleme, bu yurttaşlarımıza birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin ücretsiz verilebilmesini içermelidir" dedi. Sağlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi için öncelikle depremzedelerin yerleştirilmesi konusunda bir strateji belirlenmesi gerektiğini de söyleyen Arıoğul, bölgedeki sağlık çalışanlarına destek verilmesi ve gerekirse deprem bölgesi dışından hekim ve sağlık çalışanları görevlendirilmesi gerektiğini de açıkladı.
Arıoğul, İstanbul Tabip Odası'nın bölgedeki gelişmelerini izlemeye devam ederek, süreci kamuoyu adına denetleyip, onlarla paylaşacağını sözlerine ekledi.
www.evrensel.net