ÇENGELLİ İĞNE - Sen Evrensel’in kadınlarını tanımıyorsun galiba!

ÇENGELLİ İĞNE - Sen Evrensel’in kadınlarını tanımıyorsun galiba!

Verilen süreyi çok anlamsız bulduğumu ifade etmeliyim. 15 Ağustos; bir ertesi günün, aziz Türk Milleti için hiç bir önemi olmadığını biliyorum. Hani 29 Ağustos dersin anlarım. 30 Ağustos’u biz olmadan kutlamak istiyorlar, diyeyim. Hazırlıklara falan engel oluyorsak, ağustos başı de bari de sen de rahat rahat hazırlan. Bu yıl a

Ayla Belek

 

 

Eğer maksat bu değilse, çocukların kayıt süreleri desem... Yok yok, hem kovacaksın, hem kayıtlara yetişeyim diye kollayacaksın, bu sizin tarzınız olamaz.

Bir ay süre vermişsiniz. Aranızda emlakçılık yapan mı var? Alışkanlık üzere, kontratta belirtildiği gibi, evi boşaltmadan bir ay önce haber vereceksin maddesi üzerinden bize böyle bir süre verdiyseniz boşuna umuda kapılmayın. Ben öyle bir kontrat falan imzalamadım. Hem hangimizin ev sahibi olduğu benim açımdan tartışılır bile değil. Sizin işiniz de zor be. Hem pis işlerin tetikçiliğini yapacaksın hem de millete ev bulmak için emlakçılık.

Artık verilen tarihin (15 Ağustos), rahatsızlık vermek için kasten seçilmiş bir tarih olduğu fikri ağır basmaya başladı ben de. Özellikle de kadınlara yönelik düşmanca tavır sezinledim. Malum olduğu üzere taşınma gibi evi ilgilendiren iş oldu mu, tüm işleri evin kadını yapar, ancak adı ailecek taşındık olur. Benim bu sıcaklarda kolumu kaldırmaya halim yok, hem bir sürü iş ya bu ay yapılacak ya da bütün kış un çorbasına talim ederiz ki böyle bir ihtimali aklına bile getirme. Bahar temizliğini yeni bitirip daha tadını çıkaramamış olmaktan bahsetmeyeceğim bile. 

Ağustos ortası demek kış hazırlıklarının başladığı tarih demek. Onca taşınma telaşesi içinde ben nasıl salça yapayım, ucuzladı diye buzluğa üç beş paket sebze atayım, iki üç konserveyi, reçeli kavonozlayayım... mümkün değil. Ya buzluğa attığım bezelyeler ve altı tane enginar ne olacak? Sen enginarları alırken ettiğim pazarlığı biliyor musun?

Bak TİT misin BİT misin neysen ne! Sen Evrensel'in kadınlarını pek tanımıyorsun galiba. Bizlerde tehditlere bırakacak pabuç yok. Biz o pabuçları bu memleketin taşında, toprağında demokratik bir ülkede yaşayalım diye mücadele ederken eskittik. Altı delik bile olsa sen ve senin işverenlerinin kafasında paralayana kadar da pabuçlarımızı bırakmayız.

www.evrensel.net