30 Temmuz 1999 21:00

Sağlık ve sanat

Frida Kahlo, tekerlekli sandalyesiyle barış yürüyüşüne katılarak, resimlerinden daha olağanüstü olduğunu kanıtlamıştır zaten.

Paylaş
Sağlık ve sanat
Sennur Sezer
Aslında bu yazının başlığını "Hastalık ve Sanat" diye tasarlamıştım. Ancak sanatın bütün dallarında hastalık öğeleri aramak o kadar yaygın ki, 'hastalık'ı tema olarak kullanan sanatçıları konu edeceğim anlaşılmayabilirdi. Sağlık sözünü edişim, Türk edebiyatının bir kadın şairi yüzünden de olabilir. "Ah Sıhhat!" adlı şiiriyle ünlenip tanınan Makbule Leman (ya da Lemean) Hanımı anımsadım belki. Çok genç yaşta hastalanan ve hastalığının çaresi de olmayan bu kadın, belki de hastalık acılarını şiirleştiren tek ozan...
Galiba hastalığın şiiri pek olmuyor. Nâzım Hikmet, hastalıklarından söz ederken dünyanın genel yorumunu yapar: "Kalbimin yarısı burdaysa doktor, yarısı Çin'de dir!" Oysa romanlarda hastalıklar ve hastaneler sere serpedir. İlk aklıma gelen "9. Hariciye Koğuşu". Peyami Sefa'nın bu başarılı romanı psikolojik ağırlıklı ve dramatiktir. Oysa Rıfat Ilgaz'ın, "Pijamalılar"ı hem hastayı, hem hastalığı, hem sağlık sistemini irdeler, trajikomiktir.
Resim sanatında Frida Kahlo'nun "Kolonlar" tablosu, bence hastalık ya da sakatlığın anlatımına büyük bir ustalıkla büyü/sanat katabilen ender işlerdendir. Kahlo'nun pek çok resmi daha anımsanabilir. Bu konuda... Ama Kahlo, tekerlekli sandalyesiyle barış yürüyüşüne katılarak, resimlerinden daha olağanüstü olduğunu kanıtlamıştır zaten.
Hastane filmlerinin en ilginci de kuşkusuz "Orfe Negro", bir söylenceyi çağdaşlaştırmayı, çağını eleştirmeyi, sanattan taviz vermeden başarmış bir film. Bu filmin yönetmeni, senaristini anamıyorum, çünkü şu anda hastanedeyim. Ne sözlük, ne ansiklopedi karıştıracak durumda değilim (Durum sözün gelişi... İnsanı hastaneye kütüphaneyle yatırmıyorlar.)
Okuldan kaçmayı bile başaramamış biri olarak, kaç haftadır yazmamanın ağırlığını duyuyorum. Köşe yazarlarının hesabını veren yazıişleri, sanat sayfası okunmuyor inancıyla olsa gerek, yazmayış nedenimi bildirmedi... Ben de "Öksüz oğlan, göbeğini kendi keser" diye sarıldım kaleme...
Neden mi hastanedeyim? "Onurumuzu korurken, omurumuzu kırmışız"da...
Kısa süre sonra, yeni konularda buluşmak umuduyla...
ÖNCEKİ HABER

Ören Buluşması önündeki bürokratik

SONRAKİ HABER

Ankapark’ta ücretleri ödenmediği için iş bırakan işçiler içeri alınmadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa