20 Temmuz 1999 21:00

Çözüm Kıbrıslılarla olmalı

Şovenizm ve milliyetçilik olabildiğince körüklenirken, halkların kardeşliğini ve eşit, özgür birliğini savunanlar "Kıbrıs'ta emperyalist çözüme hayır!" diyor.

Paylaş
Çözüm Kıbrıslılarla olmalı
Muzaffer Özkurt
G-8 toplantısında ve BM Güvenlik Konseyi'nde tekrar gündeme gelen Kıbrıs, 25 yıldır çözülmeyi bekleyen ve çoğu kez "Çözümsüzlük çözümden iyidir" denilerek bir kenara bırakılan yerlerden biri. Pek çok emperyalist oyunun döndüğü ada halkı açıklamalarda "Barış Harekâtı"nın 25. yılında yapılan açıklamalarla tekrar çözümsüzlüğe itiliyor.
G-8 toplantısında tarafların koşulsuz şartsız olarak masaya oturması gerektiği söylenirken, çözüm önerisi olarak da iki bölgeli federasyon ileri sürülüyor. İçerisinde Kıbrıs sorunu da bulunan pek çok konuda Türkiye'ye görüşmeye gelen ABD Savunma Bakanı Cohen, bu talebi dile getirdi.
Türkiye cephesi ise son dönemlerde federasyon ile çözümün yerine koydukları konfederasyon tezini savunuyor. Başbakan Bülent Ecevit, Kıbrıs'ta iki ayrı devlet olduğunu söyleyerek, "Biz başta federasyonu destekledik. Fakat Güney Kıbrıs'ın AB üyeliği gündeme gelince bu durum ortadan kalktı. Çünkü Güney Kıbrıs fiilen Yunanistan ile birleşecek. AB sürecinde artık federasyon geçerli değildir. İki ayrı devlet olmalıdır. Aksi durumda Türklerin ve KKTC'nin tüm haklarının ortadan kalkması anlamına gelir" dedi. Ecevit bu açıklaması ile Türkiye tarafının toplumlar arası görüşmelerden bu yana savunduğu federasyon tezini bir kenara bırakmış oluyor. Kıbrıs'tan sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel de Kıbrıs'la ilgili G-8 kararının kabul edilemez olduğunu bildirdi. Görüşmelerin başlayabilmesi için öncelikle KKTC'nin resmen devlet olarak tanınması gerektiğini belirten Gürel, bunun dışında hiçbir uluslararası yaptırımı kabul etmeyeceklerini açıkladı.
ABD son dönem geliştirdiği ilişkiler ve bölge planı nedeniyle Türkiye'ye fazla yüklenmezken, Kıbrıs sorununun kendisinin istediği gibi çözülmesi gerektiğini ve adada uluslararası bir polis gücü ile bir nevi barış gücü olacak ABD askerlerinin bulunması gerektiğini ileri sürüyor.
Tüm bu "çözüm" görüşmeleri sırasında ada halklarının çıkarları ve kardeşliğinden bahsedilmezken, sorun daha çok emperyalistlerin Kuzey Irak ve Ortadoğu'ya bakışı çerçevesinde tartışılmak isteniyor. Bu tartışmalar sırasında şovenizm ve milliyetçilik olabildiğince körüklenirken, halkların kardeşliğini ve eşit, özgür birliğini savunanlar "Kıbrıs'ta emperyalist çözüme hayır!" diyor.
Konunun doğrudan muhatabı olması gereken taraflardan biri durumundaki KKTC'deki hükümet dışı kurumların görüşleri ise yansıtılmıyor. Birileri adına, o birilerinin es geçilerek yapıldığı bu tartışmada, o birilerinin görüşlerinin önemli olduğunu düşündüğümüz için sorularımızı onlara yönelttik. Kıbrıs'taki muhalif güçlerin temsilcileri, parti ve gazete yöneticileri ile konu hakkında çalışmaları ile bilinen yazarlara gelişmeler hakkındaki görüşlerini sorduk.
ÖNCEKİ HABER

Geleneksel Kürt motiflerinden

SONRAKİ HABER

Rusya’dan NATO’ya füze uyarısı: Yanıt veririz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa