19 Temmuz 1999 21:00

İşçi ve emekçiler yapay ayrımları

   tanımadı

Paylaş
İşçi ve emekçiler yapay ayrımları tanımadı
Sultan Özer
Sermaye bugüne kadar işçi ve emekçileri hep bölerek yönetme yolunu seçti. Bu, kimi zaman Alevi-Sünni, kimi zaman Türk-Kürt, kimi zaman da sağcı-solcu şeklinde bölme oldu. Dün Ankara'da bir araya gelen her düşünceden, her inançtan binlerce işçi ve emekçi ise, haklarına sahip çıkmanın, yeni kazanımlar elde etmenin yolunu gösterdi adeta.
Binlerce işçi ve emekçi omuz omuza, yürek yüreğe, aynı talepleri haykırdı; "Bağımsız Türkiye" dedi, "Mezarda emekliliğe hayır" dedi, "Tahkim yasasına geçit yok" dedi. Binler hep bir ağızdan, "Bize rağmen bu yasayı çıkartamazsınız" dedi. Öncekilerde olduğu gibi dünkü eylemde de en dikkat çeken şey; sahte söylemlerle iktidara gelen üç partinin birbirinden farkının olmadığının görülmesi, bu üç partiye karşı, oy vermiş olanların bile tepki gösterip, bunu sloganlarına yansıtmasıydı; "Vatandaş uyuma, kurda, kuşa yem olma." Daha çok sendika yöneticilerinin katılımı istense de, binlerce işçi ve emekçinin bir araya geldiği ve kilometreleri bulan yürüyüş boyunca, araçlardan, dükkanlardan, evlerden de eyleme desteklerin yükselmesi, alkışlarla protestolara katılımlar, hükümetin saldırılarında ısrar etmesi durumunda daha güçlü birlikteliklerin de habercisiydi.
Dev pankartlara yazılan, "Özelleştirme ve işçi kıyımına son, sosyal devlete evet", "Bağımsız ve güzel bir Türkiye için", "Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz", "Ne IMF, ne MAI, ne tahkim, özgür, demokratik Türkiye", "SSK batmaz batırılır, hesabı bir gün sorulur" sloganlarıyla işçi ve emekçiler, taleplerinin sadece emeklilik yaşının düşürülmesi olmadığını da ilan etti. İnsanca yaşayabileceği, özgür olacağı demokratik bir ülke istiyorlardı aynı zamanda.
Dünkü protesto eylemi 24 Temmuz'un da, saldıların devam etmesi durumunda arkasından gelecek eylemlerin de habercisiydi. "Bugün nasıl her görüşten işçi ve emekçi biraraya gelmişsek, 24 Temmuz'da Ankara'ya sığmayacağız. Eğer hükümet bunu da görmezse, şalterler inecek, vergiler toplanmayacak, sular akmayacak. Yani anlayacağınız genel grev olacak" diyordu işçi ve emekçiler. Ardından da eklemeyi unutmuyorlardı, "Bugün nasıl sendikacılarla kol kola, omuz omuzaysak, yarın da böyle olmak istiyoruz...."
ÖNCEKİ HABER

Emekçiler hükümetin kapısına dayandı

SONRAKİ HABER

Mülteci kadınlar anlatıyor: Evde koca baskısı, sokakta ırkçılık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa