11 Temmuz 1999 21:00

'Cenazemizi işyerinden çıkarırlar'

Hükümet emeklilik yaşını 58-60'a, prim ödeme gün sayısını ise 8300'e çıkarmak için çalışırken, özellikle inşaat sektöründeki işçilerin emekli olması 'mucizelere' bağlı.

Paylaş
'Cenazemizi işyerinden çıkarırlar'
Halil imrek - Kamil Şanverdi
Hükümet sosyal güvenlik reformu adı altında emeklilik yaşını 58-60'a, prim ödeme gün sayısını ise 8300'e çıkarmak için çalışmalarını sürdürürken, özellikle inşaat sektöründe çalışan işçilerin emekli olması 'mucizelere' bağlı. Adana'da depremin ardından genişleyen inşaat sektöründe çalışan işçilerden Ali Ulusoy, 25 yıllık inşaat işçisi olmasına rağmen sigortalı olduğu gün sayısının sadece 700 gün olduğunu belirtiyor.
Yüreğir ilçesine bağlı Dervişler Mahallesi'nde, depremzedeler için yapılan 4000 bin toplu konutun yapımı taşeron firmalara verildi. Birçok işçinin sigortasız olarak çalıştırıldığı toplu konut projesinde, binlerce işçi çadırlarda ve inşaatlarda barındırılıyor. İnşaatların artması nedeniyle özellikle Çorum, Mersin, Diyarbakır, Van gibi illerden gelen işçiler, sağlıksız koşullarda çalışmaya ve yaşamaya çalışıyor. Adana'nın 'sarı sıcağı'na alışkın olmayan işçiler, geldikleri ilk haftadan itibaren cilt hastalıklarının başladığını söylüyorlar. 500 konutun yapımını üstlenen taşeron firma Emete Kolin Şirketi'nde ve bağlı taşeron firmalarda yaklaşık 600 işçi çalışıyor. İşçilerin bir kısmı barakalarda, büyük bölümü çadırlarda barınmak zorunda bırakılıyor. Şirket tarafından kurulan çadırların bazılarında 8 işçi kalırken, bazılarında bu sayı 15'i buluyor.
25 yılda 700 gün
25 yıldır inşaatlarda çalıştığını söyleyen Ali Ulusoy, bugüne kadar sadece 700 işgünü prim yatırıldığını öğrendiğini belirterek, "46 yaşındayım, 5000 işgününü doldurmam bile imkânsız, emekli olmam tamemen hayal durumda" dedi. İnşaat sektörünün dağınık bir iş alanı olduğunu belirten Ulusoy, bu iş kolunda örgütlenmenin çok zor olduğunu kaydetti. Binlerce işçinin bu sektörde çalışmasına karşın, örgütlenecekleri bir kurumun olmadığını belirten Ulusoy, bu durumun sosyal haklarını almak için mücadele etmelerini zorlaştırdığını söyledi.
'Bir de tabut hazırlasınlar'
İskenderun'dan Adana'ya çalışmaya geldiğini söyleyen Şahin Bilgin isimli işçi, bilek gücü olarak en fazla çalışanlar arasında yer almalarına rağmen, en mağdur durumda olanların da inşaat işçileri olduğunu belirtti. Hükümetin mezarda emeklilik dayatmasını kınadıklarını belirten Bilgin, "30 yaşındayım, sigortamın tam yatması durumunda belki 60 yaşında emekli olurum, o yaşa kadar yaşayıp yaşamayacağım da belli değil. Hükümet, bizim için bir de tabut hazırlasın, zaten emekli olmadan öleceğiz. Cenazemizi işyerlerinden çıkarırlar" dedi.
'Mesailerimiz sayılmıyor'
Mehmet Çemrek isimli işçi ise, günde 10 saat çalışmalarına rağmen çalıştıkları 2 saatlerinin mesaiden sayılmadığını, sürekli iş kazaları yaşamalarına karşın, bir güvencelerinin olmadığını söyledi.
İskenderun'dan çalışmaya gelen Murat isimli işçi de, çalışma koşullarının kötülüğünden söz ederek, tuveletlerin pislik içinde olduğunu, inşaatlarda su akmasına rağmen banyolarında akmadığını belirtti. Yemekler için günde 1 milyon 250 bin lira kesinti yapılmasına rağmen çok kötü yemeklerin verildiğini söyleyen Murat, yemekhane önünde ve çevresinde temizlik yapılmadığı için sağlıklarının tehlike altında olduğunu söyledi.
ÖNCEKİ HABER

İşçi ve emekçiler yine alanlarda

SONRAKİ HABER

AA'dan 31 Mart seçimleri açıklaması: AA veri aktaran bir medya kuruluşudur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa