04 Temmuz 1999 21:00

Birileri Hemşin'e el atınca

Santrale karşı yürütülen mücadelede karşılaştığı olaylar ve yapılan ayakoyunlarını anlatan Okumuşoğlu, "Anladık ki Bergama'ya, Gökova'ya, Çan'a el atan birileri, şimdi de Çamlıhemşin'e göz dikmiş" diyor.

Paylaş
Birileri Hemşin'e el atınca
Bülent Falakaoğlu
1997 yazında tatilini geçirmek için memleketi Çamlıhemşin'e gittiğinde, evinin hemen arkasındaki derenin yanına yabancı arabalardan, tanımadığı insanların borular indirdiğini görünce başlamış onun mücadelesi. "Ne oluyor, kim ki bunlar" sorusuna aldığı ''Siz bilmiyor musunuz? Buralardan tüneller geçecek. Bu dere (Fırtına) Hala Deresi ile birleştirilecek. Ve Çamlıhemşin'e bir santral yapılacak" şeklinde aldığı cevaba olmuş ilk tepkisi: "Yahu siz ne diyorsunuz!"
Çamlıhemşin Doğasını Koruma Girişimi Sözcüsü ve İzmir Barosu avukatlarından Yakup Okumuşoğlu, 1998 Şubat ayından itibaren takip ettiği Fırtına Vadisi üzerine kurulacak olan hidroelektrik santralin, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun onaylanma sürecinde ve dava süreçlerinde yaşananların ülkedeki yağma politikasının bir izdüşümü olduğunu belirtiyor.
Önceleri santral için hazırlanan ÇED raporlarına ulaşmakta bir hayli zorlandıklarını, Çamlıhemşin Belediyesi'nin kendilerine bu konuda bilgi vermekten sürekli kaçındığını ve arkadaşları aracılığıyla raporlara ulaşmayı başardıklarını söylüyor. "Oturdukları yerden, masa başında hazırlanmış bir ÇED raporu görüntüsü çiziyordu. Bu noktada biz de raporu inceleyelim, teknik bilgi var uzmanlara incelettirelim dedik" diyen Okumuşoğlu, çalışmalar sonucunda bilirkişi raporlarıyla birlikte ellerine ulaşan dört adet raporun kendilerinde şu kanıyı oluşturduğunu belirtiyor: "BM Holding adındaki bir şirket Fırtına Vadisi'ne girmiş, talan etmek istiyor."
Bakanlıklar hiçe sayıldı
Bu durum üzerine Çevre Bakanlığı'ndan bilgi edinmeye çalıştıklarını, kendilerine konu üzerinde Çevre Bakanlığı Komisyonları'nın çalışmalar yaptığı şeklinde cevap verildiğini kaydeden Okumuşoğlu, o dönem Çevre Bakanlığı'nın çıkardığı, "Çevre ve İnsan" dergisinin kendileriyle röportaj bile yaptığını ifade ediyor: "Bizimle konuştular. Hemşin şöyle güzel, böyle yeşil, kışın ortasında inanılmaz yeşillik vs. yazdılar. Biz de 'tamam' dedik 'Bakanlık santrali yaptırmayacak'. Biraz rahatladık, ama çalışmaları da takip etmeyi sürdürdük." Okumuşoğlu, bu ülkede bu tip faaliyetlerin takibini asla kesmemek gerektiğini de acı tecrübelerle öğrendiklerini şu sözlerle ifade ediyor: "Birileri Çamlıhemşinlilerden habersiz Hemşin'in kaderini çiziyordu, biliyorduk. Bergama'yı, Gökova'yı, Yatağan'ı, Çan'ı bilen bizler, birilerinin bir yerlerden oralara el attığını biliyorduk." Bu olumsuz tecrübelerin ışığında sürekli Planlama Genel Müdürlüğü ile görüştüklerini, kabul edilen bir ÇED raporu varsa kendilerine ulaştırılmasını istediklerini ifade eden Okumuşoğlu, kabul edilebilir bir ÇED raporunun uzun süreceği, gelen raporlarda sürekli eksiklik çıktığı ve bu yüzden geri gönderildiği yönünde cevap verildiğini vurguluyor. "Efendim bunu tamamlatmaya çalışıyoruz, şunu tamamlatmaya çalışıyoruz. Hazırlanması en az yedi ay sürer. Trabzon Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Orman ve Turizm Bakanlığı vs. incelemelerde bulunuyor" şeklinde cevaplar aldıklarını belirtiyor.
Okumuşoğlu, bütün bu kesin cevapları aldığı süreçte bir akşam saat 23.00'de evine Ankara'dan gelen telefonun kendisini beyninden vurulmuşa döndürdüğünü kaydediyor. Telefonda şöyle bir diyalog yaşanıyor:
- Başbakan Çamlıhemşin'e temel atmaya gidiyor.
- Ama nasıl olur daha iki gün önce Orman ve Turizm Bakanlığı'nın problem çıkardığı, onlardan gelecek rapor doğrultusunda eksiklerin giderileceği yönünde bize cevap verilmişti.
- Vallahi Enerji Bakanlığı sağa sola talimatlar göndermiş 26 Haziran'da temel atılacağını bildiriyor.
Okumuşoğlu, talimatnamenin 23 Haziran'da gönderildiğine dair belgelerin olduğunu, daha ÇED raporu onaylanmadan Enerji Bakanlığı'nın temelin atılacağını duyurduğunu ve dolayısıyla suç işlediklerini belirtiyor. "Bunun için Başbakanlık'a haberler verdik. Girişimlerde bulunduk suç işliyorsunuz" dedik.
Başbakandan numaralar
Başbakanlık girişimlerinden sonuç alamayacaklarını anladıklarında, Çamlıhemşin'e gitmeye karar verdiklerini söyleyen Okumuşoğlu, kendilerinin geleceğini haber alan yetkililerin temel atma törenini bir gün önceye aldıklarını ve kendileri henüz yollarda iken temelin atıldığını ifade ediyor. "Böyle numaralar yapıyorlar. Açıktan pervasızca suç işliyorlar. Santralin kurulabilmesi için daha önce BM Holding tarafından üç rapor hazırlatıldı. Birinci rapor tahribatın büyüklüğünden ve esaslı hiçbir konuya çözüm getirmemesinden dolayı Çevre Bakanlığı'nca geri çevrildi. İkinci rapor da gene çözüm getirilmemesi sebebiyle geri çevrilmiş, bunun üzerine bilimsel olarak hiçbir teze dayandırılma ihtiyacı duyulmayan on sayfalık ek bir rapor hazırlatılmıştı. Ve bu üçüncü rapor santralin temel atma töreniyle aynı gün Çevre Bakanlığı'nca onaylandı. Çok ilginçtir ki, yani henüz ortada onaylanmış bir ÇED raporu olmadığı tarihte santralin temelinin atılması için Başbakan'ın geleceği duyuruldu, insanlara davetiyeler gönderildi. Daha ÇED raporu onaylanmadan raporun onaylanacağı tahmin edildi" diyor, Okumuşoğlu.
Zamanla oluşan kamuoyu ve tepkilerin sonucunda CHP Erzincan eski Milletvekili Mustafa Kul'un, ilgili tüm bakanlıklar hakkında Meclis'te soru önergesi verdiğini ifade eden Okumuşoğlu, bakanlıklardan ilginç cevaplar geldiğini belirtiyor. Örneğin Orman Bakanlığı'ndan "ÇED raporunun hazırlanmış ve onaylanmış olması kurulacak olan tesisin çevreye zarar vermeyeceği anlamına gelmez. Biz çevre zararının en aza inmesi için elimizden gelen tüm çabayı harcadık. Mutlaka Fırtına Vadisi'ne santralin zararı olacaktır" cevabı gelmiş. Okumuşoğlu ekliyor, "Orman Bakanlığı o kadar alakasız bir cevap verdi ki, projenin varlığından bile haberdar olmadığı belli oluyor. Cevapta deniyor ki: "Fırtına Vadisi'ne bir de baraj yapılacak bu baraj çevresine de katkı sağlayacak vs. Oysa projede baraj diye bir şey yok".
Başbakan-şirket ilişkisi
Bakanlıklara sorulan soruların aynısı Başbakanlık'a da yöneltiliyor ama başbakan o dönem bir türlü cevap vermiyor. "Onun yerine ilginçtir, aralarında nasıl bir ilişki varsa BM Holding Meclis'e sunulmuş soru önergesine başbakan adına cevap veriyor. Ve diyor ki 'Santralin hiçbir zararı olmayacak.' Oysa bakıyoruz ağaçlar gitmiş, yol harfiyatından derelerin üzeri örtülmüş, heyelan olmuş vs."
Şirketin yeni "üçkâğıdı"ndan da bahsediyor Okumuşoğlu: "Pazar Orman ve Hemşin Orman İşletmesi birer araştırma yapmışlar. Bu şirket ne kadar ağaç kesti, zarar verdi mi diye. Üç ayrı bölgede yapılan incelemede, 27, 62 ve üçüncü bölgede de 121 orman ağacının gizlice kesildiğini tespit etmişler ve şirketten bunun parasını istemişler. Şirket de 9 milyar küsur ceza bedelini ödemiş. Ama burada devlet ormanına sahip mi çıkıyor? Hayır!"
Mahkeme kararı ile çalışmaları durdurulan BM Holding'in her türlü yola başvurarak santrali kurmaya niyetli olduğunu ifade eden Okumuşoğlu, kendilerinin de dünyanın en güzel vadilerinden biri olan Fırtına Vadisi'nin yağmalanmaması için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayarak bitiriyor sözlerini.
ÖNCEKİ HABER

ORSAN'da işçi kıyımı

SONRAKİ HABER

İstanbul Onur Haftası Komitesine "toplumsal tereddütlü grup" gerekçesiyle ret

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa