28 Haziran 1999 21:00

Konfederasyonlara mücadele çağrısı

Sendikacılar ve işyeri temsilcileri, IMF'nin dayatmasıyla çıkarılmaya çalışılan 'sosyal güvenlik' yasa tasarısına karşı ortak mücadelenin örgütlenmesi çağrısında bulundular.

Paylaş
Konfederasyonlara mücadele çağrısı
Sosyal güvenlik sistemini tamamen tasfiye etmeyi ve mezarda emekliliği dayatan "sosyal güvenlik yasa tasarısı", perşembe günü Ekonomik ve Sosyal Konsey'de tartışılacak. Ekonomik ve Sosyal Konsey'de yer alan konfederasyonlara seslenen sendikacılar ve işyeri temsilcileri, ESK'ten sermaye yanlısı kararlar çıkacağının açık olduğunu, bu nedenle ESK'teki görüşmenin kendilerini bağlamayacağını belirterek, ortak mücadelenin örgütlenmesi çağrısında bulundular.
Sendikalar ve işyeri temsilcileri, konfederasyonların kararlarının kendi talepleriyle örtüşmemesi durumunda, SSK'nın tasfiyesine ve mezarda emekliliğe karşı tabandan gelen tepkiyi örgütleyeceklerini dile getirdiler.
Sabri Topçu (TÜMTİS Genel Başkanı): Sosyal güvenlik reformu yasa tasarısının ESK'te görüşülmesi, bu yasanın konfederasyonlar aracılığıyla sendikalara ve işçilere benimsetilmesi amacını taşımaktadır. Bilindiği gibi konfederasyonlar ESK'e katılım için bağlı sendikalara ve işçilere danışma gereği bile duymadıkları gibi şu ana dek ESK'ten işçi ve emekçilerin çıkarına bir tek olumlu karar çıkmamıştır. Bu nedenle konunun ESK'te görüşülmesi sendikaları ve işçileri bağlamayacaktır. Konfederasyonlar, mezarda emekliliği getiren, dahası, başta SSK olmak üzere Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'u tasfiye için bir "ilk adım" olan bu yasaya karşı işyerlerinde yaşama geçecek ve üretimden gelen gücü ortaya koyan bir genel eylemin acilen hazırlanmasına öncülük etmelidir. Konfederasyonlar bu asli görevlerini yerine getirmezse sendikalar, bir araya gelerek ortak eylemin örgütlenmesine şimdiden başlamalıdır.
Atilay Ayçin (Hava-İş Sendikası Genel Başkanı): Adına "sosyal güvenlik reformu" denilen yasa taslağı özü itibariyle, sosyal devlet anlayışı ile birlikte sosyal hizmet veren kuruluşları tasfiye etmeyi amaçlamaktadır. Uzun yıllar siyasi iktidarların, IMF ve Dünya Bankası patentli reçeteleriyle ve özelleştirme adı altında yapılan uygulamaların bir sonucu olarak her türlü teknik ve teknolojik yatırımdan yoksun bırakılan, fonlarda biriken faizleri en düşük devlet faizi ile peşkeş çekilmesinin, 4.5 milyon kaçak işçinin sigortasız çalıştırılmasına sessiz kalınarak SSK benzeri kurumlar batırılmak istenmiştir. Bu durumun suçluları bugün, bu kurumu tamamen yağmalamanın altyapısını oluşturmaya çalışmaktadır. Oysaki bu kurumların kurtuluşu, siyasilerin ellerinden kurtarılması ile mümkündür. İşçi konfederasyonlarının ve onlara bağlı sendikalar işçi sınıfının örgütlü mücadelesini hayata geçirmelidirler.
İsmail Özhamarat (Genel İş Sendikası TİS Daire Başkanı): Rıdvan Budak daha önceki ESK toplantısında sendikaların görüşlerini almadan, kişisel tercihle yer aldı. Genel-İş olarak net bir şekilde açıklamıştık. Biz ESK'in değil çalışanların örgütleri aracılığıyla bu saldırılara karşı ne yapılabilir diyerek, konfederasyonların bir araya gelmesi çalıştık. Mücadeleye yönelik kararların alınması için konfederasyonlarımıza baskı yapacağız. Emeklilik yaşının yükseltmek SSK'nın tasfiyesi anlamına gelmektedir. İşçilerin alınterleriyle kurdukları bu kurumu işçiler batırmadılar, bizzat gelmiş geçmiş hükümetler ve işverenler batırdı. Buna karşı kesinlikle mücadele hattı oluşturulacak.
İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu adına İstanbul Haber-İş 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu: Sosyal güvenlik yasa tasarısının ESK'te tartışılması konfederasyonların uzlaşma zemini aramasını ifade ediyor. Konfederasyonların özellikle emeklilik yaşına ilişkin pek fazla itirazları olmadığı yönünde düşündürücü açıklamaları var. ESK'ten önce sendikaların kendi içlerine yönelik değerlendirme yapmaları gerektiğini düşünüyorduk. Nihayetinde ESK'ten çıkacak karar, orada temsil edecek kurumların ağırlığını taşıyacaktır. Bu da ESK'ten mezarda emeklilik çıkacağı anlamına geliyor. Sosyal güvenlik reformunu tek başına SSK ve emeklilik yaşıyla değerlendirmiyoruz. Bağ-Kur ve Emekli Sandığı da işin içinde olduğuna göre, diğer kesimlerle işçiler bir araya gelerek ortak bir karar alması gerekiyor. Bizim İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu olarak SSK'ya yönelik geçmişten beri dile getirdiğimiz taleplerimiz var. Bunlar geçerliliğini koruyor. Konfederasyonların alması gereken tutumun da işçilerin talepleriyle örtüşmesi gerekiyor. '95'te bu tasarı önümüze geldiğinde, sokaklara çıktık ve bu saldırıyı püskürttük, bugün de aynı yöntem kullanılmalı diye düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde konfederasyonların tutumu ne olursa olsun, tabandan gelen tepki büyüyecektir. Çetin Yelken (TEKSİF Bakırköy Şube Başkanı): Bu korkunç bir olay, Özal da dahil bugüne kadar gelen en ağır yasa tasarısı. Yani 62 yaşında kadını ve erkeği aynı anda emekli etmeyi düşünebilecek kadar gaddar bir durum. Bu yasa çıkarsa özellikle özel sektörde emeklilik hikâye olur. Sendikalar gidip görüşecekler ancak ne çıkacağı belli, 3-5 yaş pazarlığı yapacaklar. Sonra da kendilerine kahramanlık payı çıkarıp, ancak bu kadar olur deyip tabanı susturacaklar. Kazanılmış haklarımıza dokunulmaması için mücadele etmemiz gerekiyor. Ancak konfederasyonlardan bu konuda bir şey beklemiyorum, çünkü sendikal yapıyı çok iyi biliyorum. Türkiye'de her geleneği besliyorlar. Tabanın süratle örgütlenip bu duruma el koyması gerekiyor.Nihat Varol (Alo Fabrikası İşyeri Lastik-İş İşyeri Temsilcisi): Ekonomik Sosyal Konsey'e karşıyız. Ancak madem sorunlarımız tartışılacaksa, en azından işçilerin lehine düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. Konfederasyonların mevcut kanunu savunmaları konusunda pek bir ümidim yok. Gazetelerde verdikleri beyanatlar bunu gösteriyor. Olsa olsa birkaç yıllık bir indirim söz konusu olacak. Buna rağmen konfederasyonlardan işçiler lehine adil bir düzenleme istemelerini bekliyoruz. Tabanda ciddi bir tepki olsaydı, konfederasyonlar ESK'i düşünmek zorunda kalırlardı.
Mutalip Çelik (Karayolları 1. Bölge İşyeri Baştemsilcisi): Türk-İş, Hak-İş ve DİSK'in Sosyal güvenlik kurumlarının tasfiyesi ve emeklilik yaşasının yükseltilmesine ilişkin sorunların ESK'te tartışılmasına havale etmeleri bu dayatmaları kabul etmelidir. İşçi konfederasyonları bu saldırıları püskürtmek için alanlara çıkmalı ve güçlerini kullanmalıdır.
ÖNCEKİ HABER

Gülbirlikte sözleşme imzalandı

SONRAKİ HABER

İZENERJİ işçilerine ve sendikacılara açılan davanın ilk duruşması görüldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa