24 Haziran 1999 21:00

'Adalet demokratikleşmeye ve barışa hizmet etmelidir'

Öcalan'ın avukatları tarafından hazırlanan 350 sayfalık esas hakkındaki savunma, "Adalet Barışa ve Demokratikleşmeye Hizmet Etmelidir" ifadesi ile başladı.

Paylaş
'Adalet demokratikleşmeye ve barışa hizmet etmelidir'
Öcalan'a vekalet eden 100 avukat adına, Av. Niyazi Bulgan, Av Kemal Bilgiç, Av. Hatice Korkut, Av. Mamut Şakar, Av. Aysel Tuğluk, Av. Doğan Erbaş, Av. Mükrime Tepe, Av. İrfan Dündar, Av. Aydın Oruç imzası ile mahkeme başkanlığına sunulan 350 sayfalık esas hakkındaki savunma, "Adalet Barışa ve Demokratikleşmeye Hizmet Etmelidir" ifadesi ile başlıyor.
Ayrıcalıklı ceza hukuku anlayışının liberal devlete geçişle birlikte terkedildiğinin belirtildiğini savunmada, "Ayrıcalıkçı Ceza Hukuku eşit olmayanlar arasında eşitliği ve özgürlüğü sağlamaktan çok, eşitler arasındaki eşitsizliği ve özgürlüğü garanti altına almaktadır" denildikten sonra, "Somut davamızda iddia makamının yargılama konusuna yaklaşımı tipik bir baskıcı ceza anlayışıyla ayrıcalıklı ceza anlayışının karışımı niteliğindedir" ifadelerine yer veriliyor. Oysa çağımızın, artık ceza anlayışı açısından 'İnsancıl ve Özgürlükçü Ceza Anlayışı' çağı olduğu belirtilerek, toplumsal barışa, demokrasinin gelişimine, toplumdaki çelişkilerin kan dökülmeden çözülmesine geçmişteki yaraların kapanmasına hizmet edecek olan anlayışın da, bu anlayış olduğu belirtiliyor.
İnsan haklarının bu hümanist anlayışın ceza hukukuna egemen olması ekmek su kadar bir gereksinim haline geldiğinin belirtildiği savunmada, hukukun, insanın ve giderek toplumun mutluluğunu amaç edinmesi gerektiği dile getiriliyor.
'Yargılama dürüst değil'
Ceza Muhakemesi Hukukunun bugün en önemli ilkelerinin başında "dürüst yargılanma hakkı" geldiği hatırladılarak şöyle devam ediliyor: "Gerek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 10. maddesinde, gerekse AİHS'nin 6. maddesinde, ayrıca kişisel ve siyasal haklar Uluslararası sözleşmesinin 14. maddesinde yer alan 'hakkaniyete uygun yargılanma hakkı' veya 'dürüst yargılanma hakkı' demokratik bir toplumda tüm insanların iktidarın keyfiliğine karşı güvencesidir. Dürüst yargılanma hakkı ilkesi bir yargılamanın olmazsa olmaz koşuludur. Bu hak ayrımsız herkes için yaşama geçmesi gereken temel bir haktır. Bu hak tanınmadığı takdirde yapılacak yargılama biçimsel ve sözde bir yargılama, savunma ise görünürde bir savunma, hüküm ise önceden verilen kararın yazılı hale getirilmesinden başka bir anlam taşımıyacaktır. Ceza Muhakemesi Hukukunun bu temel ve vazgeçilmez ilkeleri müvekkil için rafa kaldırılmıştır. Müvekkilimiz hem uluslararası hukuktaki hakları açısından hem de iç hukuktaki hakları açısından mağdur edilmiştir."
'Öcalan'ın getirilişi hukuksuz'
Öcalan'ın 15 Şubat'ta saat 23.00 civarında Türk yetkililerince Kenya'da fiziki denetim altına alınarak hukuki olmayan bir şekilde yakalandığına dikkat çekildiği savunmada, "Müvekkil kendi iradesiyle Türk makamlarına teslim olmuş değildir. Hukuka uygun bir yakalamanın olabilmesi için bu yakalamanın uluslararası normlara uygun olması gerekirdi. Oysa Türk yetkilileri yetki alanları dışında kolluk gücüne başvurmuşlardır. Öcalan'ın yakalanması ve tutuklanması AİHS 5. Maddesinin 1. Fıkrasının ihlali niteliğindedir. 5. Maddenin garanti ettiği kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği ve Sözleşmenin yer verdiği istisnaların uygulanmadığı anlaşılmaktadır."
'Kriz Yönetimi' eleştirildi
Öcalan'ın jandarmada alınan ifadesinin savcının talimatı bulunmadan alındığının, ayrıca emniyetin aldığını ifadelerin ne olduğunun da belli olmadığı ifade ediliyor ve Öcalan'ın 15-22 Şubat tarihleri arasında gözaltında tutulduğu ancak, gözaltı süresi dolduktan sonra dahi özel birimlerce sorgulanmasına devam edildiğine dikkat çekilerek şöyle devam ediliyor: "Müvekkil Türkiye'ye getirildikten sonra İmralı adasındaki İmralı cezaevine götürülmüştür. Bu cezaevi yarı açık bir cezaevi iken bu tarihten itibaren özel güvenlik önlemleri gerektiren ve kriz yönetmeliğine göre yönetilen bir cezaevi statüsüne girmiştir. Mevzuata göre bir ceza evinin statüsü ancak adalet Bakanlığının kararı ile değiştirilebileceği halde bakanlığın resmi gazetede yayımlanmış bu konuda bir kararı yoktur. Kriz halinin uygulandığı sıkı güvenlik önlemleri altında tutulan bir adada sorgulanan müvekkilin hazırlık soruşturmasının sağlıklı olduğundan bahsedilemez. ... Savunma avukatlarının tutuklu ile görüşmelerinin Başbakanlık Kriz merkezinin izin ve onayına tabi tutulması, böylesi bir gerekçenin İmralı adasının askeri yasak bölge ilan edilmesine bağlanmasının, kabul edilemez bir davranış olup, yürütmenin yargı üzerindeki müdahalesinin doğmasına neden olmuştur." Öcalan avukatları esas hakkındaki savunmalarında, Öcalan'ın İmralı'da tek kişilik bir hücrede tutulmasının da hukuka aykırı olduğu vurgulanıyor.
Kasetler delil kabul edildi
Sözkonusu savunmadaki diğer bir önemli nokta da, kaset vb. şeylerin delil olarak yargılamada kullanılması: "Dosyada çeşitli Devlet birimlerince yargılamaya ilişkin PKK ile ilgili bilgi, belge, kaset ve telsiz çözümlemeleri, örgütün amaçları ve eylemleri hakkında sunulan istihbarat raporları önemli bir yer tutmaktadır. Mahkeme, söz konusu sunulan belgeler hakkında delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususunda şu ana kadar hiçbir araştırma yapmaya gerek görmemiştir."
İddianamede yanıtını bulamayan bazı önemli noktalar ise şöye sıralanıyor: "Müvekilimizin Kenya da yakalanma sürecinin tutanağı bulunmamaktadır. İtalya süreci iade dosyası ve yapılan işlemler yeralmamaktadır. Almanyanın iade dosyası hala celbedilip dosyaya konulmamıştır. Rusya süreci ile ilgili dosyada hiçbir doküman bulunmamaktadır. Yunanistan süreci sadece müvekilin beyanlarına dayandırılmış, diplomatik girişimler yoktur. Suriye süreci her nedense önemsenmemiş ve geçilmiştir. PKK'nin Avrupa ve dünyadaki örgütlenme gücü ve örgütlenme biçimi ortaya konamamıştır. PKK'nin silahlı gücü ve dağılım konusunda müvekilin beyanı dışında resmi belgelerde hiçbir sağlıklı bilgi konulamamıştır. PKK'nin uluslararası ilişkileri, sağlıklı bir değerlendirmeye tabi tutulamamıştır. PKK'nin mevcut gücü ve hareket alanı konusunda bir bilgi yoktur. Daha birçok yanıtını arayan soru cevapsız bir şekilde iddianamede yer almamaktadır."
ÖNCEKİ HABER

Festival'de Mozart esintisi

SONRAKİ HABER

“Yalnız Efe” Documentarist’te gösterildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa