20 Haziran 1999 21:00

Eğitimde yine aynı manzara

1998-99 öğretim yılı, yoğun geçen bir dönemin ardından sona eriyor. Öğretim yılının en tartışmalı konusu "türban" olurken, ÖSS sorularının çalınması adayları şok etti.

Paylaş
Eğitimde yine aynı manzara
1998-99 öğretim yılı 25 Haziran Cuma günü sona erecek ve yaklaşık 15 milyon öğrenci tatile girecek. Öğretim yılının en fazla tartışılan konusu "türban" olurken, ÖSS sistemindeki değişiklik ve soru kitapçıklarının çalınması adayları şok etti.
1998-99 öğretim yılı yoğun geçen bir dönemin ardından sona eriyor. Yaklaşık 65 bin eğitim kurumunda 512 bin 522 öğretmen ile eğitim yapan 14 milyon 668 bin 444 öğrenci 25 Haziran Cuma günü, son ders zilinin çalması ile birlikte karnelerini alarak tatile girecek. Öğrenciler, 1999-2000 öğretim yılının başlayacağı 13 Eylül gününe kadar, bir öğretim yılının yorgunluğunu atacak.
Türban konusu
1998-99 öğretim yılının açılışı ile birlikte önceki yıldan devam eden "türban tartışması" yeniden alevlendi. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretim yılının başında bir genelge yayınlayarak, kılık kıyafet kurallarının uygulanması konusunda öğretmen ve öğrencileri uyarırken, Türkiye genelinde disiplin cezası alan öğretmen sayısı 2000'e yaklaştı. YÖK tarafından da kılık kıyafet kurallarına aykırı davrandıkları gerekçesiyle 482 öğretim üyesi ve idari personel hakkında soruşturma açıldı, birçok öğretim üyesi meslekten ihraç ile birlikte çeşitli disiplin cezalarına çaptırıldı.
Hedefler tutmadı
1997 yılında kabul edilen yasa ile yürürlüğe giren 8 yıllık kesintisiz eğitim, 1998-99 öğretim yılında resmen uygulanmaya başlandı. Bakanlık, 30 kişilik sınıflarda, bilgisayarlı eğitimin gerçekleştirilmesini hedeflerken, ilk yıl için belirlenen hedeflerin gerisinde kalındı. Öğretim yılına yetiştirilmesi planlanan 343 ilköğretim okulu inşaatı ancak 1999-2000 öğretim yılında tamamlanabilecek. Ayrıca, 2451 ilköğretim okuluna kurulması planlanan bilgisayar laboratuvarlarının, ihale işlemleri ise halen devam ediyor. Türkiye genelinde sınıf ortalaması 45 olarak gerçekleşirken, 13 ildeki sınıf mevcutları 60 ile 80 arasında değişti. Kesintisiz eğitimin finansmanı için toplanan katkı payı ve bağışlardan 341 trilyon lira gelir elde edilirken, bu gelirin 258 trilyon liralık bölümü çeşitli işlerde harcandı.
Şûra kafa karıştırdı
Mesleki eğitimin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak düzenlenen 16'ncı Milli Eğitim Şûrası, 196 tavsiye kararı alarak çalışmalarını tamamladı. Ancak yeniden yapılanmanın modeli üzerinde alınan kararın ne anlama geldiği konusunda ise bir netliğin olmadığı ortaya çıktı. Şûra üyeleri, ortaöğretimde okul türlerinin ortadan kaldırılarak "Çok Amaçlı Liseler"in kurulmasının kararlaştırıldığını belirtirken, Bakanlık yetkilileri Şûra'dan "Çok Programlı Liseler"in yaygınlaştırılması kararının çıktığını savundu.
ÖSS şoku
YÖK, aldığı ani bir kararla üniversite giriş sisteminde köklü bir değişiklik yaptı. Üniversiteye girişin tek aşamada ÖSS ile gerçekleştirilmesi kararlaştırılırken ÖYS kaldırıldı. "Tek aşamalı sınav", "alandan geçişe ek puan", "ağırlıklandırılmış ortaöğretim başarı puanı", "sınavdan sonra tercih" gibi yenilikler içeren yeni ÖSS'nin 2 Mayıs'ta gerçekleştirilmesi kararlaştırılırken, 1 Mayıs günü İstanbul'daki sınav merkezinden, test kitapçıklarının ikisi çalındı. YÖK, hırsızlık olayı nedeniyle ÖSS'yi 6 Haziran'a ertelerken, yaklaşık 1.5 milyon öğrenci de büyük bir şok yaşadı. Yaşanan şokun ardından 1.5 milyon genç 6 Haziran'da ÖSS'ye girerek, üniversite kapısını aralamaya çalıştı.
YÖK, öğretmen yetiştirme modelinde de köklü bir değişiklik gerçekleştirdi. İlköğretim sınıf öğretmenlerinin eğitim fakültelerinde 4 yılda yetiştirilmesi kararlaştırılırken, ortaöğretim branş öğretmenlerinin eğitim süresi 5.5 yıla çıkarıldı.
Branş öğretmenlerinin kaynağının fen-edebiyat fakülteleri olması öngörülürken, adayların üniversite eğitimi üzerine 1.5 yıllık tezsiz yüksek lisans eğitimi alarak, öğretmen olabilmeleri planlandı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ödemiş'te KESK'ten protesto
KESK Ödemiş Temsilciliği, yapılan maaş zamlarının yetersizliğini, IMF"yi, uygulanan tahkim politikasını ve özelleştirmeyi protesto etti. Yetmiş kişinin katılımıyla basın açıklaması yapan KESK Ödemiş Baştemsilcisi Tahir Bulut, "Bizlere yapılacak ücret artışını iktidar partileri bizlerle alay edercesine kendi aralarında oyuna döndürdüler. Bunlar kimin adına karar veriyor? Bize sorulmuyor, konfederasyonumuzun çift taraflı görüşme isteğine dikkat edilmiyor" dedi. Sözde milliyetçilerin ülkeyi IMF'ye, uluslararası tekellere terk ettiklerini belirten Bulut; özelleştirme, uluslararası tahkim ve MAI ile Türkiye'nin uluslararası sermayeye peşkeş çekildiğini söyledi.
Emekçilerin birliği sermayeyi yenecek
İşgüvencesi, işsizlik sigortası, grev ve toplusözleşme temelinde, özgürlükçü kamu görevlileri sendikaları yasasının çıkartılması, çalışma yasasında, çalışma yaşamında ve yaşamın her alanında 12 Eylül darbe hukukunun temizlenmesi için safları sıklaştıralım çağrısı yapan Bulut, "Bütçeden personele, yatırımlara, eğitime, sağlığa ayrılan pay sürekli düşüyor. Personele 1980'lerde yüzde 35 pay ayrılırken, bugün bu oran yüzde 24'lere gerilemiş durumda, yirmi yıl önce yatırımlara yüzde 20 pay ayrılırken bugün yüzde 6 dolayında pay ayrılıyor. Bütçenin yüzde 44'ü faize gidiyor, yirmi yıl yalnızca yüzde 2-3 faize gidiyordu" dedi. İktidara önerileri olduğunu açıklayan Bulut, "Bütçe bu faiz yüküne dayanamaz, gelin bir yıl faizleri donduralım. Gelin hep emekçiye değil, üreticiye değil, biraz da rantiyeciye yük bindirelim var mısınız?" çağrısı yaptı.
Muğla'da protesto
Muğla'da da KESK üyesi kamu emekçileri Sınırsızlık Meydanı'nda biraraya gelerek bordrolarını yaktılar. Önceki gün yapılan eylemde konuşan kamu emekçileri, "Verilecek sadakanın ölçüsü belirlenmeye çalışılıyor. Bu bizlerle alay etmektir" dediler.
ÖNCEKİ HABER

İstanbul Tabip Odası

SONRAKİ HABER

El Salvadorlu göçmen baba ve kızın fotoğrafı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa