20 Haziran 1999 21:00

Tonlarca zehir yiyoruz

Avrupa'nın önde gelen hayvan yemi üreticileri, hayvan leşlerinden, dioksin skandalı sonucu tezgâhlardan toplanan etlerden, atıklardan hayvan yemi yapıyorlar.

Paylaş
Tonlarca zehir yiyoruz
Ufuk Altun
Belçika'da ortaya çıkan dioksin skandalı buzdağının su üstündeki yüzü. Sağlık örgütleri, insanların her gün tonlarca atık malzemeyi hayvanlardan elde edilen ürünlerle tekrar yediklerine dikkat çekiyorlar. Buna örnek olarak, sadece Avrupa Birliği (AB) sınırları içerisinde 1600 ton antibiyotik gösteriliyor.
Dioksin gibi yasaklanmış maddelerin yanı sıra, legal (!) olan yüzlerce katkı maddesi ve atığın hayvan yemlerinde kullanıldığına dikkat çeken Almanya Çevre ve Tabiatı Koruma Birliği (BUND), bu alanda tüketicilerin olup bitenden haberdar olmadığına dikkat çekiyor. Hayvan yemi üretimini belirleyen yasal düzenlemenin, binlerce sayfadan oluştuğunu söyleyen uzmanlar, yasaların sınırlı miktarlar içerdiğini ama bu miktarların uzun vadede insan bünyesini ve sağlığını nasıl etkilediğinin meçhul olduğunu belirtiyorlar.Ne ararsan var
BUND ve hayvanları koruma kuruluşları tarafından oluşturulan "Neuland" adlı hayvan yemi üreticisinde çalışan Matthias Minister, sanayileşmiş hayvan yemi üretiminin tavuk yeminin yüzde 50'sini, inek yeminin yüzde 15'ini, domuz yeminin yüzde 25'ini karşıladığını belirtiyor. Hazır yemlerin gıda sanayisinin atıklarından ve katkılarından oluştuğunu söyleyen Minister, tüketicileri koruma kuruluşları tarafından yapılan araştırmalarda, hayvan yemlerinde yasak maddelerin kullanıldığına rastlandığının tespit edildiğini vurguluyor.
Hayvan yemi üretiminde kullanılan diğer bir katkı maddesi de, hayvan leşlerinden elde edilen un. Dioksin skandalının ardından piyasadan toplatılan etlerin de dahil olduğu hayvan etleri, kasaplardaki et ve hayvan artıkları, veterinerler tarafından öldürülen hayvanlar. Bunların hepsi hayvan yemi üreticileri tarafından yem imalatında kullanılıyor. Hayvanları imha işletmelerinde toz haline getirilen bu etlerden, ilaç yapımında kullanılan atık maddelerden ve diğer katkılardan hayvan yemi elde ediliyor.
1279 ton ev hayvanı
Bu yemler, daha sonra tezgâhlara et ve hayvanlardan elde edilen mamuller olarak geri dönüyor. BUND çalışanları, veterinerler tarafından öldürülen hayvanlara verilen zehirin, yeme dönüşerek insanlar tarafından yendiğine işaret ederlerken, sadece Almanya'da 2.5 milyon ton böylesi maddenin hayvan yemi üretiminde kullanıldığını kaydediyorlar. Almanya Hayvan Yemi Üreticileri Birliği Genel Sekreteri Harald Niemann, hayvan yemi üretiminde kullanılan maddenin yüzde 80'ini kasap ve kesimevlerindeki et ve hayvan atıklarının oluşturduğunu söylüyor. Hayvan yeminde kullanılan ve veterinerler tarafından öldürülen ev hayvanlarının oranı ise şimdilik 0.06 oranında, yani 1279 ton. 1279 ton hayvan leşinde ne kadar kimyasal madde, ilaç ve zehirin bulunduğunu bilinmiyor.
Sanayileşmiş hayvan yemi üretimine devlet tarafından yapılan yardımların kesilmesini talep eden Hayvanları Koruma Birliği, bu şekilde insan ve hayvan sağlığının güvenlik altına alınabileceğini savunuyor.
Devletin ve uluslararası denetleme kurumları bu alanda oldukça ihmalkâr davrandığı da eleştirilerin önünde geliyor. Sistemin ve yasaların çalışmamasını, yem üretenlerin yeterince denetlenmemesini eleştiren çevre örgütleri, doğal yem yerine böylesi yemleri kullanan üreticilerin boykot edilmesi tavsiyesinde bulunsalar da, tarımın ve hayvan üretiminin içinde bulunduğu maddi sıkıntılar bunun gerçekleşmesindeki en büyük engel. AB düzenlemeleri ile çiftçiyi iflasın eşiğine sürükleyen bir düzende ekolojik dengeyi sağlayacak yem ve hayvan üretiminin koşulları tamamen ortadan kaldırılmış durumda. Çiftçileri 'doğru yola çekmek' için politikacıların, tüketicilerin ve üreticilerin bir masa etrafında buluşması gerektiğine inananlar ise hayvan yetiştirme tesislerinin, hazır yem üretiminin içinden çıkılmaz şekilde karmaşık olduğuna işaret ediyorlar. Çevre örgütleri, giderek kötüleşen ekonomik koşullarda sağlıklı yaşama bilinci yerine ucuz mamullere rağbet bilincinin teşvik edildiğine dikkat çekiyorlar ve ekliyorlar: "Tüm bunlar, gözünü kâr hırsı bürümüş olan ve insan ve hayvan sağlığını hiçe sayan zihniyete karşı mücadele ile engellenebilir".
ÖNCEKİ HABER

Yabancı gelmedi yerli gelemiyor!

SONRAKİ HABER

Trump: Türkiye'ye yönelik yaptırımlara izin veren bir kararnameyi çıkaracağım

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa