18 Haziran 1999 21:00

KİGEM: Tahkim, geleceği ipotek altına sokmaktır

KİGEM Yönetim Kurulu, uluslararası tahkim dayatmalarının gerisinde, yabancı yatırımlar bakımından gelişmiş ülkelerin dünyaya kabul ettirmeye çalıştıklarını vurguladı.

Paylaş
KİGEM: Tahkim, geleceği ipotek altına sokmaktır
Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı (KİGEM) son günlerde gündeme getirilen ve hükümet programına da alınan "uluslararası tahkim" konusunun yeterince bilinmediği değerlendirmesini yaptı. KİGEM, uluslararası tahkime boyun eğmenin gelecek kuşaklar açısından ağır bir sorumluluğu yüklenmek anlamına geldiğinin de bilinmesini istedi.
KİGEM Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, konunun enerji ve özellikle elektrik enerjisi alanında yapılacak yabancı yatırımlar nedeniyle gündemde olduğu hatırlatıldı. "Yabancı yatırımcılar ve IMF ya da Dünya Bankası gibi kuruluşlar, uluslararası tahkimin kabulünü Türkiye'yle ilişkilerin temel koşulu durumuna getirmişler, ülkenin siyasetçileri de bu koşula uymayı neredeyse 'ödev' saymaya başlamışlardır" denilen açıklamada, bu konuda ileri sürülen görüşlerin ve Anayasa ya da yasalar düzeyinde başlatılmak istenen girişimlerin, uluslararası tahkim sistemiyle Türkiye'deki hukuk sistemi arasında çıkabilecek sorunlar bakımından temel bilgilere sahip olunmadan ortaya atıldığı belirtildi.
Tahkimin, devletlerin devletlerle ve özel şirketlerin başka şirketlerle ilişkilerinde anlaşmazlıkların çözümü için başvurulabilen yollardan biri olduğuna değinilen açıklamada, Türk hukukunda buna engel bir durumun olmadığı ancak, Türk hukuk sistemine göre, devletlerin, yerel yönetimlerin ve kamu kuruluşlarının yerli ya da yabancı şirketlerle ilişkilerde anlaşmazlıkların çözümünün idari yargıya tabi olduğu belirtildi.
Tahkimin idari yargının kabul ettiği bir yol olmadığına dikkat çekilen açıklamada, "Yasa ve hatta Anayasa değişiklikleriyle bu durumu değiştirmeye kalkmak, yüzyılı aşkın bir süredir yerleştirilmeye çalışılan bir hukuk geleneğinin taşlarını yerinden oynatma ve içinden çıkılmaz bir kargaşa yaratmak anlamına gelir. Sonuç, bu gibi durumlarda Türk yargı sisteminin bütünüyle saf dışı edilmesine ve ülke bağımsızlığının kaldırılmasına kadar varabilir" denildi.
Uluslararası tahkim dayatmalarının gerisinde, yabancı yatırımlar bakımından gelişmiş ülkelerin dünyaya kabul ettirmeye çalıştıkları bir girişimin yattığının da altı çizilen açıklamada şöyle denildi;
"OECD bünyesinde 'Çok Taraflı Yatırım Anlaşması' çalışmalarıyla başlayıp Fransa gibi bir ülkenin bile itiraz etmesi üzerine o zeminden Dünya Ticaret Örgütü çerçevesine kaydırılan bu girişim başarıya ulaşırsa, ulusal devletlerin kendi halklarını koruma konusunda sahip oldukları tüm yetkiler uygulanabilir olmaktan çıkacaktır. Bütün siyasal partilerin ve bu arada şimdi parlamento dışında kalmış olmakla birlikte cumhuriyetin yaratılmasına 'öncülük' etmiş olmanın onurunu ve sorumluluğunu taşıyan bir siyasal kuruluşun bu konuda tam bir duyarlılık içinde olması gerekmektedir."
Türkiye'nin şimdiki sıkıntılarından yararlanmak isteyenlerin uluslararası tahkim isteklerine boyun eğmenin, gelecek kuşaklar açısından çok ağır bir sorumluluğu yüklenmek demek olduğunun vurgulandığı açıklamada, başta, 'devletin varlığı ve bağımsızlığını, ulusun kayıtsız şartsız egemenliğini korumaya" and içmiş olan cumhurbaşkanı başta olmak üzere, siyasal kadroların uluslararası tahkimin taşıdığı tehlikeler konusunda yeterli bilgi sahibi olmadan, böyle bir girişimden yana olmalarının son derece sakıncalı olduğu ifade edildi.
KİGEM, 22 Haziran Salı günü saat 11.00'de yapacağı basın toplantısıyla, uluslararası tahkimin tehlikelerini ayrıntılı bir biçimde kamuoyuna sunacak.
ÖNCEKİ HABER

ABD ile Rusya uzlaşıyor

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'da en büyük ihaleler canlı yayınlanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa