17 Haziran 1999 21:00

'Hakim kararıyla yapılan dinlemeler de yasadışı'

İstanbul Barosu'nun düzenlediği "Gizli Telefon Dinleme Paneli"nde konuşan Avukat Enis Coşkun,bir yasaya dayanmadığı için hakim kararıyla yapılan dinlemelerin bile...

Paylaş
'Hakim kararıyla yapılan dinlemeler de yasadışı'
Gazeteci-Yazar Faruk Bildirici, son günlerde Genelkurmay'dan Başbakanlık'a vebazı ünlü gazetecilere kadar pek çok kişinin telefonlarının dinlenmesi haberleriyle kamuoyunungündemine gelen gizli telefon dinlemenin yeni bir şey olmadığını belirtti. Bildirici, Türkiye'decumhuriyet döneminin başından beri telefonların, genellikle "milli güvenlik" gerekçesiyledinlendiğini söyledi.
İstanbul Barosu, Staj Eğitim ve Kültür Merkezi'nde önceki gün "Gizli Telefon Dinleme Paneli"düzenledi. "Gizli Kulaklar Ülkesi" kitabıyla tanınan Faruk Bildirici, panelde yaptığı konuşmada, sontelefon dinleme haberlerinin Emniyet'te hiçbir yasaya dayanmayan, alabildiğine pervasız birdinleme faaliyetinin sürdüğünü gösterdiğini kaydetti. Sadece Emniyet'in değil, Milli İstihbaratTeşkilatı (MİT), askeri istihbarat ve jandarma istihbaratının da telefon dinlediğine dikkat çekenBildirici, "Cumhuriyet döneminin başından beri, Türkiye'de telefonlar genellikle 'milli güvenlik'gerekçesiyle dinlenmiş, yaygınlaşmasıyla giderek yeni boyutlar kazanmıştır. 12 Mart dönemidavaları da MİT'in telefon dinleme tutanaklarıyla doludur. MİT, 12 Eylül döneminde, faaliyetleriniyaygınlaştırdı. Susurluk skandalı döneminde de, dinlemeyle ilgili bir sürü örnekler ortaya çıktı" diyekonuştu.
1987'den beri sistematik dinleme
Bildirici, dinlemede dönüm noktasının ise PKK'nin 1987 yılında şehirlerde eylemlere başlamasıolduğunu ve bunun, polisin ilk kez sistematik dinleme faaliyetine başlamasına sebep olduğunusöyledi. Tansu Çiller'in başbakan, Mehmet Ağar'ın da Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde,örtülü ödenekten telefon dinleme ücretleri için büyük mali kaynaklar ayrıldığını belirten Bildirici,Ağar'ın girişimleriyle DGM'den çıkarılan cep telefonlarının dinlenebilmesini sağlayan kararın,ÖDP'nin başvurusu üzerine iptal edildiğini kaydetti.
Özel hayat korunmalı
Kendisinin bir vatandaş ve gazeteci olarak telefon dinlemelerine "devletin korunması, devletingüvenliği" açısından bakamayacağını bildiren Bildirici, bu nedenle, devletin özel yaşama yöneliksaldırılarına karşı bireyin korunması için fikir ürettiğini belirtti. Telefon dinlenmesi konusundakiyasa hazırlıklarında polisin, istihbaratçıların gereksinimlerinin değil, özel yaşamın gizliliği ilkesininkorunması gerektiğini vurgulayan Bildirici, "Çağdaş demokrasilere yakışır bir telefon dinlemelerinidüzenleyen yasanın temel hedefi güvenlik birimlerinin işlerini kolaylaştırmak, devleti korumakolmamalıdır. Tam tersine yasanın temel hedefi, güvenlik birimlerinin telefon dinleme faaliyetini sonderece sıkı kurallara bağlayıp sınırlayarak vatandaşların özel hayat alanlarının korunmasıolmalıdır" diye konuştu.
Mahremiyet yasaları hazırlanmalı
İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın yaptığı kahvehane benzetmesine de değinen Bildirici,Tantan'ın polisin telefon dinlemesinden değil, dinlenen telefonlarla ilgili bilgilerin dışarıyasızmasından rahatsız olduğunu kaydetti. Tantan'ın TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında'Telefon dinlenmesi kamu güvenliği açısından gereklidir' diyerek ilk açıklamalarındaki yaklaşımıdaha da netleştirdiğini ifade eden Faruk Bildirici, polisin ve öteki istihbarat servislerinin artıkbilgisayar teknolojisini etkin biçimde kullandığını ve Türkiye'nin "gözetim toplumu" haline geldiğinibelirtti. Bir gözetim toplumunda vatandaşları devletin özel hayata saldırılarına karşı koruyacak olanyasanın sadece telefon dinlemelerle sınırlandırılmaması gerektiğini söyleyen Bildirici, Avrupaülkelerinde olduğu gibi, "veri koruma" ya da "mahremiyet" yasaları hazırlanmasını istedi.Bildirici, "Elektronik göz, artık hayatın her alanında, üstelik iyi huylu olup olmadığını bilemeyiz.
Onun için vakit geçirmeden önlem almakta fayda var. Yoksa kötü niyetli ellere geçen yüksekteknolojiye yenik düşeriz" diyerek sözlerini bitirdi.
'Telefon dinlemeler yasadışı'
Avukat Enis Coşkun da, 1970'de bir dava nedeniyle tanıştığı gizli dinleme olayıyla ilgiliçalışmalarda bulunduğunu belirtti. Anayasa'nın, haberleşmenin gizliliğini ve özel hayatındokunulmazlığını güvence altına aldığını kaydeden Coşkun, Organize Suçlarla Mücadele YasaTasarısı'nın da Meclis komisyonunda bulunduğunu hatırlattı.
Coşkun, "Bugün Türkiye'de hâlâ bir yasa çıkarılmış olmadığı için, hakim kararıyla yapılmışdinlemeler bile yasadışıdır. Dinlemeyle elde edilen bilgilerin mahkemelerde kullanılması da hukukaaykırıdır. Mevcut yasa tasarısıyla Türkiye, demokratik bir toplumda kabul edilebilir bir yasayakavuşmuş olmayacak" dedi.
Yargıtay 8'nci Dairesi de dinlenmiş
Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel Yargıtay 8'inci Ceza Dairesitelefonlarının dinlendiğine ilişkin olarak elinde birtakım belgeler ve kaset olduğunu doğruladı.DGM çıkışında gazetecilerin, "Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi'nin telefonlarının dinlendiğine ilişkinolarak elinizde belgeler var mı" şeklindeki soruları üzerine, "Bir akım belgeler var. O şekilde birkasetimiz var" diye konuştu. Olayla ilgili olarak ne zaman ifade alınacağının sorulması üzerine iseYüksel, bunun şu anda belli olmadığını söyledi.Bu arada, Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki duruşmalarına katılan Ankara 2 No'lu DGM'nin sivilyedek üyesi Mehmet Maraşlı bir soru üzerine, DGM'lerin kuruluşu hakkındaki yasanındeğiştirilmesinin Öcalan'ın yargılanma sürecini etkilemeyeceğini belirtti.
ÖNCEKİ HABER

Festival'de Osmanlı saray müziği

SONRAKİ HABER

Yozgat’ta sağanak sonucu sel meydana geldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa