17 Haziran 1999 21:00

İşkenceciler, sanık sandalyesinde değil koridorda!

Gözaltında katledilen sendikacı Süleyman Yeter'in de aralarında bulunduğu 15 kişiye işkence yapan polislerin yargılandığı davanın dünkü duruşmasında...

Paylaş
İşkenceciler, sanık sandalyesinde değil koridorda!
Gözaltında katledilen sendikacı Süleyman Yeter'in de aralarında bulunduğu 15 kişiye işkence yapan polislerin yargılandığı davanın dünkü duruşmasında ilerleme kaydedilmezken, izleyiciler üzerindeki baskı ve tacizler devam etti.
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmayı izlemeye gelen basın mensupları, yine salona alınmadı.
Sanık polisler ise, koridorlarda dolaşarak katılımcıları taciz etti. Müdahil avukatlardan Gülizar Tuncer'in duruşma salonunun kapısını yumruklayarak zorla girebildiği duruşmada, müdahil avukatların işkenceci polislerin koridorlarda dolaştıklarının tutanaklara geçirilmesi ve tutuklanması talebi mahkemece reddedildi. Gebze Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve müşteki durumunda olan Arif Çelebi ve Gönül Karagöz'ün de hazır bulunduğu duruşmada, Çelebi söz alarak, duruşma salonuna sivil polislerin girmesinin kendilerini iddia ve savunma açısından etkilediğini belirtti. Çelebi, "Burada gerekli bilgileri alan polisler dışarıda eylemlerini sürdüyor, nitekim Süleyman Yeter'in ölümü de bundan kaynaklandı. Mahkeme buna engel olmalıdır" şeklindeki talebi dikkate alınmadı. Müdahil avukatlarının basının duruşmalara alınıp alınmaması konusunda bir kararın olup olmadığı, bir karar varsa tutanaklara olduğu gibi geçirilmesi gerektiği, aksi takdirde adil yargılama gereği suç işlendiğini ifade ettiler. Avukatlar ayrıca duruşmayı izlemeye gelenlere karşı polislerin tutumunun da zapta geçirilmesini talep ettiler. Avukatların taleplerini "Basının duruşmaya alınmamasını kınıyoruz" şeklinde tutanağa geçiren mahkeme heyeti, güvenliğin mahkemeyi ilgilendirmediği ve bu konuda yargı yolunun açık olduğunu söyledi.
Sanıkların teşhisinin gelecek oturuma bırakıldığı duruşmada, sanık avukatı, sanık polisler adına mesleki mazerette bulundu ve bir dahaki oturuma müvekkillerini duruşmaya getiriceğini bildirdi. Geçen duruşmada müşteki Gönül Karagöz tarafından teşhis edilen işkenceci polis hakkındaki şuç duyurusunu geçen duruşmada zapta geçirmeyen mahkeme dünkü duruşmada suç duyurusu talebini kabul etti. Mahkeme, Süleyman Yeter'in tutanağa geçirilen bilgilere göre eşi, annesi ve kardeşlerini içeri alacak biçimde aile nüfus kayıt tablosu örneğinin ilgili nüfus müdürlüğünden istenmesine karar verirken, tutuklu bulunan Gönül Karagöz, Asiye Güzel ve Arif Çelebi'nin mağdur sıfatı ile duruşmaya getirilmeleri için Gebze Cezaevi'ne yazı yazılmasını karara bağladı. Duruşma 1 Ekim 1999 tarihine ertelendi. Katılımcılarla polisler arasında sık sık tartışmaların yaşandığı duruşmaya, Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kazım Bakış, HADEP il yönetecileri, EMEP üyeleri, Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, SES Genel Merkez Sekreteri Cevher Tosun, İHD Ankara ve İstanbul şubeleri, Eğitim-Sen 5 No'lu Şube, DMP, Deri-İş Genel Merkezi, Haber-Sen ve Malatya Eğitim-Sen temsilcileri katıldı.
Yine gözaltı
Geçtiğimiz duruşmada Limter-İş Sendikası Genel Başkanı'nın da aralarında bulunduğu 6 kişiyi gözaltına alan polis, dün de, "İşkence ve katliamlara hayır" diyen Müşteki Gönül Karagöz'ün babasını gözaltına aldı. Polis ayrıca, Süleyman Yeter'in eşi Ayşe Yumli Yeter'in duruşma sonrası basın açıklaması yapmasına izin vermedi. Duruşmaya katılan müştekiler Çelebi ve Karagöz'ün duruşma sonrasında "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" sloganı katılımcılar tarafından alkışlarla karşılanırken, olayı görüntülemek isteyen basın mensupları polisin sert tavrıyla karşılaştı. ATV kameramanının polisler tarafından gözaltına alınması ise, yetkili bir emniyet mensubu tarafından engellendi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Erdem: Yılmayacağız, kazanacağız
Hükümetin memur maaşlarına öngördüğü yüzde 15'lik artışa tepki gösteren kamu emekçileri, önceki gün birçok ilde sokağa çıkarak, öngörülen düşük artışı protesto etti. KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, baskıların kendilerini yıldıramayacağını belirterek, taleplerini örgütlülükleriyle elde edeceklerini söyledi.
KESK Mersin Şubeler Platformu'nca yüzdelik ücret artışlarına karşı toplusözleşme talebiyle önceki gün gerçekleştirilen bordro yakma eyleminde gözaltına alınan KESK Genel Başkanı Siyami Erdem ve 19 kamu emekçisi serbest bırakıldı. Daha sonra DİSK ve Türk-İş'e bağlı bazı sendikalarca ortaklaşa düzenlenen "15-16 Haziran İşçi Hareketi ve Sendikal Haraketin Dünü, Bugünü ve Yarını" başlıklı panelin yapılacağı Metropol Nikâh Salonu'na geldi. Panelden önce basın açıklaması yapan Erdem, kamu çalışanlarının, yıllardır uygulanan tek yanlı ücret politikaları nedeniyle büyük bir ekonomik ve sosyal çöküntüye sürüklendiklerini söyleyerek, yüzdelik sefalet ücretine razı olmadıklarını bildirdi.
Baskıların kendilerini yıldıramayacağını belirten Erdem, şöyle devam etti: "Yıllardır özverili ve dirençli bir mücadele veriyoruz. Amacımız toplusözleşme hakkını kullanarak kaderimizi kendi ellerimize almaktır. Yılmayacağız. Örgütlülüğümüzle istemlerimizi gerçekleştireceğiz. Yüzde 15-20 gibi artışlar gündeme getirilerek, sefalet ücretiyle üzerimizde ekonomik bir terör uygulanmak istenmektedir. Bu kuşatma siyasi ablukayla pekiştirilmeye çalışılmaktadır. Mücadelemiz sürekli geliştirilecektir. Çünkü mücadelemiz Türkiye'nin demokratikleştirilmesi, özgürleştirilmesi, sivilleştirilmesi mücadelesidir."
Her yerde eylem
Önceki gün birçok ilde yaptıkları eylemlerle yüzde 15'lik ücret artışına tepki gösteren kamu emekçileri, insanca yaşayacak ücret istediklerini belirterek, maaş bordrolarını yaktılar.
KESK'e üye sendikaların Erzincan şubelerince yapılan bordro yakma eylemine, polisin ablukası ve yıldırma çabalarına karşın 150 kişi katıldı. KESK Erzincan Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ergun Yılmaz, mücadeleye devam edeceklerini söyleyerek, hükümetin zam oranlarını kabul etmeyeceklerini bildirdi. Yılmaz'ın sözleri sık sık, "Sadaka değil, toplusözleşme", "Savaşa değil, eğitime bütçe" sloganlarıyla kesildi. Yılmaz ayrıca, Kürt sorununun demokratik bir şekilde çözülmesi gerektiğini söyleyerek, halen OHAL'de kapalı bulunan KESK'e bağlı şubelerin bir an önce açılmasını istedi.
Urfa'da engelleme
Şanlıurfa Belediyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen KESK'e bağlı sendikaların üyeleri, sendika binası önüne barikat kuran polis tarafından engellendi. Polisin emekçilerin dışarıya çıkmasına izin vermemesi üzerine basın açıklaması iş merkezinde yapıldı. KESK GYK Üyesi İhsan Avcı tarafından yapılan açıklamada, saldırılar protesto edildi. TİS ve grev hakkı kazanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen Avcı'nın sözlerinin ardından bordrolar yakıldı. Basın açıklamasına EMEP Şanlıurfa İl Başkanı Cemallettin Özden ve EMEP GYK Üyesi Ender İmrek ve çimento fabrikasında işten atılan işçiler de destek verdiler. Açıklamanın ardından İmrek ve Özden kamu emekçileri sendikalarını ziyaret ettiler.
TEDAŞ önünde toplanan 100'e yakın TEDAŞ çalışanı ise, hükümet politikalarını protesto ederek bordro yaktı. TEDAŞ çalışanları işyeri komitesi imzasıyla hazırlanan basın açıklamasını okuyan Enerji Yapı Yol-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı Mehmet Ateş, özellikle elektrik üretim ve dağıtım işyerlerinin özelleştirme adı altında uluslararası sermayeye peşkeş çekildiğini belirtti. Emekçilere "Birlik olun" çağrısında bulunan Ateş'in sözleri sık sık, "TEDAŞ bizimdir, bizim kalacak", "Kahrolsun IMF, zafer direnen emekçinin olacak" sloganları ile kesildi.
Kırşehir/Kayseri/Çorum
Kırşehir'de KESK'e bağlı sendikalarla birlikte İHD, EMEP, HADEP ve ÖDP'nin de katılımıyla memura öngörülen düşük zam protesto edildi. Halaylar çeken kamu emekçileri, bordrolarını yaktılar. KESK Kayseri Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Şube Başkanı Tahsin Yılmaz, Sivas Caddesi üzerinde yaptığı basın açıklamasında hükümetin IMF'nin taleplerini dikkate aldığını söyledi.
Çorum'da KESK Şubeler Platformu önceki gün bir basın açıklaması yaparak, maaş bordrolarını yaktı. Eyleme 200 kamu emekçisi katıldı. Eğitim-Sen Sungurlu Temsilciliği de yaptığı açıklamada bütçenin IMF'nin istemleri doğrultusunda hazırlandığına, ülke zenginliklerinin yerli yabancı tekellere haraç mezat satıldığına dikkat çekti.
Edirne/Manisa/Aydın
KESK Edirne Şubeler Platformu, önceki gün saat 18.00'de İlhan Koman Parkı'nda bordro yakma eylemi yaptı. 150 kişinin katıldığı eylemde, basın açıklaması okundu. Bordrolarını yakan kamu emekçileri "Zafer direnen emekçinin olacak", "Sadaka değil, toplusözleşme" ve "Toplusözleşme hakkımız, grev silahımız" sloganlarını attılar.
Manisa'da Hükümet Meydanı'nda eylem yapan kamu emekçileri, sadaka değil, haklarını istediklerini söylediler. Aydın'da KESK üyesi kamu emekçileri, Sevgi Yolu'nda bir araya gelerek maaş bordrolarını yaktılar. KESK Dönem Sözcüsü Doğan Akan tarafından yapılan açıklamada, öngörülen artışın kamu emekçilerinin ihtiyaçlarını karşılamayacağı vurgulandı.
Antalya / Bursa
Antalya'da KESK üyesi kamu emekçileri, bordroları yakarak yüzdelik zamları protesto ettiler. Eylemde konuşan KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Kadir Zeybek, yıllardır tek taraflı olarak belirlenen artışların kamu emekçilerinin sorunlarını çözmediğine dikkat çekerek, "Emeğin hakkını almak istiyoruz" dedi.
Bursa'da Nalbantçılar Çarşısı'nda toplanan 300 kadar kamu emekçisi sloganlarla bordrolarını yaktılar. Ellerinde "Bu ülkenin sahibi Dünya Bankası ve IMF mi?", "Bizi enflasyona ezdirtmeyecektiniz, ne oldu?" yazılı dövizler taşıyan emekçiler, "Bağımsız Türkiye", "IMF değil üretenler yönetsin", "Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz" gibi sloganlar atarak taleplerini dile getirdiler. Öte yandan dün saat 12.30'da SSK Çekirge Hastanesi önünde toplanan sağlık emekçileri hükümetin yüzdelik zam oranını protesto ettiler. Sağlık emekçileri kısa bir süre oturma eylemi yaptıktan sonra sloganlarla dağıldılar.
Gözaltılar hukukdışı
KESK Gaziantep Şubeler Platformu, bir açıklama yaparak, önceki gün kamu emekçilerine yapılan saldırıyı kınadı. "Gaziantep halkının ve siz değerli basın mensuplarının gözleri önünde cereyan eden bu uygulamayı şiddetle kınıyoruz" denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Antidemokratik uygulamaların ortadan kaldırılacağı iddiası ile kurulan 57. hükümetin ilk icraatlarından birisi, 10 yıldır büyük bir olgunluk içinde sürdürülen sendikal mücadeleye bu kadar acımasızca saldırması, bundan sonra uygulayacağı politikaların da net bir göstergesidir." EMEP Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bayramoğlu da, kamu emekçilerinin yanında olduklarını dile getirerek saldırıyı kınadı.
ÖNCEKİ HABER

Hücre Tipi Cezaevi'ne geçit yok

SONRAKİ HABER

"Ali Babacan, Erdoğan’a partiden ayrılacağını söyledi" iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa