16 Haziran 1999 21:00

Ekonominin itici gücü

Süresi sonunda bir yığın açık verecek bütçe hazırlanırken bile 'ekonominin itici gücü olan kara para' dikkate alınmak zorundadır.

Paylaş
Ekonominin itici gücü
Semih Hiçyılmaz
Hükümet ortaklarından ANAP'ın Genel Başkanı Mesut Yılmaz partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ülke ekonomisini değerlendirirken "Kara paraya bile muhtacız" demiş. Yılmaz bu sözlerini 'Nereden Buldun Yasası'yla ilgili görüşlerini belirtirken söylemiş. Yılmaz'a göre bu yasa Türkiye gerçeklerine aykırı bir yasadır ve uygulanması da Türkiye'nin yararına değildir. 'Türkiye ekonomisinin kayıt dışı paranın itici gücüne ihtiyacı' var diyen Yılmaz aslında Türkiye ekonomisinin gerçeklerini hiç dolandırmadan, açıkça ifade ediyor.
Yılmaz'ın partisinin kurucusu ve 80 darbesi sonrası askerlerin ekonomisinin beyni olan Turgut Özal bugün bu dile getirilenleri çok daha açık savunmuş ve tüm gereklerini de yerine getirmişti. Gırtlağına kadar borca batmış bir ülkenin ekonomisinin yalnızca borçlarını ödemek için bile yasadışı gelirlere, karaparaya ihtiyaç duyduğunu bilen Özal ekonomiyi bir mafya ekonomisi haline getirmek için yasal düzenlemeler de dahil ne gerekiyorsa yapmıştı. Bu düzenlemelerle birlikte tüm büyük sermaye grupları karapara aklamaya başlamış, hayali ihracat ile kaçakçılıktan kazandıkları karaparaları yıkamışlardı. Ünlü sermaye gruplarının yanısıra emekli generaller, MİT mensupları mafya babalarıyla ortak şirketler kurarak devletin karaparasını da yıkamışlardı.
"Para gelsin de nereden gelirse gelsin" mantığı bugün yine geçerlidir ve belki Türkiye ekonomisinin herzamankinden çok karaparaya ihtiyacı vardır. Çünkü bugün ülke ekonomisine bakınca iflas etmiş bir tüccardan başka bir şey çıkmamaktadır karşımıza. Süresi sonunda bir türlü denk gelemeyecek, bir yığın açık verecek bütçe hazırlanırken bile 'ekonominin itici gücü olan kara para' dikkate alınmak zorundadır.
Peki ama uyuşturucu, kaçakçılık, hayali ihracat gibi yollarla elde edilen karaparanın ekonomiye sokulması kimler için ne anlama gelmekte? 'Ekonominin bu itici gücü'nü değerlendirmek gerçekten de bir bütün olarak ülke ekonomisinin canlanmasına ve bu ülkenin nimetlerinden herkesin yararlanmasına yolaçar mı? Daha bütçe tartışılırken bile "Devletin beş kuruşu yok, memurlara yüzde 10, hadi bilemedin en fazla 20 veririz. Sosyal güvenlik kurumları devleti habire içeri götürüyor, bu yükten kurtulmalıyız" diyenler kimin ekonomisini tartıştıklarını aslında iyi ifade ediyorlar. Onlar için tartışılan aysonunu getiremeyen işçinin bütçesi değildir. Kirasını veremeyen, çocuğunu okula gönderemeyen emekçinin ekonomik sorunları değildir. 'Ekonominin itici gücü' olarak daha fazla değerlendirilmesini öngördükleri karaparanın bir emekçi sofrasına zerre kadar yararı yoktur.
Büyük tekellerin, rantçıların daha çok para kazanması için neler yapılması gerektiğidir tartışılan. Bunun için bir makyaj olarak da olsa, geniş yığınların soygun ve kapkaççılığa olan tepkisini örtbas etmek için de olsa 'Nereden Buldun' gibi yasaların telaffuzu bile lükstür. Karaparacıların tatlı uykularının kaçması için hiçbir neden olmadığını iktidar partilerinden birinin Başkanı açık açık söylüyor. "Geçin beyler başköşeye, sizler ekonominin itici gücüsünüz" diyor.
Yakında karapa aklamadaki büyüklüğüne göre tüm vurguncu ve üçkağıtçılara birer devlet madalyası verilirse şaşmamak gerek.
Yaptığı karanlık işler sonucu elde ettiği trilyonlarca karaparayı yıkayarak ekonomimizin itici gücü olan falan işadamı bu senenin birincisi ilan edilmiştir. Karapara aklamada ilk yirmiye girenler yarın madalyalarını almak üzere Köşk'e davet edilmiş bulunmaktadır.
Gazeteler bu tür manşetler için şimdiden hazırlık yapıyorlardır belki de.
ÖNCEKİ HABER

TMOBB eylemlere başladı

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa