13 Haziran 1999 21:00

2000'de GATS depremi

2000 yılında başlayacak olan yeni GATS müzakereleri, hizmetler sektörünün serbestleştirilerek, korumacılık tedbirlerinin kaldırılmasını öngörüyor.

Paylaş
2000'de GATS depremi
Bahadır Özgür
Türkiye'yi 2000 yılından itibaren GATS depremi bekliyor. Özellikle hizmetler alanındaki liberalizasyonu kapsayacak olan GATS müzakereleri, 2000 yılından itibaren başlayacak ve Türkiye 2005 yılından itibaren de hizmetler sektöründeki korumacılık tedbirlerinin hepsini kademe kademe kaldıracak. Hazine Müsteşarlığı şimdiden hazırlıklara başlamış durumda.
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmaları (GATS)'nın yol açacağı tehlikenin anlaşılabilmesi için aslında GATS'ın en kapsamlı ve son müzakeresi olan 1986-1993 Uruguay tartışmalarının sonuçlarına bakmak yeterli. Nitekim bu tartışmalar, dünyada ortak bir tarım politikası standartı belirleme hedefi gütmüş ve sonuçta tarıma yapılan desteğin kademe kademe kaldırılmasını öngörmüştü. Tarımsal kredilerin faiz oranları artırılmış, kapsamı daraltılmış ve gübre, tohumluk gibi sübvansiyonlar kesilmiştir. Taban fiyatlar, "dünya fiyatları" baz alınarak belirlenmeye başlanmış, dolayısıyla yüzde 60-70'lerden aşağı bir enflasyon rakamının olmadığı Türkiye'de taban fiyatları belirlenirken en fazla yüzde 5-6 enflasyona sahip Avrupa ve ABD'deki fiyatların kıstas alınması, üretici için tam bir yıkım olmuştur. Diğer taraftan kota uygulaması birçok üründe kaldırılmış, gümrük tarifeleri indirilmiştir. Sonuçta tarımda yoğun bir dışa bağlılık süreci yaşanmış, devlet GATS'tan dolayı kendi üreticisinin ürünlerini almak yerine ithalat yoluna başvurmuştur.
Son GATS anlaşmasının tarımsal alanda yol açtığı bu yıkım göz önüne alındığında, hizmetler sektörünü kapsayan ve 2000 yılında başlayacak olan yeni GATS müzakerelerinin sonucunda alınacak olan kararların yaratacağı depremi görmek kahinlik olmayacaktır.
Yeni tartışmaların kapsamında hizmetler başlığı altında eğitim, sağlık, haberleşme gibi starejik konular ele alınacak. Bu alanlarda yoğun bir özelleştirmenin sürdüğü düşünüldüğünde, korumacılığın da kaldırılması, bu hizmetlerin kamusal niteliğine vurulmuş önemli bir darbe olacaktır.
GATS'ın caydırıcı yönü ise, belirli hizmet sektörlerinde bir kez taahhütte bulunan üye devlet taahhüdünü geri çekmek isterse, diğer üyelerin zararını tazmin etmekle yükümlü bulunuyor.
GATS nedir?
ABD 2. Dünya Savaşı sonrası adım adım şekillendirdiği "Yeni Ekonomik Düzen"in üç önemli ayağını daha savaş yıllarında şekillendirmeye başlamıştı. Bunlar IMF, Dünya Bankası ve Uluslararası Ticaret Örgütü (ITO)'ydü.
ITO'nun yetkileri, ticaret politikasından uluslararası mal anlaşmalarına, rekabeti kısıtlayıcı uygulamalardan istihdama ve ekonomik faaliyetlere kadar geniş bir alanı kapsıyordu. Bu plan İngiltere tarafından tepkiyle karşılandı. ABD savaş yıllarında baş müttefiki olan İngiltere ile arasında çıkan bu pürüzü gidermek için bir uluslararası komite kurdu. Komitenin kurulmasının ardından üye ülkeler arasında ikili tarife indirimi müzakereleri başladı. Bu görüşmeler sonucunda GATT anlaşması şekillendi.
GATT'ın ITO faaliyete geçene kadar yürürlükte kalması öngürülüyordu. Ancak 1948 yılında kabul edilen ITO Ana Sözleşmesi üye ülkelerin yasama organlarınca kabul edilmedi. ITO girişimi başarısızlıkla sonuçlanırken geçici bir anlaşma olarak yürürlüğe sokulan GATT'ı imzalayan ülke sayısı arttı ve böylece GATT uluslararası ticarette kalıcı bir belge haline geldi. Üstelik GATT tarihteki en kapsamlı tek çok taraflı ticaret anlaşması olma özelliğini taşıyor. GATT'ın etki gücü 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü (WTO)'nun kurulmasıyla güçlendi. GATT'ın içerik ve işleyişini belirleyen temel görüşmeler şunlar: 1947 Annecy, 1951 Torquay, 1956 Cenevre, 1960-61 Dillon, 1964-67 Kennedy, 1973-79 Tokyo ve 1986-93 Uruguay.
ÖNCEKİ HABER

Almanya 55 yıl sonra kara harekâtında

SONRAKİ HABER

Edirne'de 2 torununu istismar eden erkek tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa