11 Haziran 1999 21:00

Çatı katından dünyaya açılan gözler

"Bu korkunç savaş bir gün sona erecek ve biz tekrar Yahudi değil insan olacağız. Milyonlarca insanın acısını paylaşıyorum sevgili Kitty" Anna Frank

Çatı katından dünyaya açılan gözler src=/resim/b1.gif width=18 height=18>Semra Çelik
"Şimdiye kadar hiç kimseye güvenemediğim kadar sana güvenebileceğimi umuyorum. Bana her konuda yardımcı olabileceğine inanıyorum" Anna Frank 13. doğum gününde bu cümlelerle hatıra defterine yazmaya başlamıştı. Anna Frank'ın hatıra defteri nasyonal sosyalizm dönemindeki ırkçı çılgınlığın bir Yahudi kaderiyle ilgili ürkütücü bir belgesi Frankfurtlu genç kız Amsterdam'da Haus Prinsen Gracht'ta toplumdan izole olmuş yaşantının acılarını anlatıyor. Anna Frank orada ailesi ve diğer Yahudilerle birlikte 1944 yılında bulunmasına kadar saklanmak zorunda kalmıştı. Belsen Toplama Kampında 1945 yılı ayında Tifusten ölen Frank, yaşasaydı bugün 70 yaşına girecekti.
Şimdiye kadar dünya çapında 20 milyon basan Anna Frank'ın hatıra defteri hâlâ manşetlere konu oluyor. 1998 Ağustos ayında şimdiye kadar bilinmeyen beş sayfa ortaya çıktı. Bu sayfalar henüz eksiksiz bir şekilde yayınlanmadı. Bunun nedeni sayfaları elinde bulunduran New York Anna Frank Merkezi Müdürü Cornelius Suijk'in yayınlanmaları için yılda 300 bin Dolar istemesi. Bu parayla kurumun eğitsel çalışmaları sürdürülecek. Suijk'le Basel Anna Frank Fonu ve Amsterdam savaş belgeleri enstitüsü arasındaki dava bu şekilde sonuçlandı. Anıları eksiksiz olarak basmak isteyen Frankfurt'taki Fischer Basımevi, baskının bilinmeyen bir tarihe ertelendiğini açıkladı. Basılamayan beş sayfada Anna Frank, sevgisiz olarak nitelendirdiği anne-babasını eleştiriyor. Tanınmış tarihçiler ise tartışmaları "Anna Frank Sanayisi" olarak niteliyorlar.
Anna Frank, bir tüccarın kızı olarak doğdu. Babası Otto Frankfurt'ta uzun süredir yaşayan bir aileden geliyor. Annesi Edith ise Aachen şehrinden. Aile 1933 yılında nasyonal sosyalistlerin iktidara gelmesi sonucu Almanya'yı terkettiler. Baba Amsterdam'a giderek hayatını orada kazanmaya başladı. Anna, hemen Hollandaca öğrenerek ablasıyla birlikte bir Montessori okuluna gitti. 1942 Temmuzunda babasının toplama kampına gitme kararı çıktığında aile gizlenmeye başladı. Prinsengracht 263'te bir çatı katında van Daan ailesi ve Albert Dussel'le birlikte korkulu yaşam böylece başlamış oldu. Anna Frank 1944 Nisanında kırmızı, portakal rengi ve gri kaplı defterine "bu korkunç savaş bir gün sona erecek ve biz tekrar Yahudi değil insan olacağız" diye yazmıştı. Mayıs ayında ise "Milyonlarca insanın acısını paylaşıyorum" diyordu. Hayali kız arkadaşı "sevgili Kitty" ve gaz odaları ile ilgili bilgileri ergenlik çağındaki bir gencin kendi kendini bulma çabalarıyla annesine ve diğer yetişkinlere yönelik eleştiriler ve uyanmaya başlayan cinsellik de bunun göstergeleriydi. Gizlenenlerin korkunç rüyaları 4 Ağustos 1944'de gerçek oldu. Polis gizlenme yerini keşfetti.Yahudileri kimin gammazladığı henüz bilinmiyor. Zanlılar arasında evin altındaki deponun yöneticisi ve firmanın temizlikçi kadını da yer alıyor. Ancak bu konuda kanıtlar yok.
Evde gizlenen 8 kişiden yalnızca baba Otto Frank hayatta kaldı. 1945 yılında Auschwitz toplama kampından Kızıl Ordu tarafından kurtarıldı ve 1980 yılında öldü. Anna, kız kardeşi Margot'la birlikte Bergen -Belsen'e gönderildi ve orada 1945 yılının Mart ayında tifusten öldü.
Ailenin tutuklanmasından sonra baba Otto'nun eski sekreteri anıları buldu ve Otto Frank, 1946 yılında "Arka Ev" adında yayınlandı. Almancaya ilk çeviri 1950 yılında yapıldı.
Ancak Alman okurlar Anna Frank'ın gerçek anılarını uzun süre okuyamadılar. Otto Frank Alman düşmanı ve terbiyesiz bulduğu sayfa ve satırları yayına sunmamıştı. 1988 yılında eleştirel bir basımevi yayınlanmayan bölümlerin bir kısmını kitaba aldı. Anılar çeşitli ülkelerde sahneye konuldu. Filmi çevrildi ve hatta Japonya'da çizgi roman haline getirildi. Berlin Antisemitizm Araştırma Merkezi yöneticisi Wolfgang Benz, hatıra defterinin gençlere soykırımı anlatmaya uygun olduğunu belirtiyor. Ancak daha sonra nasyonal sosyalizmin araştırılıp, sorgulanması zorunlu çünkü yalnızca Anna Frank'ın kaderi soykırımın anlaşılmasına yeterli değil.
ÖNCEKİ HABER

Beyaz Gül Mektupları

SONRAKİ HABER

Trump: Türkiye'ye yönelik yaptırımlara izin veren bir kararnameyi çıkaracağım

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa