11 Haziran 1999 21:00

Serbest piyasa ekonomisi bu!

DSP-MHP-ANAP hükümeti Türkiye'nin ekonomisini bir mafya ekonomisi haline getirmede üstün çaba gösteren Turgut Özal'ın yolunda olduklarını açıkça ortaya koyuyor.

Paylaş
Serbest piyasa ekonomisi bu! src=/resim/b1.gif width=18 height=18>Semih Hiçyılmaz
DSP-MHP-ANAP hükümeti Türkiye'nin ekonomisini bir mafya ekonomisi haline getirmede üstün çaba gösteren Turgut Özal'ın yolunda ilerlediklerini 'nereden buldun yasasının' iptali ile açıkça ortaya koyuyor. Özal zamanında da bazı kanun ve mevzuatlar sermayenin fütursuzca at oynatmasında, çalıp çırpmasında ayak bağı olur nitelikteydi. Özal '80 cuntasından da aldığı destekle bu yasa ve mevzuatlarda bazı düzenlemelere gitti. 'Ekonomik suça ekonomik ceza' felsefesiyle hayali ihracat, kaçakçılık vs. bütün suçlar 'ekonomik suç' derecesine indirgenerek komik para cezaları ile dosyalar kapatıldı.
Ünlü kaçakçıların davaları düştü, yurtdışında sürgün hayatı yaşamak zorunda kalan kaçakçılar ünlü 'işadamları' olarak pazarda yerini aldı.
Özal, 'Para gelsin de nereden gelirse gelsin' diyordu ve bunu devlet felsefesi olarak meşrulaştırmak için elinden geleni yaptı. Yasalarda yapılan düzenlemeden önce Davos'ta ünlü silah ve uyuşturucu kaçakçılarıyla zirve düzenledi. Bu kaçakçılarla ekonominin bürokratlarını bir araya getirerek 'ihtiyaçları tespit etti'. Ardından da tüm kaçakçılara af niteliğini taşıyan yasalar birer birer Meclis'ten geçti. O zaman Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne taşınmış olan '80 cuntasının lideri Kenan Evren'in onayıyla da yürürlüğe girdi.
Arkasından ne mi oldu? Sermayenin tüm büyükleri tez elden hayali ihracata başladı. Altın kaçakçılığı atağa kalktı. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı zirveye çıktı. Türkiye'nin Başbakanı'yla silah ve uyuşturucu kaçakçılarının yaptığı anlaşmaya uygun olarak yeraltındaki para aklandı.
Türkiye bir kara para cenneti haline getirildi.
Kapitalizmin gerekleri sınırlamasız olarak gözler önüne serildi. "Çal, çırp, kaçakçılık yap fark etmez. Serbest piyasa ekonomisi bu" diyordu Özal ve 'Adam para kazanıyor, nasıl kazanıyor devlet ne karışır?' diye ekliyordu.
Arkasından çek-senet mafyasıyla sistemin aksayan yanları 'adalete intikal etti'. Daha da ileri gidildi; savaşı finanse etmek için bizzat devletin uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı kendi raporlarında yazıldı. Hayali ihracatta, kara para aklamada MİT'in kurduğu şirketler yeraltı babalarıyla ortaklıklar kurdu. Özal düzenin mantığını şu sözlerle özetlemiyor muydu: 'Ben adamın zenginini severim'.
DSP-MHP-ANAP hükümetinin 'nereden buldun yasası'nı iptaliyle birlikte patronlar kadeh tokuşturmaya başladı bile. Seçimden önce işçi dostu gözükenler, dürüstlük imajıyla tanıtılanlar kimin için var olduklarını bu yasa iptaliyle gösterdiler. Bir yandan 'Bütçe müsait değil, memura yüzde 10'den fazlasını veremeyiz' diyenler öte yandan patronlara 'Çal, çırp vallahi bir şey sormayacağım' diyorlar, bunun için gerekli yasal düzenlemeleri yapıyorlar. Ecevit-Bahçeli ikilisi dönüp dolaşıp Özal'a geldiler.
Aslında "nereden buldun" sorusu, sistemin özüne aykırıydı. Ama, Ecevit ve yasayı çıkarmak isteyenler, sistemdeki çürümeyi, bu soruya bağladıkları için bu yasayı çıkardılar. "Artık kimse hırsızlık yapamayacak, kimse vurgun vuramayacak, hazine soyulmayacak çünkü; 'Nereden buldun?' diye soracağız" diyorlardı. Şimdi ise; bunu kaldırıyorlar.
Her tür soygun, vurgun yeniden serbest artık.
ÖNCEKİ HABER

Çalıp çırpmak serbest

SONRAKİ HABER

Bahreyn çalıştayı: Arap yöneticiler Filistin'i satmaya istekli ama Araplar değil

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa